şükela:  tümü | bugün
  • tayyip erdoğan’ın mutlak favori olacağı cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, onu yenmek için uygulanması gereken taktikler dizisidir.

    ilk olarak, chp-mhp-hdp için ortak aday fikrinden vazgeçilmesi gerekir. bu üç partiyi bir araya getirebilecek bir aday yoktur, çünkü partilerin ideolojik temellerinde ciddi ayrışmalar mevcuttur. mhp ve hdp tabanını ortak paydada buluşturma çabası, seçimin boykot edilmesiyle veya oyların erdoğan’a ve ak partiye kaymasıyla sonuçlanacaktır. üç parti için ortak aday belirlenmesi durumunda erdoğan, yaptığı her mitingde “benim milliyetçi kardeşim hdp’nin adayına oy vermez.” söylemini kullanacaktır. erdoğan’la yoldaş olan bahçeli de bu noktada, ortak aday üzerinden, mhp tabanının erdoğan’ı desteklemesi için çalışacaktır. kürt illerinde ise el altından, “mhp’nin desteklediği faşist adaya oy vermeyiniz.” propagandası yapılacaktır. chp tabanı ise kürtlere ve ülkücülere hitap edebilecek muhafazakar bir adaya sıcak bakmaz. özetle, chp tabanı seküler ve kemalist, mhp tabanı türk milliyetçisi ve muhafazakar, hdp tabanı kürtlere hitap eden ve anti kemalist bir aday ister. bu özelliklerin tek kişide toplanması imkansızdır. ayrıca, bu şekilde aday gösterilecek olan kişinin siyaseten erdoğan’la rekabet edebilecek düzeyde olması ihtimali çok düşüktür.

    sözlükçülerin geliştirdiği “ortak aday” stratejisini bu şekilde eleştirdikten sonra formüle geçebiliriz.

    bana göre üç büyük partinin tabanını tek bir kişide birleştirmeye çalışmak yerine, tüm oluşumlar için ayrı ayrı adaylar göstermek gerekmektedir. erdoğan’ı yenmenin ilk şartı, katılım oranını artırmaktır, çünkü katılım oranının artması ilk başta, en çok oy alanı etkiler. seçmeni boykota yönlendirebilecek bir tek aday değil, her kesimi temsil eden farklı farklı kişiler katılım oranını artırır. muhalefetin 2014 seçimlerindeki en büyük hatası da bu gerçeği dikkate almamak olmuştur.

    peki, bu yüksek katılım nasıl sağlanır?
    bilindiği üzere 16 nisan 2017 referandumu ile 20 vekilin, bir cumhurbaşkanı adayı göstermesi hakkı artık yoktur. bu düzenlemenin temel amacı, aday sayısını sınırlı tutmaktır. bu nedenle; chp, mhp ve hdp parti olarak birer aday gösterebilecektir.
    chp’nin adayı yılmaz büyükerşen veya emine ülker tarhan olmalıdır. chp tabanının tamamı bu iki kişiyi de benimser, çünkü bu iki değerli siyasetçi hem laiktir hem kemalisttir. ek olarak emine ülker tarhan kadınlara ve gençlere olan güveniyle tanınmaktadır. gençlerin ak partiye ve erdoğan’a mesafeli olduğunu düşünürsek, tarhan, chp tabanından fire verilmesini önleyeceği gibi kararsızlar, gençler ve feministler üzerinde de etkili olacaktır.

    ayrıca, adayın, aynı anda partinin genel başkanı olmaması, cumhurbaşkanının tarafsızlığı ilkesiyle doğrudan ilişkilendirilerek gayet makul bir propaganda temeli yaratılacaktır.

    mhp’nin durumu chp kadar rahat değildir, çünkü tüm muhalifler tasfiye edilip parti, bahçeli’nin otokrasisine terk edilmiştir. bu noktada, 16 nisan 2017 referandumuyla gelen ve nispeten zorlayıcı olan yüz bin imza ile bir aday gösterilmesi hakkı kullanılmalıdır. chp’nin de desteğiyle yapılacak çalışmalarla halktan imza toplayarak sinan oğan, meral akşener ve ümit özdağ cumhurbaşkanı adayı olmalıdır. sinan oğan karadeniz, doğu ve güney doğu anadolu bölgelerinde, meral akşener iç anadolu ve akdeniz bölgelerinde, ümit özdağ marmara ve ege bölgelerinde ağırlıklı olarak çalışmalıdır. bu sayede, mhp tabanının erdoğan’a yakınlaşması önlenecek ve ülkenin her yerindeki milliyetçilerin sandığa gitmesi sağlanacaktır. oluşan rekabet ortamı, mhp karşıtlarını da sandığa gitmeye sevk ederek katılım artacaktır.

    hdp için en iyi aday selahattin demirtaş’tır. ancak 2019’da durumunun ne olacağı belli olmadığı için onun yerine ahmet türk gibi hem ılımlı hem kürtlerin sevdiği bir aday çıkarılmalıdır.

    tüm partilerden bağımsız olarak, metin feyzioğlu, ahmet necdet sezer’e benzeyen bir figür olarak aday gösterilmelidir. bu, yine imza toplayarak gerçekleştirilebilecektir. hiçbir partiyle ilişkisi olmayan feyzioğlu, tarafsız bir profile sahiptir ve doğu’dan da oy alma potansiyeline sahiptir.

    abdüllatif şener, ak parti tabanından az miktarda oy alabilecek bir alternatiftir.

    son olarak, mümkün olursa; saadet partisinin, alevilerin, ateistlerin ve sosyalistlerin destekleyeceği farklı adaylar imza toplama usulü ile aday gösterilmelidir.

    bu şartlar altında, en az altı aday çıkarılıp katılım oranı yüzde 90’lara çıkarılırsa, erdoğan’ın ilk turda seçilmesi ihtimali azalacaktır. üç adayın yarıştığı 2014 seçimlerinde bile erdoğan, yüzde 51.8 oranında oy olabilmişti. 2017 referandumunu da kıl payı kazandığı düşünülürse, bahsettiğim kriterlere göre belirlenecek adayların dahil olduğu seçim ikinci tura kalacak, ikinci turda erdoğan’ın sahneden çekilme ihtimali doğduğunda, erdoğan karşıtı tüm bloklar, farklılıkları bir kenara bırakarak erdoğan’ın rakibini destekleyecektir. unutulmamalıdır ki erdoğan’ın rakibi, her zaman için erdoğan’dan daha iyidir ve tercihe değerdir. hdp tabanı da mhp tabanı da chp tabanı da diğer muhalifler de erdoğan’ın yenilmesi ihtimalinin bu kadar güçlendiği bir aşamada erdoğan’ın rakibini-normal şartlarda oy vermeyecek olsalar bile- destekleyecektir, çünkü ona duyulan antipati birleştirici bir güce sahiptir.

    not: 2019'da cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yerel ve genel seçimler aynı gün yapılacaktır ve bu öneriler, sadece cumhurbaşkanlığı seçimini kapsamaktadır .
  • 1 - bu aday partili olamamalı. net. 3 farklı kesimin desteğini almak istiyorsanız. siyasi parti geçmişiniz olmamalı.en azından aşırı partizan bir kimliğiniz kesinlikle olmamalı.

    2- bu partisiz kişi her kim olacaksa şimdiden arada sırada medyada
    toplumun her kesiminin hoşuna gidecek mesajlar vermeli.

    3- bu partisiz kişi her kim olacaksa şimdiden arada sırada medyada görünüp
    esprili sempatik görüntü vermeli.
  • algı yönetimidir bu başka bir şey değil.
    yok özgür demirtaş, yok ali koç, yok ilker başbuğ aday olsunlar.
    arkadaşlar referandumdan evet çıkmadığını biliyoruz hepimiz. neden gaza gelip rte'nin karşısına aday arıyorsunuz? durun daha bitmedi. mücadele edeceğiz.
  • telekinezi değildir.

    daha önce denedik, tutmadı.
  • önce bir (bkz: ekonomik boykot)u, tüketmemeyi becerebilin de onu sonra düşünürsünüz.
  • daha fazla oy çalmak olabilir anca.
  • kate upton başkan türkiye tombikto
  • abdullah gül, davutoğlu ve babacan'a rakip parti kurdurmak

    milliyetçi muhaliflere yeni parti kurdurmak
  • chp'nin seçeceği herhangi bir lider çıkıp şunu diyecek ;

    "başkanlığı verin, parlamenter yapıya geri döndürelim ülkeyi"
  • istanbul ve ankara'da referandum sonucu rte'nin istediği yönde çıkmadı. bunu yerel seçim zaferine çevirmemek rezillik olur.

    ankara'da mansur yavaş akşener'in partisinden aday olabilir. yavaş'ın avantajları; ankara'nın en büyük yavşağı olmaması, ankara'da başarıyla yerel yöneticilik yapmış olması ve ankaralılar tarafından sevilmesi.
    16 nisan'da referandum sonuçlarının şaibeli olduğu düşüncesinin insanlarda yarattığı tepkiyi de son belediye seçimlerinde yaşananlara ekleyip yanına alabilir. peki bu sefer sandıkları koruyabilir mi? koruyamayacaksa aday olmasın. kılıçdar da eski adayına karşı aday çıkarmayıversin.
    ancak kılıçdar'a bir tabanca mermisi atıyorlar, korkuveriyor. gider yavaş'a karşı muharrem ince'yi koyuverir.

    ankara'da kılıçdar akşener'i desteklerken istanbul'da da akşener kılıçdar'ı desteklerse istanbul'da da benzer bir hesaplaşma yaşanabilir. kılıçdar çok güveniyor madem ilhan kesici'yi koysun ibb seçimine. 20 sene önce kaybettiği seçimi telafi etsin kesici de. her kesimden oy alabilecek bir aday. kazanırsa hükümet sallanır. daha önce erdoğan'a karşı kaybedip siyasetten silinmişken, sebepsizce piyasaya çıkarılan kesici'nin erdoğan'a karşı başkanlık seçimini kazanabileceğini düşünmek hayal. ama topbaş'a karşı istanbul belediyesini kazanabilir.

    başkanlık seçiminde erdoğan'ın karşısına ise meral akşener çıkacak. yerel seçimlerde doğu illerinde ne olacağını bilemiyorum. akp demokrasi dışı yollarla hdp'yi sindirecekmiş gibi görünüyor. ancak başkanlık seçimlerinde engel yok, baraj yok. boykot gibi bir cin fikirlilik olmazsa tüm türkiye'de 1 oy 1 oydur. istanbul, ankara, izmir'in yanında bursa, adana, antalyadan 1-2'si akp'den alınırsa o dalga başkanlık seçimlerinde rakip adayları yükseltecek. kılıçdar birden kendisi aday olmaya kalkıp bir çuval inciri berbat etmezse yeni başkan meral akşener olabilir.

    kazanırsa da cumhurbaşkanına verilmiş aşırı yetkileri kırpması, meclisi güçlendirmesi ve sistemi diktatörlükten yarı başkanlık sistemine çevirmesini bekliyorum. vali ve kaymakamların yetkilerini azaltıp yerel yöneticileri güçlendirmek, bürokrat dokunulmazlığını kaldırmak, hukuk reformu, eğitim reformu, çok iş var, ajanda kalın. bunların hepsini seçimden önce anlatmalı akşener.

    türkiye zaten parti içi demokrasi olmadığı için yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyordu ancak bu meclis üzerinden yapıldığı için yasama ezik kalıyordu. yarı başkanlık, sistem olarak tanımlanırsa, yasama yürütmenin boyunduruğundan kurtulup yeniden asıl işlevine kavuşabilir. hükümetin canı zeytin ağacı kesmek isteyince zeytinlik yasasını değiştiren, canı maden açmak isteyince sit yasasını değiştiren, canı eşi dostu zengin etmek isteyince ihale yasasını değiştiren yasamadan da ülkece kurtulmuş oluruz.

    (bkz: kuvvetler ayrılığı)