şükela:  tümü | bugün
  • türkçeye "21. yüzyıl için 21 ders" olarak çevrilmiş yuval noah harari kitabı.

    "insanların seçimini ayakları ele verir. dünyayı gezip dolaşırken abd, almanya, kanada ya da avustralya'ya göç etmek isteyen bir sürü insanla tanıştım. tanıştıklarım arasında çin'e ya da japonya'ya göç etmek isteyenler de vardı. ama bugüne bugün rusya'ya göç etme hayali kuran biriyle karşılaşmadım."

    (bkz: dini kullanmak/#89965862)
    (bkz: juche/#89967092)
    (bkz: medyanın tekelleşmesi/#89979943)
  • "iran gibi israil de son dönemlerde artan jeopolitik önemini savaşta başarıya değil askeri maceralara atılmamaya borçlu. savaş israil'in ırak, suriye ve libya'daki ezeli düşmanlarını kırıp geçirirken, israil savaştan uzak durdu. şimdiye kadar* suriye iç savaşının içine çekilmemek netanyahu'nun en büyük siyasi başarısıdır bile denilebilir.
    israil silahlı kuvvetleri (isk) istese şam'ı bir hafta içinde ele geçirebilirdi ama israil'in bundan ne gibi bir çıkarı olabilir?* isk'nın gazze'yi fethedip hamas rejimi*ni devirmesi çok daha kolay ama israil böyle bir şey yapmamakta ısrarcı çünkü tüm askeri maharete ve israilli siyasetçilerin savaş yanlısı söylemlerine rağmen savaştan kazanılacak pek bir şey olmadığı biliniyor. abd, çin, almanya, japonya ve iran gibi israil de 21. yüzyılda en başarılı stratejinin kenarda oturup başkalarının sizin yerine dalaşmasını seyretmek olduğunu anlamış görünüyor."**
  • diğer iki kitabına kıyasla harari'nin "hafif" kalan kitabı ve tabii diğer iki kitabın başarısı olmasaydı herhalde bir avuç insandan fazlası okumazdı bu kitabı. yine de bunu demekle birlikte ben kitabı okurken eğlendim ve kitabı genel olarak beğendim. bir çırpıda da bitti zaten. ilk başta "oof başka bir liberalizm güzellemesi" diyorken en sonunda bundan fazlası olduğunu gördüm. diğer kitaplarının başarısı olmasaydı yine ne kadar umrumuzda olurdu bilmiyorum ama kendisini tanımak için çok samimi bir kitap olmuş. eşcinselliğinden, kitaplarına gelen "muhafazakar"* yahudi eleştirilerinden ve günde iki saat meditasyon yaptığından bahsediyor örneğin. tabii sırf bunlardan bahsetse yine pek bir değeri olmazdı ama homo deus seviyesine gelmese de yakın gelecek için öngörülerini tekrar sıralıyor. benim için en çarpıcı yanı yine şu anki ideolojilerimizin, dinlerimizin ve hayat algılarımızın hiçbirinin kısa süre içinde, gelişen teknolojinin getirdiği yeni gerçeklikle beraber bize bir anlatı veremeyeceğinin tekrarlanmasıydı. "hakikat sonrası" ve "anlam" (burada liberalizmin de yetmediğinden/yetmeyeceğinden bahsediyordu) altbölümlerini daha çok beğendim.

    çarpılmazsam, "ucundan zizek havası var gibiydi" derim. "the lion king" ile bagavad gita'yı karşılaştırmalar, "the hitchiker's guide to the galaxy", "upside down"a falan göndermeler...