şükela:  tümü | bugün
  • basrollerinde benicio del toro, sean penn ve naomi watts oynamakta. agzimiz sulanma asamasinda..
  • yine bir kaza, yine carpistirdigi hayatlar, yine carpici sinematografi. cekimleri daha cesur bu iñàrritu filminin amores perros'a gore. sadece el kamerasi kullanilmis. yonetmene "oo tarz yapmissiniz" dediklerinde "tarz dediginiz dollydir vinctir, dunyayi el kamerasinin gordugu gibi goruyoruz" cevabini vermis, klasik anlati bicimlerinden uzaklastigini belirtmistir.

    kaybedilenlerin degistirdigi ya da sonlandirdigi, disaridan devam ediyor gibi gorunen felc olmus hayatlar uzerine cok guzel bir film. hikaye kurgusu basta 'ay yine mi' dedirtiyor, sonra isindiriyor kendine. dokuzbucuk.
  • dun gittigim film. ileri geri surekli atlamalar yapan kurgusuyla (nerdeyse 20-30 kez) hafif kafa karistirsa da insani oldukca icine ceken, kalbini sikistiran bir hali var. cekimler el kamerasiyla yapilmis, isiklandirmalar bi degisik. sean pennin oyunculuguna bir kez daha hayran kaliyorsunuz, ozellikle filmin baslarindaki zamanin bir basina bir sonuna atlamalar sirasinda oynadigi karakterdeki degisimleri gozlerken.

    filmin kisa hikayesini yazicaktim ancak, o bile spoiler olabilir. olayin ne oldugunu anlamak bile insana zevk veriyor, konuyu hemen anlayamiyorsunuz verilen parca parca bilgilerden dolayi. ilk yarim saat sonunda tum bilgileri kafada toplayip harmanlayip konunun ne oldugunu anliyorsunuz, sonra film daha heyecan kazaniyor. tamamen hayati, insanlarin uzuntulerini, sikintilarini, iyi ve kotu yanlarini anlatan bir film. bu filmde kotu adam ve iyi adam yok. herkesin iyi ve kotu yanlari var, gercek hayatta oldugu gibi. belki de bu filmi hollywood filmlerinden ayiran en onemli nokta da bu.

    21 grams'in olayina gelince. sean penn'in agzindan:
    "they say 21 grams is the weight we lose when we die.
    the weight of five nickels, of a hummingbird, of a chocolate bar
    - and perhaps also of a human soul. "
  • seyretmesseniz ruhunuzda hayli gramaj eksikligi cekebileceginiz bir baba film denmeli icerik yorumlariyla spoil edilmemeli hassas dengeler korunmali. mullholland drive'daki sarisin kizcagizin oynadigini da belirtmeli...(bkz: naomi watts)
  • daha filmin ortasında çok tuttuğum filmler arasında yerini aldı.tam benlik,aşmış bir film. müthiş kurgu,benicio del toro müthiş,zaman kavramıyla oynanması filmi çekici kılmış.sean penn ve naomi watts'ın oynadığı karakterlerden nefret ettim,sinir oldum izlerken.arkadaşım her ne kadar "bu filmde taraf tutma bari" dediyse de ben benicio del toro'nun canlandırdığı karakteri çok tuttum.filmde iyi karakter varsa kesinlikle odur
  • sean penn'in hayat,kalp ve 21 gram hakkındaki yorumları da oldukça vurucu replikler.kötü eleştirilemeyecek kadar iyi bir film. bir insanın sahip olduğu hayat farklı yorumlanmış,nasıl kazandığımız ve nasıl kaybedebileceğimiz,sonuçlar üzerine düşündürücü.kaçırılmaması gerekenlerden.
  • hikayenin kafada yavaş yavaş oturdugu ve oturunca da insani mutlu eden bi film. kurgusuyla, konusuyla, oyuncuları ve oyunculuklarıyla, guzel ancak bence cok abartilacak bir film degil. tabi iyi bir sinemada iyi bir sistemle izlense daha zevk verir tabi (okulda izlenince pek bir sey anlasilmiyor da)
  • ister istemez kendinizi bir insancıl hissi, sıradan bir karakteri yada tarafı tutmuş bulurken, iç diyaloglarla beyinciginize bir yada iki sol kroşe indirip bugulu camın diger tarafında; sizinle aynı akıbeti paylaşan kaybedenin(loser olmayan) shoegazer umutsuzluguna tanıklık etmenize neden olan, dağılan hayatlardaki kural tanımaz feragatın, birleşen umutlardaki gözüpek acının, en basit ve direkt 90'a sinematografiyle harmonisi. gidip bir omuz çıkmak istedik benicio del toro abimize, sean penn ile oturup kurusıkı tabancayı elimizle hazırlayıp havaya ateş açmak istedik kuşlar göçettikten sonra. ah birde fallen paladinimizin iç diyalogları sırasında verseydiniz ya ey canlar bir gybe tınısı arkadan. adamlar zaten beleşe verirdi size haklarını filmi gösterseydinis bir kerecikde olsa onlara. böylede şukela, böylede acı, böylede kurgusal bir gerçek. böylece inarritu
  • filimi izlerken herhangi bir karakterin tarafini tutmak cok zor bence cunku kimse siyah ya da beyaz degil filmde; yapilan en adice davranisin arkasinda bile cogu zaman insanca duygular var; belki asagilik, belki bencil ama insanca...
    amores perrosdaki gibi farkli hikayeler yok bu filmde belki ama ayni hikayenin icinde farkli yasamlar var bu sefer, ne kadar uzak ne kadar baglantisiz gozukse de bir sekilde yollari kesisen hayatlar..
    bir de gordugum en guzel reklam spotlarindan birine sahip olan film bu
  • puzzle tadında enfes bir yapım, birleştiğinde enfes bir tablo görüntüsü vermekte. hayatın yaşanabilecek, başa gelebilecek her anından değişik tatlar sunmakta, acı, aşk, sevgi, kin hepsi içiçe görünse de yerlerine oturunca müthiş.