*

şükela:  tümü | bugün
  • 21 mayıs 1963 , talat aydemir'in liderliğindeki başkaldırı'nın tarihi.kara harp okuluöğrencileri de eyleme katıldıklarından tamamı okuldan atılmıştır.bu yüzden okulun 1963 ve 1964 mezunu yoktur.(o yıllarda kho 2 yıllıktı)
    ayrıca
    (bkz: fethi gürcan)
  • 22 şubat 1962'de voleyi vuramayıp 62'den tavşan yapamayan talat aydemir'in ikinci darbe girişiminin olduğu tarih.

    ilk olaydan sonra emekli edilen albay talat aydemir bu ilk teşebbüsünden sonra ikinci bir darbeyi planlayınca kimi temaslara girişti. bunlardan biri de 27 mayıs darbesinin kudretli albayı alparslan türkeş'tir. aydemir, türkeş'i darbeye dahil etmek için büyük çaba sarf etti. aydemir'e göre 22 şubatçılar ile 14'ler ittifak olursa devlet kolayca ele geçirilebilirdi.
    bunun için 10 nisan 1963 günü dikmen taşucu'nda türkeş grubu ile aydemir grubu görüştüler. türkeş'in bu görüşmede aydemir'e "siyasete katıl bir likte parti kuralım" dediği söylenir.
    talat aydemir ise "memlekete ihtilâl yoluyla hizmet edileceği kanaatinde olduğunu" söyledi.

    bunun üzerine tek başlarına hareket etme kararı alan talat aydemir ve fethi gürcan, 21 mayıs 1963'te ikinci kez darbe teşebbüsünde bulundular.
    hatta uğur mumcu'nun yazdığına göre türkeş, görüşmelerden edindiği izlenimlere güvenerek ismet paşa'ya "bizim talat darbe yapacak" diye haber vermiş. bu bilgiyle hükümet darbeyi engellemiş.
    lakin bu sefer hükükmet ve ordu kararlı bir şekilde bu teşebbüsü bastırdı. cevdet sunay ve kuvvet komutanları olaya sert bir şekilde müdahale ettiler. 21 mayıs 1963 nümayişi sırasında 8 kişi öldü, 26 kişi yaralandı.
    bu sefer yargı süreci başlatıldı ve talat aydemir, fethi gürcan, osman deniz ve erol dinçer ölüm cezasına çarptırıldılar. geriye kalanlar hapis cezasıyla infaz edildiler. fethi gürcan ve talat aydemir ise tbmm'nin kabul ettiği 480 sayılı kanunla da idam edildiler...
    bir darbe masalı da böyle bitti. bu girişimler neticesinde yüzlerce harbiyeli genç subay namzedi harbiyeden atılmıştır. hatta 63 senesinde harbiye mezun vermemiştir.
    ...
    bir darbe masalları programınına sonuna geldik. masalların bittiği yerde gerçekler başladığından entrymizi bir kaç bakınız ile süsleyelim.
    (bkz: 12 mart 1971)
    (bkz: 12 eylül 1980)
    (bkz: 28 şubat 1997)
    bir de (bkz: talat aydemir/@itaatsiz)
  • (bkz: 21 mayıs)
  • pek bilinmemesine rağmen türkiye'nin iç savaşın eşiğinden son anda kurtulduğu gün.
    zira ankarada iki askeri grubun tankları savaş durumuna gelmiş,meclis kuşatılmış,bakanlıkların orda iki askeri grup silahlı mücadeleye girmiştir.
  • ankara'nın belki de en sancılı günüdür. demokrasinin sağlam temeller üzerine oturmaya başladığını ve darbe girişimlerinin son bulacağını düşünenlerin fena halde yanıldıkları tarihtir aynı zamanda.
  • türkiye'ye yeni gelmiş olan f-104 tayyareleri talat aydemir yanında yeralan ihtilalcileri bombalamıştır, kara harp okulu talebeleri sokaklarda top atışı ile avlanmaya çalışılmıştır, ankara'daki bir çok evin o denli alçak uçuş sebebiyle camları patlamıştır.

    ismet inönü resmen hava kuvvetlerine sığınmıştır. 4ncü üs, o zamanki adıyla mürted'in zırhlı birlikler tarafından kuşatılması korkusu ile olay esnasında tabiri caizse havaya kaldırılmıştır.

    olay başarısız bir darbe denemesi olarak tarihteki yerini almıştır.

    olayın en büyük mağduru tabiiki harbiyeliler olmuştur. devrece okuldan atılmışlardır.

    (bkz: harbiyeli aldanmaz)

    talat albay ise sonucunda tutuklanıp, yargılanarak, idam edilmiştir.

    (bkz: talat'ın üçbuçuk adamı)

    bana soran olursa, cumhuriyet tarihinin en talihsiz ilk on olayından birisidir.

    kaynak: hava kuvvetlerindeki ve hava-yer taarruzu esnadında olay yerinde bulunan görgü tanıkları.
  • darbe geçmişimizin başarısızlık hanesine yazılan, ankara'nın en hareketli gecelerinden birinin yaşandığı tarih.

    öncülü olan 22 şubat 1962 darbe girişimi'nin uğradığı başarısızlık sonucunda emekli edilen albay talat aydemir; ismet paşa'nın bu darbe girişimi ile ilgili olarak harbiyeliler'in aldatıldığını söylemesi üzerine içlerinde hurşit tolon'un da bulunduğu bir grup harbiyeli'nin, atatürk anıtı'na bıraktıkları çelengin üzerinde yazan ''harbiyeli aldanmaz'' sözünden de etkilenerek yeni bir darbe girişimine niyetlenmişti.

    o dönem başını doğan avcıoğlu'nun çektiği, ''tepeden inmeciler'' olarak da bilinen ve devrimi ancak tepedeki değişimin topluma kabul ettirilmesi yoluyla gerçekleştireceklerine inanan aydınlar grubu da ''zinde kuvvetler'' olarak adlandırdığı harbiyeliler'e destek vermekteydi.

    bu darbe girişime giden yolda ilk kıvılcım; 1963 mart'ında kayseri cezaevinde yatan celal bayar'ın sağlık sorunları nedeniyle geçici olarak tahliyesi sonrası bayar'ı destekleyenlerle af karşıtı grupların ülkenin çeşitli yerlerinde karşı karşıya gelmesi ile ateşlenmiş oldu.

    mayıs ayına gelindiğinde ise darbe tarihi 21 mayıs salı günü, saat 23:00 olarak belirlenmişti. geceyarısında etimesgut'taki radyoevi basılarak ihtilal bildirisi okunacaktı. aydemir; bu iş için kızı tülin'le evlenmek üzere olan teğmen atilla altugan'ı görevlendirmişti. aydemir'in müstakbel damadı; tank okulu'ndan yanına aldığı 3 tankla radyoevine yola çıkarken darbe girişimin haberi ismet paşa'ya ulaşmıştı.

    radyoevinin kontrolünü ele geçiren harbiyeliler; nöbetçi radyo spikerinin heyecandan fenalaşması üzerine darbe bildirisini de okumak zorunda kalmışlardı. okunan darbe bildirisi ise şu şekilde noktalanmaktaydı:

    ''halaskar fedailerin yalnız ve daima senin emrinde ve hizmetindedirler.''

    buradaki ''halaskar fedailer'' ibaresi harbiyeliler'in harekete geçmesi için bekledikleri parolaydı. darbe başlamış, talat aydemir ise darbenin başına geçmek üzere evinden harp okulu'na doğru yola çıkmıştı.

    ancak radyoda ilan edilen hareket zannedildiği kadar kuvvetli değildi, hakimiyet için gerekli güçler işin içine katılamamıştı. bu noktada ise bir karşı darbe harekatı başladı. etimesgut radyoevi bu kez de 28. tümen komutanı ali elverdi tarafından basıldı ve hükümet yanlısı bir anons yapıldı.

    yapılan anonsu duyan darbeci birlikler, darbe girişiminin arkasında ordunun tamamının bulunmadığını öğrenince durakladılar. bu sırada talat aydemir'in cipi harbiye yolunda hükümet birlikleri tarafından çevrilmişti.

    gece 2 civarında ise radyoevi tekrar basılmış; bu kez de darbeci birlikler hükümet yanlısı ali elverdi ile askerlerini esir alarak ihtilal bildirisini tekrar okudular. bunun üzerine devreye orgeneral cevdet sunay girdi ve emrindeki birlikleri etimesgut'taki radyoevine yönlendirdi.

    darbecilerle hükümet birlikleri bakanlıklar bölgesinde karşı karşıya geldi. çankaya tarafındaki hükümet güçleri ile ulus tarafındaki darbeciler arasında çatışmalar yaşanıyordu. öte yandan darbeciler esir aldıkları komutanları harp okulu'nda toplamaya başladılar.

    bu noktada darbenin kaderi talat aydemir tarafından, üstelik de kendi aleyhine vahim sonuçlar doğuracak şekilde değiştirilmiş oldu. zira aydemir; yakalanan komutanların silahlarının alınmamasını ve bir türk subayına yakışacak biçimde ağırlanarak serbest bırakılmaları emrini verdi.

    darbecilerden radyoevini geri almayı başaran cevdet sunay'ın anonsu üzerine darbeci gruplar harekatın başarısız olduğunu düşünerek dağıldılar. aydemir'in iyi davranılmasını ve serbest bırakılmasını emrettiği komutanlar görevlerinin başına geçerek harp okulu'nu kuşatmışlardı.

    dönemin hava kuvvetleri komutanı muhsin batur'un emriyle jetler; darbenin başarısız olduğuna dair basılan bir bildiriyi gökyüzünden ankara üzerinde dağıtmaya başladı.

    bu başarısız darbe girişimi sonucunda bilanço 8 ölü, 21 yaralı idi. talat aydemir ve bir grup arkadaşı ise harbiye'deki çatışmaları fırsat bilerek kaçmayı başarmıştı. ancak bu kaçış fazla uzun sürmemişti ve aydemir birkaç saat sonra küçükesat'taki bir evde yakalanmıştı.

    olaylar yatıştıktan sonra tekrar mikrofon karşısına geçen ismet paşa harbiyeliler'in bir yıl içinde ikinci defa aldatıldığına dair bir açıklama yapmıştı. yakalanan talat aydemir ise bir polisin serbest bırakılırsa ne yapacağını sorması üzerine ''ilk fırsatta tekrar deneyeceğim!'' demişti.

    lakin talat aydemir bu kez 22 şubat'ta olduğu gibi affedilmedi ve yol arkadaşı fethi gürcan'ın hemen ardından idam edildi. vasiyeti harp okulu bahçesine gömülmekti ve mezartaşına ''harbiyeli aldanmaz'' yazılmasını istemişti. 5 temmuz günü idam edilirken ''memleket için hayırlısı olsun.'' dedikten sonra kendi sandalyesini tekmeledi.

    aydemir asıldıktan sonra o dönem hava harp okulu'nda öğrenci olan oğlu metin okuldan atıldı, kazandığı dava ile okula geri döndü. kızı tülin ve radyoevini basan müstakbel damat teğmen atilla altugan yaşananlar yüzünden evlenemediler. ayrıca talat aydemir'in idamından sonra akşam gazetesi'nde tefrika olarak basılıp kitap haline getirilen hatıratındaki şu satırların üzerinde düşünülmesi gerektiğine inanıyorum:

    ''ulu önder'in emaneti olan ''gençliğe hitabe'' sini içine gömmeden ve üzerine düşen vazifeyi yapmadan; emanet taşıyan, atatürkçü geçinen nesle acıyorum.''

    gördüğünüz üzere; talat aydemir; yakın tarihimizin gereği kadar tanımadığımız fakat yaptıklarıyla üzerinde daha çok durulması gereken, filmlere konu olabilecek kadar ilginç bir figürü.

    yaşananları tanıkların ağzından dinlemek için 12 mart belgeseli'nin ilgili bölümünü şuradan izleyebilirsiniz.