şükela:  tümü | bugün soru sor
  • birleşik kamu-iş, hazırladığı “halkın enflasyonu araştırması ocak 2019” raporunu yayımladı. raporda, gıda fiyatlarında patlama yaşandığı belirtildi.rapora göre, ocak ayında bir önceki aya göre gıda fiyatlarında yüzde 14.75 oranında artış yaşandı. gıda harcamalarındaki yıllık artışın ise yüzde 55.3’e ulaştığı kaydedildi.

    raporda ayrıca, “gıda harcamalarında ocak ayında yaşanan yükselişte sebze fiyatlarında yaşanan yüzde 84,3 ve meyve fiyatlarında gözlenen yüzde 25,3 gibi yüksek oranlı artışlar belirleyici oldu” tespiti yapıldı.

    raporda şu tespitler yer aldı:

    “birleşik kamu-iş konfederasyonun ar-ge birimi kamuar’ın, ankara’daki pazar ve marketlerden düzenli olarak derlediği fiyatları esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının ocak ayı sonuçları, dar ve sabit gelirliler üzerindeki gıda enflasyonu baskısının ağırlaşarak devam ettiğini gösteriyor. vatandaşların gıda karşısındaki satın alma gücü hızla azalıyor.

    tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını, en zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payın ise 13 lirada kaldığını gösteriyor. dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar yoksulların bütçesini zenginlere göre çok daha derinden etkiliyor.”

    “türkiye’deki aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 17,9 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor” denilen araştırmada ayrıca şunlar kaydedildi:

    “diğer ülkelere göre miktar olarak çok az tüketilmesine rağmen, dünyanın belki de en yüksek fiyatlarının geçerli olması nedeniyle et ve balık için yapılan harcamalar ise gıda harcamalarının yüzde 22,4’ünü oluşturuyor. süt, peynir, tereyağı ve diğer süt ürünleri ile yumurtanın gıda harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 13,4’ü buluyor. türkiye’de gıda için harcanan her 100 liranın 5,5 lirası tereyağı dışındaki yağlara, 10,8 lirası meyveye, 15,1 lirası sebzeye, 6,1 lirası şeker, reçel, bal gibi gıda ürünlerine, 3,1 lirası çay ve kahveye, 3,6 lirası alkolsüz içeceklere, 2,2 lirası ise diğer gıda maddelerine ayrılıyor.”

    birleşik kamu-iş’in raporunda şu ifadeler yer aldı:

    “bu arada tüik’in araştırmalarına göre yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırırken, zenginlerin gıda harcamalarının büyük bölümünü et balık ve deniz ürünleri meydana getiriyor.

    türkiye’de başta hayvancılık olmak üzere tarım sektörünün üretimindeki artışın, talep artışının gerisinde kalması, bazı ürünlerde üretimin azalması, üreticiyle tüketici arasındaki zincirde yer alan aracıların yüksek kar oranları ve diğer nedenlerle gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan yoksul kesimler görüyor.”

    raporda gıda fiyatlarındaki değişikliklerle ilgili şu tespitler yer aldı:

    ocak ayında gıda harcamaları geçen yılın aralık ayına göre yüzde 14,75 oranında artış gösterdi.

    ocakta, ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatlarında bir önceki aya göre yüzde 0,16 oranında azalış yaşanırken, et ve canlı hayvan ithalatı yapılarak fiyatları kontrol altına alınmaya çalışılan et-balık harcamalarında ise yüzde 0,08 oranında artış kaydedildi.

    ocak’ta süt ve süt ürünleri ile yumurta harcamalarında ise yüzde 6,71 oranında azalış yaşanırken, katı ve sıvı yağ fiyatlarında yüzde 1,15 oranında yükseliş oldu.

    meyve harcamalarının yüzde 25,32 oranında arttığı ocak ayında sebze harcamalarında ise bir önceki aya göre yüzde 84,30 oranında artış kaydedildi. meyve fiyatlarının artmasında elma, portakal, muz, nar, gibi ürünlerin fiyatlarındaki artış belirleyici olurken, sebze fiyatlarını ise biber, kabak, ıspanak, pırasa, patlıcan, domates, taze fasulye gibi ürünlerin fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar belirledi.

    bakliyat fiyatları yüzde 4,12 oranında azalırken, salça, zeytin, bal, çay tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatlarında da yüzde 0,83 oranında artış gözlendi.”

    gıda harcamalarında, ocak 2018’e göre 1 yılda yüzde 55.3 oranında artış gözlendiği kaydedildi.1 yılda artan fiyatlarla ilgili şu ifadeler kullanıldı:
    “ocak 2019 itibariyle son bir yıldaekmek, un, bulgur, makarna ve benzerlerinin fiyatlarında yüzde 32,7, et-balık fiyatlarında 15, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 27,7oranında artış kaydedildi. ocak 2018’e göre katı ve sıvı yağ fiyatları yüzde 17,8oranında arttı. meyve fiyatları yüzde 163,5oranında, sebze fiyatları ise yüzde 230,7 oranında artış gösterdi. bakliyat fiyatları yüzde 1,7 diğer gıda fiyatları ise yüzde 15 oranında arttı.”
  • yalan.

    tüik ne diyorsa o bana göre. hatta bazı aylarda eksi enflasyon ile fiyatlar düşüyor bile. hep nankör marketler yüzünden bunlar.

    ayrıca patlıcan ve biber de çok ayıp ediyorlar. buradaki bazı yavşaklar e öhöm pardon bazı arkadaşların söylediği gibi mevsiminde şeyler yense her şey çok ucuz mesela ıspanak, mandalina falan hep beleş, hatta bazı yerlerde üstüne para veriliyor.

    bu arada ayıptır söylemesi maddi olarak oldukça rahat bir durumdayım, her şeyin böyle gitmesini ve devamında olacakları görmek istiyorum.
  • çare daha çok zabıta alımında diye düşünüyorum. öncelikle hemen hemen bütün büyük marketlerin önüne zabıta göndermeliyiz. zabıtalar marketlerin önünde durduğu sürece, market yetkilileri de fiyatları kafalarına göre yükseltemezler.

    sonra özellikle erdoğan ve bahçeli dönüşümlü olarak bu gıda enflasyonu konusunu gündemde tutmamalı ve esnafları tehdit etmeyi alışkanlık haline getirmelidirler.

    enflasyonun yeterli düzeyde düşmediği durumlarda merkez bankasına sataşılmalı ve banka yöneticilerini toplum önünde fırçalayarak tüm ihale üzerilerine yıkılmalıdır.

    yine fiyatların aynı seyrettiği ve enflasyonun düşmediği dönemlerde kılıçdaroğlu kozu kullanılmalı ve kendisinin avrupa’ya türkiye’yi şikayet eden birisi olduğu haberleri tüm medyada yer almalıdır.

    son olarak en çok artış gösteren ürün kalemleri tek tek tespit edilip bunu üreten üreticilerin depoları basılmalı ve içeride sarılmayı hazır bekleyen ürünler sanki stok yapılıyormuş gibi gösterilerek kamuoyuna “suçluyu bulduk” imajı verilmelidir.

    gerçi bunları yapmışlardı ama yine düşmemişti değil mi? o zaman bence geriye sadece bir şey kalıyor, o da enflasyonu düşürme duasına çıkmak. bu konuda da çok saygı değer diyanet işleri başkanı ali erbaş’tan yardım bekliyoruz.

    hocam ne olur düşürün şu enflasyonu.
  • geçenlerde hazine ve maliye bakanı albayrak “son 20 yılın en yüksek tek ayı geldi gıda enflasyonunda, %6,5’a yakın.” iddiasında bulundu

    tüik'in geçtiğimiz 20 yıl içerisinde açıklanan gıda enflasyonları incelendiğinde, 1999’dan 2004’e kadar olan dönemde 10 farklı ayda gıda enflasyonu bir önceki aya göre %6,43 oranından yüksek oldu. 2004 yılından günümüze ise hiçbir aylık gıda enflasyon oranı bir önceki aya göre %6,43’ten yüksek gerçekleşmedi. ocak 2017 %6,37 ile, haziran 2018 ise %5,98’luk aylık gıda enflasyon oranı ile ocak 2019’a en çok yaklaşan aylar oldu.

    detay: https://www.dogrulukpayi.com/…asyonunda-6-5-a-yakin