şükela:  tümü | bugün
328 entry daha
  • gerçekten çok üzücü, 23 kez şikayet edip sonuc alamamak korkunç bi durum.
    bilmiyorum ama kocasından, aile bireylerinden vs şiddet gören, hayatı tehlikede olan bir kadının iltica etme şansı var mı merak ediyorum, yurtdısında en azından 23 kere şikayet etmeye gerek kalmadan güvenli bir hayat sürebilirler.
  • "evlenmeseydi" diyor trolun biri mesaj kutumda. "evlenmeseydi, su testisi su yolunda..." diyor. ayni yazar bu baslik altindaki entrysinde kadini bosanmakla da sucluyordu, bosanmasaymis oldurulmezmis! evlenirseniz sizi oldururler. evlenip bosanirsaniz da sizi oldururler. evlenmenin dogal bir getirisi katledilmek, o yuzden katiller sucsuz. mesela siz dogmasaydiniz, oldurulemezdiniz de. o yuzden dogup yasayan bir insansaniz, ve oldurululseniz, bunda bisey yok. katilleri suclayamazsiniz. bunu diyor bu baslik altinda, daha katledilen kadinin bedeni sogumadan.

    bu ulkede egitimli egitimsiz, ortulu ortusuz, calisan ev hanimi, her kadin sansa yasiyor. her kadin bir erkek tarafindan katledilebilir, ve her kadina da bunun "normal" oldugu mesaji veriliyor.
  • abi tehdit etmek suç olmalı. ağır ceza getiren suç olmalı. dunyanin hic bir ulkesinde olmasa bile bu ülkede olmalı.

    "seni öldüreceğim" tehdidinin cezası seni öldürmekle aynı olmalı.
    hukuk şuna bakıyor; "öldürmüş mü".
    hayır arkadaş.
    siradan bir insan neden karşısındaki insana içinden öldürmek gecen fantezilerden söz etsin?

    kesinlikle bu olmalı.

    ben eğer seni "öldürmek"le tehdit ediyorsam, bu, mahkemede öldürmekle eşdeğer tanım görmeli.
  • babanın açıklaması "kızım olay günü işten çıkınca yavrum dolmuştan inince oraya pusu kurmuş. arkasından satırla kafasını ikiye bölmüş. kızım yere düştükten sonra yüzüne vurmuş, ellerini kaldırmış, ellerini doğramış.

    bu kadar kin olur mu? bir insana bu kadar kıyılır mı? düşene vurulur mu? savaşta bile olsan, düşmanın bile olsa düşene vurulur mu? bir ayda bir sürü kadın ölüyor, bunlar ana ya. analar olmazsa biz olamayız. buna kim dur diyecek. bugün benim kızım, yarın öbürünün kızı. bu millete ne oldu, kimin canı yanacak, buna kim dur diyecek.” *

    ah babam ah... ya bu dramlar hani böyle bir anda, ertesi gün unutulup gidiyor ya ben bunu hazmedemiyorum. kadın, vatandaşı olmanın en temel hakkını; güvenlik ihtiyacını hissetmek isterken 23 defa reddediliyor... niye çünkü o sıradan bir vatandaş, bir talimatla haykırışlarının gerçek olduğunu anlatabileceği bir tanıdığı yok...öldürüleceğim diyor ve öldürülüyor...hayatın zorlukları onu etkilemiyor, şu hayatta sadece yaşayıp çocuklarına bakmak istiyor ama başına geleceğini önceden yazıp çaresizlik içinde yok olup gidiyor...ve biz burda hayata dair başka şeyler konuşabiliyoruz... kafası satırla kesilip günlerce hastanede yaşam mücadelesi verip acılar içinde ölen bir kadın gerçeği gözlerimizin önünde dururken hak yedirmemekten falan bahsedebiliyoruz...

    nasıl bu kadar hissiz kalıp bana dokunmuyorsa sorun yok diyebiliyoruz? ya vicdanlarımızı kaybetmenin vadesi ne zamandan beri saatlik oldu...

    çok üzgünüm... yaşama özgürlüğünün ne denli kıymetli olduğunu sana yardım etmesi gerekenlere hatırlatma konusunda, senden önce işlenen cinayetlerde bir bilinç oluşturtamadığımız için çok üzgünüm. ama ben seni,senin gibi olanları asla unutmuyorum. ölmek istemiyorum haykırışların aklımdan çıkmıyor...bu cezaların artırılması için elimden geleni yapacağım.
  • türkiye'de kadın yaşam ihlalleri raporu'na göre 2002-2019 arasında öldürülen kadın sayısı 15034(onbeşbinotuzdört)..
    2002 yılında türkiye’de öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2019’un ocak ayında 43, şubat ayında ise 31 kadın öldürülmüş.
    aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı kaynaklarına atıfta bulunulan rapor, kadın sığınma evlerinin kapasitesinin 2013’ten bu yana sadece 256 kişi artırılarak, 2 bin 697’ye ulaştığını belirtiyor.
    (kaynak: gazete duvar)
    ne kolay değil mi, böyle rakamları yazmak.. ama aslında nasıl korkunç..kim istatistik olmak ister?
    geçen gün tesadüfen, kadın hakları savunucusu avukat hülya gülbahar'ı dinledim.
    bir kere resmi kaynaklara ait rakamların gerçeği yansıtmadığını söylüyor.
    2. olarak, yasal bir düzenlemeyle, eşini veya bir kadını tehdit, taciz gibi nedenlerle hapis cezası alan bir erkek suçlu, şu veya bu gerekçeyle salıverildiğinde, kadına haber bile verilmiyormuş. kapıyı açıyorsunuz, dayakçınız, tacizciniz karşınızda.
    son ve önemli konu, bizim cinayete odaklanmamızmış. "halbuki" diyor,
    hülya gülbahar," cinayet son noktadır. önemli olan o güne kadar olan ufak tefek gibi görünen ama cinayeti haber veren belirtilerdir. suçu o aşamada ağır bir cezayla cezalandırmak gerekir ki, cinayete varmasın."
    maalesef, savcılık, insan olarak zarar gördüğümüz, manevi şahsiyetimizin rencide edildiği durumlarda dava açmıyor. ancak ölmemiz gerek. o zaman bile, katil kravatlı olduğu için iyi haline hükmedilebilir. ölen öldüğüyle kalıyor.
  • hakim ve savcıların istedikleride buydu. adamları serbest bırakıyorlar ki yarım kalan işlerini tamamlayıp kadınlarımızı öldürsünler.
  • adaleti gereksiz yere meşgul etmekten içeri atılsa, bugün yaşıyor olabilirdi. allah rahmet eylesin, kalanlara baş sağlığı dilerim. inşallah bu kadın cinayetlerinin sonu olur, canı veren sen değilsin, alan olmak ne kadar kolay.
  • o şikayetleri değerlendirmeyen polis, savcı kim varsa onların da cezalandırılması gereken durumdur.

    1 değil 2 değil 23 arkadaş 23 söylemesi bile zor.
  • "verdiğimiz vergiler neden bir kadının hayatını koruyamıyor?" sorusunun yine sorulması gereken üzücü olay. buna sebep olan devlet memurları hakkında soruşturma başlatılmalı. katil de zaten ömür boyu çürüyüp gitsin, gün yüzü görmesin ve hak ettiği değersizliği yaşasın.
  • bu ülkede kadın olmak gerçekten zor. sus kabullen öldürülüyorsun, şikayet et hatta defalarca şikayet et yine öldürülüyorsun. ne yaparsan yap karşıdaki canavar bir sebep bulup seni katledebiliyor. hiç kimse önlem almıyor, canının kıymeti olmuyor. yazık gerçekten çok yazık.
27 entry daha