şükela:  tümü | bugün sorunsallar (8)
  • algı oluşmasın diye kendi adamları abdullah gül yerine rte yi o koltuğa oturtanlar artik kumar oynamiyor bizzat kendi adamlarini sahaya suruyor.

    1. olusacak ekonomik kriz sonrasi kurtaricilar belirlenmeye basladi.
    2. gaye akp nin oylarini dusurmek.
    3. erken secim muhabbeti olusmasi icin kriz derinlesmeli.

    kemerlerinizi baglayin cunku s400, dogu akdeniz ve suriyenin dogusuda kavga basliklarindan olacak.

    2019 u siyasal degisim olmadan atlatirsak devlet 'disine kan degmis kurt' gibi olacaktir.
  • arabaya bakıp zenginlik tahmini yapmak sizi yanıltır. dünyadan ve ülkemizden örnekler vereyim. ilk örnek abd'den. abd'de iki akademisyen milyonerleri araştırıp bu araştırmalarını da kitaba dönüştürmüş. kitabın adı "the millionaire next door: the surprising secrets of america's wealthy" kitabın amazon linki bu kitaptaki tespitlerinden birisi şu. abd'de sokakta gördüğünüz her 7 lüks araçtan sadece birisinin sahibi gerçekten o aracı hak edecek servete sahip. gerisi başka şeylerden kısıp, borç harç o aracı almış tipler.

    türkiye'den kendi gördüğüm 4 örneği vereyim. ilki 2015 yılından. bir tanıdığım passat ile gezerdi. öte yandan yeni taşındığı evine borçları yüzünden su aboneliğini açtırtamamıştı. iş yerinin vergi borçları vb. daha birçok borcu vardı, ama ben bildim bileli nazik poposu passat dışında araç görmemiştir.

    diğeri bizim arkadaşın başına geldi. lüks bir sitede oturuyor. siteye yeni bir tip taşınmış. altında range rover var. oturduğu süre boyunca aidat ödememiş. ne ayak diye araba plakasından bir araştırma yapıyorlar. arabanın üzerinde ipotek ve hazicler gırla. araba aslında adamın değil.

    bir diğer örnek bizim akrabalar. karı koca öğretmen. gidip borç harç arabalarını yükselttiler. gıcır gıcır bir toyota corolla'ya. tasarruf için kılı kırk yararak alışveriş yaparlar. iki çocukları var ve masraf olmasın diye çocuklara oyuncak bile almayan tipler. başka yerlerden kıstıklarını gösterişe harcarlar.

    son örnekte tam tersi. bir arkadaş. dededen zengin. motor yatından, porsce 911'ine, klasik mercedesten, yarışlara katılmak için modifiye ettirdiği peugeot 206'ya birçok aracı var. yalnız dikkat çekmemek için, iş yaptığı adamlar da bu bizim üzerimizden çok kazanıyor demesinler diye ortalıkda dacia duster ile geziyor. baksan fakir sanarsın.
  • mahfi eğilmez üstad durumu güzel özetlemiş:
    varan-1
    adam soruyor kriz niye başlamadı diye. enflasyon, bugünkü düşmüş haliyle dünya ortalamasının 3 katı, işsizlik desen 2 katı, büyüme ekside, paranın değer kaybında dünya birincisiyiz. adam kriz niye başlamadı diye soruyor. ben de hangi kriz diye sordum ne diyeyim.

    varan-2
    ateşiniz olduğunu bilerek doktora gittiğinizde "başım ağrıyor, ateşim yok" deseniz bile doktor muayenede ateşiniz olduğunu anlar. asıl facia doktorun da size uyup "ateşiniz yoksa size baş ağrısı için ilaç yazayım" demesi halinde ortaya çıkar. ilk kural teşhisi doğru koymaktır.

    varan-3
    bazı arkadaşlar benim muhalefet yaptığımı söylüyor. oysa ben sadece gerçekleri söylüyorum. gerçeklere gözünüzü kapatır da hayalinizde yarattığınız dünyada yaşamaya başlarsanız ben muhalefet yapmış gibi görünürüm. hepsi bu.

    varan-4
    kriz kapıyı çalarak gelmez.

    varan-5
    büyümek için demokrasi şart olmayabilir. ama eğer demokrasiden başka bir rejime doğru dönüyorsanız o zaman işiniz zor demektir.
  • aslında bir kriz değildir bu.

    piyasadaki gereksiz aktörler, esnaflar, müteahhitler ve bilimum yancılar bir bir temizleniyor. kısaca türkiye fabrika ayarlarına geri dönüyor. evet türkiye'de 2000'lerin başına kadar para öyle bol değildi. 2000'lerin başıyla beraber imf'den ve ab'den ve abd'den gelen fonlamalar sayesinde piyasaya para pompalandı. 100 tane işin erbabı piyasa aktörü varken bu sayı 300 oldu. 200'ü evet köpüğüydü ve bu köpük de 2018 ortasıyla beraber sönmeye başladı.

    çok fazla ayrıntı verememekle beraber daha bu yukarıdaki 200 piyasada tutulmaya çalışılıyor. kimin tutmaya çalıştığını da biliyorsunuz. isteseniz de istemeseniz de bu köpük uçup gidecek ve piyasa üreticiye ve işini doğru düzgün yapan insanlara kalacak.

    kısa not: mesela şu an karşılıksız çek yüzünden tutuklu olan 10 bine yakın insan var. bu sayının olması gerekeni minimum 50 bin.
  • makasın ucunu iyice açan kriz. fakirin bir kat fakirlestigi zenginin uc kat parasina para kattigi kriz. tatile gidenler avm leri dolduranlar artti diyorlar ya iste sebeb bu. fakirden alıp zengine verdi. dolar hesapları şişerken kredi faizleri devamlı artıyor.
    orta sınıf git gide aşağı çekiliyor.
    geçen sene rahatlıkla ödediğim ekstreler şuan minimumda ödeniyor yakında onu da ödeyemeyeceğim sanirim.. sonumuz hayır olsun
  • çöküş resmi:haziran 2018 ipotekli konut satış sayısı 47648; 2019 mayıs rakamı 5231.
  • 85 milyon nüfus olan bir ülkede otellerin doluluk oranının yüksek olması lazım zaten .ilk 5 ay rakamı 13 milyon yabancı. kriz işçiye, memura var. bazı kalemlerde enflasyon 2 yılda % 100 verilen zam % 30 tüketimi kıstı millet mecburen telefon değiştiren yok çevrede. gıda zorunlu harcama kapanan bim, a101 var. lcw şube kapatıyor. 3, 5 bmw gören kriz yok yazarsa kriz olmayacakmış kesin bilgi yayalım... edit: zorlu, zorunlu düzeltme
  • oteller dolu o zaman kriz yok diyenlere biz bu işi anlattık da anlayan olmadı. çer çöp yerli müşteri ve ondan beter yabancı müşteri ile kriz yok diyemezsiniz.

    okuyun öğrenin.
    (bkz: 2019 turizm krizi/@bullshit detector)
  • öncelikle belirteyim ki, türkiye’de gerçek manada* bir krizin olduğunu düşünmüyorum. bunu daha çok dar boğazlık olarak yorumluyorum. ama ciddi anlamda* bir dar boğazlık söz konusu. gerçek manadaki krizden beklentim, açlık ve sefaletin daha da çok hissedilmesi (bkz: yunanistan).
    haa bu dar boğazlığın sonu gerçekten krize mi çıkar, onu ilerleyen zamanlardaki uluslararası gelişmeler ile türkiye’nin bu gelişmelere alacağı aksiyonlar belirleyecek (bkz: s400) ve (bkz: doğu akdeniz sorunu). umarım hem abd hem de ab merkezli bir yaptırımlar silsilesi ülkemize uğramaz. çok iyi bir şekilde diplomasi yürütmemiz gerek. yoksa işin sonu nereye varır pek öngöremiyorum.

    mevcut dar boğazlılık ise zengin kesimi, son model araba alabilecek kişiyi pek etkilemez. daha çok orta ve dar gelirli kesim etkilenir.

    peki zengin kesim hiç etkilenmez mi?
    yurt dışı temelli etkilenirler. artan kurdan dolayı paris’te 2 günde harcayacağı parayı gelir marmaris’te 1 haftada harcar. kafesine gider, otelinde mojitosunu yudumlar. sen de bunlara bakıp mekanlar dolu dersin.

    lakin ülkenin ekonomik durumunu bu kişiler üzerinden genelleyemeyiz. eğlence mekanlarını dolduran %10’luk kesime bakarak geri kalan kesimin ekonomik durumunu tahmin edemeyiz. misal: 50 haneli bir mahalle düşünün. bu mahallede 2 doktor ve 2 öğretmen yaşasın. bu mahalleye nezih muhit diyebilir misiniz?
    bir mahalleyi nezih yapan, o mahallede oturan kişilerin statüsü kadar o mahallenin konumu, suç oranı, temizliği gibi faktörlerdir de. mahalleye suriyeliler yerleşmiş, bir evin önü parkeli diğer evin önünü bok götürüyor. sosyal medyada neredeyse her gün işlenen bir suçun görüntüsü çıkıyor. halkın geneli maalesef refah ve rahat değil.

    gelelim araba meselesine. bir krizden beklentimiz kimsenin arabası olmaması mı? öyle bir şey teorik olarak mümkün değil zaten. kriz var diye herkes arabasını satmak zorunda kalsa kim, nasıl, hangi parayla alabilecek?

    ki kaldı ki zaten daha birkaç hafta önce araba satışlarında düşüş diye başlık açıldı sözlükte, sayısal verilerle de kanıtlanarak. sen her gördüğün parlak arabaya son model diyorsan onu bilemem. fakat en nihayetinde otomotiv sektörü etkilenmiştir.

    - “arabaya okey, hadi oteller ve mekanlar da tamam. ama halkın genelinin gittiği avm'ler dolu” diyebilirsiniz. avm’yi dolduran kalabalık yüksek oranda çocuklu aileler.
    bu yüzden ben de şöyle bir soru sorarım: günümüz şartlarında 4 kişilik bir ailenin en ucuza yapacağı sosyal aktivite nedir?

    - havalar malum sıcak. evde otursan klima mı yakacaksın? git en yakın avm’ye, iki mağaza gez, gel eve.
    - okullar tatil, çocuklar evde sıkılıyor, e sen elaleme instagram’dan bakıp özeniyorsun, hop hadi avm’ye.
    - mağazalarda düz renk tişörtler 50 lira. bir tık üstü tişört 80 lira. ne yapıyorsun peki? geziyorsun öylesine. kuru gürültü.
    eve dönerken oğlana çocuk menüsü hamburger, kendine pide-döner vs. üstüne de 2 liraya krem şanti dondurma.

    dediğim gibi elbette kıyafetler alabilen, yeni ayakkabılar giyen kitlemiz de mevcut. olmasa mağazalar kepenk kapatırdı zaten. baştada dediğim gibi “kriz var” gibi büyük bir laf edemem.
    ama “son model arabalar var” ve “mekanlar dolu” gibi basit söylemlerle de yaşanması muhtemel bir krizi görmezden gelemeyiz.

    kaldı ki devletin arttırdığı ve getirmeyi planladığı vergiler,
    artan işsizlik sayısı (ki bu sadece kayıtlı olan işsizler),
    düşürülmeye çalışılan ve düştü denildiği halde pek hissedilmeyen enflasyon,
    otomotiv satışındaki düşüş,
    sigaraya, alkole, benzine yapılan zamlar,
    piyasanın dövize güvensizliği de işin ciddiyetini göstermektedir.

    edit: piyasanın dövize güvensizliğini şöyle örneklendireyim. bugün yabancı bir markanın bir ürününe bakarken try fiyatı yapıştırılan etiketi kaldırdım ve altında euro değeri yazan fiyata baktım. euro değerinin tam 8 katı liraya hesaplanmıştı. yani gidip euro alsanız ve o ürüne euro ile ödeme yapsanız, etiket fiyatındaki liradan daha ucuza para öderdiniz.

    edit ıı: ziplamayi ogrenen fil adlı arkadaşın çok güzel bir katkısı oldu. avm’lerin doluluğunun kuru kalabalık olduğunu kanıtlar nitelikte mağazaların ciro endeksini paylaştı. endeks, mağazaların metre kareye düşen ciro sayısının düştüğünü gösteriyor. buyurun kaynak
  • 2012’den beri iş hayatındayım. ve her yıl batıyoruz başlıklarını okuruz. bi batsak da bu arkadaşlar rahata kavuşsa.