şükela:  tümü | bugün sorunsallar (5)
3203 entry daha
  • artik krizi degil, bizimkinin boynuna tasmayi kim vuracak onu tartisalim.

    imf'nin getirebilecegi yaptirimlardan oturu gerceklesmeyecegini dusunuyorum. sarayindaki bos odalarin isigini falan kapattirirlar mazallah heybetine leke surulur asrin liderimizin.

    s400 yuzunden abd/avrupa/nato ile de bozusacagiz, sonra gidip pasa pasa halihazirda iki diktatorun yonettigi rusya ve cin'in kucagina oturacagiz.
  • ülkede herkes her şeyden anlıyor zaten, o cepte ama bari şu süreçte ekonomiden anlamayanlar anlıyormuş gibi veri yorumlamaya kalkmasın. neymiş ihracatla düze çıkacakmışız.

    paramız değer kaybettiği için ihracatımız artıyor bu da büyümeye olumlu katkı sağlıyor. bu doğrudur. ancak esas olarak ihracatın ithalatı karşılama oranına bakmak gerekir. ne kadar bağımlı olduğuna da. ortalama olarak ihracatın ithalata bağımlılığı %60 civarı. bu da şu anlama geliyor: ilk aşamada iç pazardaki stok ürünler tl’nin değer kaybı ile birlikte dış pazara yönlendirildi. iç pazarda enflasyon şahane seviyeye ulaştı, stoklar dışarı satılarak ihracatımız iyi bir artış gösterdi ve ekonomik büyüme verisini en olumlu etkileyen kalemlerden oldu. peki ya sonra? bu ne kadar devam edebilir? bunun sürdürülebilir olması imkansız. zira dediğim gibi ihracatın ithalata bağımlılığı yüksek. gıda sektörüne bakıyorsun tarımda bile gübresi tohumu her şeyi ithal. bir sonraki çeyrekte rahat rahat satacağın stok olmayacak. üretim maliyetin artacak. ihracatta bu seviye sürdürülebilir değildir.
  • bazı mallar ısrarla 2001 krizi vardı, onu atlattık minvalinde saf saf konuşuyorlar hala.

    bak mal, hadi burada bir sürü insan niye ve nasıl daha kötü olduğunu bir sürü veri ile anlatıyor, sen de anlamıyorsun, tamam olabilir.

    peki şunu da mı basmıyor kafan; 2001 de bu devletin, rafinerileri, telekomu, limanları, kurumları, işletmeleri, fabrikaları vardı şimdi hiçbir şeyi yok, üstüne bağ bahçe satmaya başladı. şimdi nasıl aynı oluyor anlat bakalım at kafası.

    bu saatten sonra dünyanın en iyi ekonomistini getirsinler, ki getirmezler, onlarca yıldan önce bu ülkenin ekonomisini düzeltemez. bunlar kıbrıs'ı satar, aşırı borçlanma yapar idare ettiği yere kadar idare ederler, sonra da kapanış. 2019, 2020, 2025 hiç fark etmez. sonuç, batmış dükkanın debelenmesidir, olacak olan bellidir.

    ekleme: başka cins bir mal, bunu okuyup her şey devletin olsun, devlet çok iyi yönetiyor yazmışız gibi cevap yazmış az aşağıda. işte arkadaşlar okuduğunu anlayabilecek kapasitede olmak bu kadar önemli.
  • seçim bitecek, ramazan gelecek. gıda fiyatları iyice coşacak. seçim de bittiği için tutmak için de bir çaba harcanmayacak... o zaman işte enflasyon kodu mu oturtacak.
  • daha haftasonuna girmediğimiz halde millet eğlence mekanlarından story'ler paylaşıyor. hani nerede bu kriz?
  • yok sanayii verisi şöyle, yok enflasyon böyle, yok işten atıldım, yok borç var.

    bırakın bunları kardeşim;

    türkiye'nin yaşadığı sorun anayasaldır, hukukidir. mahkemeler bu denli taraf olmuşken, devlet yöneticileri en temel yasaları çiğniyorken, anayasanın temel hükümleri yok sayılıyorken , seçimlerde kuşku var iken , medyanın yüzde 99' u parti bülteni sunuyorken, muhalefet lideri hapisle tehdit ediliyor iken ;

    senin yabancı kalkacak, "aaaaa! türkiye'nin rakamlar çok iyi ,dur lan yatırım yapayım" diyecek öyle mi? parasının derdine düşen tc vatandaşları bile bir şekil hesapları yurt dışına gönderme telaşına düşmüşken neyi bekliyorsunuz?

    ekonomi ile hukuk iç içedir. adamın mülkiyet hakkı yok ise mal mı lan o kadar sermayeyi getirip erken kalkan herhangi bir savcının "vay aq, fabrika camını zaman gazetesi ile silmişler, bunlar kesin fetocu, el koyun " sözüyle zarar etsinler.

    elalem akıllı be kamil , neyin ne olduğunu a haberden öğrenmiyor.

    faiz ne kadar yüksek olursa olsun güvenlik kaygısı sebebiyle hiç gelmeyecek olan sermaye vardır. yani elalem 10 verir ona akar , siz 50 verirsiniz yine de inşallah masallah der gelmez. aha öyle durum bu hızla gidersek birkaç seneye yaşanır be kâmil.

    belki okuyan biri çıkar , etkindir yetkindir belli mi olur diyerek iki tane de acil eylem planı koyalım. hem de sıfır maliyetli. sonra " anca konuşuyor bu ipneler, bir yaralı parmağa isedikleri yok alüminyum" demesinler.

    1) demokrasi ( oy çokluğu demedim)
    2) hukuk devleti ( kanun devleti demedim)
  • bazı mallar kendi eliyle kendini mal yerine koyduğunun farkında bile değil

    2001 krizinin temel sebebi zaten kamu ekonomisi... her siki devletin kucağına bırakırsan, ekonomiden de bir boktan da anlamazsan devleti öyle kucağa oturturlar ki oturttular da ...

    kamu bankalarını bir gece de hüplettiler dalyarak... öyle at yarağı görmüş iguana kertenkelesi gibi kaldılar.

    bak hele devletin rafineleri , telekomu, limanları var mış. vardı da ne boka yaradı .. öyle bir hal aldı ki faiz ödemelerine merkezi bütçen yetmiyordu aq..

    ımf amca dedi ki gel yavruma yanıma bakayım al sana toplam 35 milyar dolar... öde memurun maaşını hadi canım.. şakk enseye şaplak hadi yallah

    velhasıl

    ulan şu an ki duruma göz göre göre geldik ona yanıyorum. ağustos / 2018 deki o dalgalanma olmasaydı... merkez bankası folloş yayık davranmasaydı.. ah ah şu an bile doların geleceği max. yer 4.6 dı. göz göre göre geldi iş bilmez adamlar yüzünden.

    o faizler yavaş yavaş artacaktı.
  • artık kabullenip çözüm önerisi beklenilen krizdir.

    çok seviyorum bu başlığı, ekonomik anlamda geniş bir yelpazenin durumunu görebiliyorsun.

    neyse bu sefer çözüm önerisi yazayım, hep durum tespiti yaptık.

    öncelikle yönetiliş biçimi değiştirmek lazım. öyle klasik akp gitsin parlamenter sistem olsun hayat bayram olsun tadında değil benim önerim. çok değil 70-80 sene önce yine diktatörlüğe benzeyen hitler almanya’sı, savaştan çıkan yorgun ekonomiye rağmen bütün avrupanın anasını sikebilecek ekonomik, sanayi ve ticaret atılımları yaptı. günümüz almanya’sının da temelini atan bu düşünce şeklidir. tamam hitler yahudileri, çok insanı katletti ama ortada açıkça gözüken sanayi ve ekonomi anlamında da müthiş başarılar var. volkswagen olsum, u boatlar olsun hep o dönemin icatları.

    şimdi tekrar 2019 türkiye’sine gelelim. reis yine reis olsun ya da başkan ya da cumhurbaşkanı her ne istiyorsa. sonra, para politikasının başına paradan anlayan bi adam gelsin ve bütün para işi o adamdan sorulsun. tek yetkili adam o olacak. eğitimin başına eğitimden anlayan, sanayiciliğin başına sanayicilikten vs. vs. anladınız olayı yani. reisin altında 30-40 adam olsun ülkeyi bu adamlar çekip çevirsin, başkan çok karışmasın. bu görevli adamlar ve piyasa, yukarıdan müdahale gelmeyeceğini bilsin. amk 2019 yılındayız, mahalle muhtarı bile bir tane adamın isteğine uysun diye uğraşıyor; herkes alanında kendi bildiğini yapsın.

    liyakatın gelmesi ve yukarıya hesap verme/korkma durumunun olmaması bile, şu halimize rağmen deli gibi fişekler bizi. sizce koca ülkede bilmem kaç milyar tl kobi destek paketi dağıtmak yerine, yeni yatırımlar istihdamlar yaratmayı akıl edecek insan yok mu?

    bu ülkede ne cevherler var ama korkudan/çekinceden kimse bir şey yapamıyor. tek kişinin, belediyenin döşeyeceği parke taşının rengine dahi dolaylı da olsa müdahale etme olayı ortadan kalksın; olmadığımız kadar şaşaalı günler görebiliriz. küçümsemeyin ülkemizi.
  • --- spoiler ---

    bir yerel seçim uğruna ne canlar yanacak.

    --- spoiler ---
  • yokluk krizi değil varlık krizi.
144 entry daha