şükela:  tümü | bugün
  • lise yıllarımda, ergen kafamla evliliğe heves eder ciddi ciddi, 20'li yaşlarima geldiğimde evliliğin hayalini kurardim. üniversitede bazı şeylerin farkına vardım, kendime çeki düzen vermeye başladım, sanata, sosyal aktivitelere, cilt cilt kitaplara, spora, değişik tarzda hobilere yöneldim kendimce saygınlık duyulacacak birikim oluşturdum. antalyada üniversitede okuduğum için yaz mevsimlerinde sezonluk turizm sektöründe, otellerde beach &clublar, night clublar da çalıştım. ingilizce ve almanca öğrendim, farklı dillerle beraber farklı coğrafyalarin insanlarıyla muhattap olmaya başladım.
    bu süre zarfında hayatıma giren çıkan kadınların haddi hesabı yoktu.

    sonuç olarak şunu anladım, dünyada bizden başka aşk kavramını romantize eden bir millet yoktur. çok fazla anlam yüklüyoruz, acısını, mutluluğunu, cefasını abartılı bir şekilde yaşıyoruz aşkın. reytinglerde ilk sıralarda yer alan sikindirik aşk dizilerini görünce çok rahatça anlayabilirsiniz. anlayacağınız bokunu çıkarıyoruz. bence mükemmel, sorunsuz aşk diye birşey yoktur. var diyende büyük ihtimal kendini kandırmaya çalışıyordur.çünkü dünya üzerinde, tam anlamıyla her zaman her şekilde sürekli anlaşabileceginiz mükemmel bir partner yoktur. efenim evliliğe karşıyım, yok işte insanlığın doğasına ters vs rerererörö falan yapmayacağım.evlen, evliliğin kutsallığını yaşa ama daha kabuğundan çıkmadan, hayatı sana öğretecek kadar insani hayatına almadan, sadece yaşadığın çevreyi dünyan olarak baz alarak, bodoslama atlama evlilik müessesesine, sığ görüşlü olma kardeşim. sırf ailen, çevren, sana belli bir yaştan sonra evliliği gerekli kılıyorsa, evlenme zorunda değilsin. toplumun çoğunluğu birşeyi aynı yapıyorsa sende aynısını yapmak zorunda değilsin. çoğunluk her zaman haklıdır psikolojisinden kurtulun. en dinamik, potansiyeli en yüksek gençlik yıllarında hayatını tek bir kişiye adayarak neler kaçırdığının farkında değilsin.