şükela:  tümü | bugün
  • bugün 23 nisan. ekmek almaya gidip 269 gün komada kalan berkin'in günü. bugün 23 nisan. köyde hastalanıp yetkililere haber verildiği halde sağlık ekibi gelmediği için ölen ve yoksulluktan çuvalla mezara götürülen muharrem'in günü. (seçim aracı olarak kullanılan hava ambulansını söylemiyorum bile) bugün 23 nisan. 40 günlükken camı kırık evde zatürreden ölen ayaz'ın günü. bugün 23 nisan. avrupa'da çocuk evliliklerinin en sık görüldüğü ülke olan türkiye'nin bayramı. şimdi herkes gitsin gönül rahatlığı ile çoluğu çocuğuyla bayramı kutlasın. 23 nisan şiirleri dinlesin. iki yüzlülüğüne doymasın kimseler. nasıl olsa bize dokunmayan yılan bin yaşasın.
  • hayat bilgisi - sosyal bilgiler kitaplarının - derslerinin istisnasız tamamında geçen bir cümle vardı ki o da dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayramın 23 nisan olduğu bilgisi idi.

    geçenlerde aklıma geldi bu bir araştırayım dedim. almanlar yenildiği için biz de yenilmiş sayıldık türevi, sadece türk eğitim sisteminde geçerliliği olan bir bilgi imiş bu da. 76 ülkenin kendi çocuk günlerinin yanısıra, birleşmiş milletlerin vs dünya çapında kutladığı günler de varmış. sonra yine konduramadım, bizde resmi tatil bunlarda anneler günü kıvamında bir şey dedim. az daha araştırdım, meğerse japonya' da da 1949' dan beri resmi tatilmiş. (bizde 1979' da bayram oldu)

    ulan, bir millete öğretilen her şey mi yalan olur be?
  • masum çocukların, iğrenç koltuklara oturtulduğu gün. bunun dışında harikadır.
  • aslen tbmm 22 nisan 1920 (ki o zamanlar 1336 diyorlardi) sabahi açilacak, çocuklar 22 nisan'da bayram edecek, siirler "bugün 22 nisan/ nese doluyor insan" diye yazilacakti.. eger ki 22 nisan persembeye gelmeseydi. ne oldu? açilis 23 nisan cuma'ya, ögle namazindan sonraya alindi. sivas'tan temsil heyeti adina gelmis mustafa kemal memleketin dört yanina çektigi telgraflarda allahin lütfuyla vatanin istiklalini, hilafet ve saltanat makamini kurtarmak üzere açilisin cumaya ertelendigini bildiriyordu. sartlar onu gerektiriyordu.
  • babamın öldüğü gün.
  • biz küçükken güzeldi 23 nisanlar.
    (bkz: seksenlerde çocuk olmak)
    balon eteklerimizi, fistolu çoraplarımızı, acıtsa da çıkarmaya kıyamadığımız rugan ayakkabılarımızı giyerdik. bi elimiz annemizin ya da babamızın elinde bi elimiz uçan balonu sımsıkı tutmuş. o uçan balon nedense hep uçar giderdi. gökyüzünde küçücük bi nokta olana kadar ağzımız şaşkınlıktan açılmış bakardık arkasından.

    http://www.milliyet.com.tr/…sp?galeriid=6398&ver=76

    fotoğrafları görünce hatırladım birden. çocuk olmanın, sabahın köründe alarmın korkunç zırıltısıyla uyanmamanın, saat takmamanın, toplantı odalarına tıkılıp sıkılmamanın, binaların arasından görünen küçücük gökyüzüyle yetinmemenin ne olduğunu unutmuşuz artık. en büyük derdin oyunda ebe olmak ya da bilyeni kaybetmek. ezan okunması annenin balkondan çağırması oflaya poflaya eve gitmen. bilmiyorsun ki bi 20 yıl sonra o saatlerde koşarak gideceksin eve ofisten kaçarcasına çıkıp. bilmiyorsun ki oynarken berelediğin bacakların toplantılarda huzursuz bacak sendromunun tillahını yaşayacak.
    küçükken çok sıkıldığımda neden bilmem koltuğa tırmanır, başaşağı dururdum bi süre. tavana bakardım. beynin akıcak çocuğum uyarılarına aldırmadan. az önce de yaptım. çok iyi geldi be...
    özledim çocuk olmayı. olanların bayramı kutlu olsun...
  • yılın bizim evde bir günlüğüne baba olduğum günü. etkinlikler babamın bana kahve yapmaktan bunalıp darbeyle beni düşürüp tahtına tekrar oturmasıyla son bulur.
  • bugun 23 nisan
    nese doluyor insan.
    bugun amerika floridada bes yasindaki bir cocugu polisler kelepceleyip goturmusler.
    bes yasinda ufacik bir cocuk, ve uc tane polis.
    ufacik cocuk derse girmek istememis, duvardaki bazi kagitlari yere atmis.
    ogretmenler ne yapacaklarini sasirmis!!!!!
    cocugun annesini aramislar, annesi bir saate anca gelirim demis. bunun uzerine ogretmenler kontrol edemedikleri bes yasindaki cocugu kontrol altina almasi icin polisi aramislar!!!
    ve polis gelmis, ve bu cocugu kelepceleyip goturmusler!!!
    buyrun okuyun:
    http://news.bbc.co.uk/2/hi/americas/4475513.stm
    (watch video deyip izleyebilirsiniz de.)

    bu dunyada herkes mi delirdi yahu? bi tane de akilli adam kalmadi mi?

    bugun 23 nisan
    nese doluyor insan,
    sabah sabah nevrim dondu bu herifler yuzunden bee.
  • artık eski tadı olmayan bayram...
    yok yok büyüdün eşşek kadar oldun ondan tat almıyorsun demeyin, sorun bu bayramın heyecanını yaşatamayanlarda.

    kalktım televizyonu açtım karşımda şenay düdek, 2. sınıf eski diziler bilimum çeşitli sabah programları...
    sokakta doğru düzgün araba yok, sizce kaçı kutlamalara gitti?
    yıllardır trt ve bir kaç kanal hariç yayın akışları hep aynı kaldı bu bayramlarda rating uğruna, resmi tatillerin amacı insanlar bir yerlere kaçsın değil törenlere katılmasını sağlamak idi.

    çocuklara atatürk'ü hep sözleriyle anmayı öğrettiler. sınıf süsledik, aynı konuşmaları aynı şiirleri her yıl tekrarladık, güneşin anlında anlamsız hareketler yaptırıp bayram kutlattılar. klasik cümleleri öğrettiler hep bir allahın kulu çıkıp ufkumuzu açmadı, sen bu hareketleri neden yapıtığımızı anlatmadı, bu şiirde ne anlatılıyor dendiğinde kahramanlık, sevinç dışında bir iki kelime edemedi.
    son yıllarda bir de siyasi olaylara kurban ettik çocuklarımızın bayramını, geçen sene meclis başkanı o çocuk(!) olduysa bu senede kim olur diye düşünmüyor değil insan...

    aman işyerinde motivasyon toplantısı yapalım, işimize motive olalım diyen insanlar, kendi milletlerine motive olmayı unuttular yıllar önce armağan edilen motivasyon toplantıları hep ikinci planda kaldı, hatta plana giremeyenler bile oldu.

    camı açtığımda çocuk sesi duymak istiyorum, dışarı çıktığımda tüm çocuklar gülsün istiyorum, stadyumlarda veliler dışında insanlar olsun istiyorum, atatürk'ün sözlerini reklam aralarında değil kafaya kazınacak şekilde görmek isitiyorum, gazetelerde manken poposu değil doğru düzgün bilgi görmek istiyorum, 14 nisan 2007 cumhuriyet mitingini destekleyen insanları tatil beldelerinde, alışveriş merkezlerinde değil kutlamalarda da görmek isitiyorum...

    ben gidiyorum, eski 23 nisan heyecanımı bulmaya... anlamsız(!) hareketler yaptığım stadyumda düşürmüş olabilirim...
  • hayatın; sivri yanlarını göstere göstere, kanayan yanlarımıza o sivrilikleri bata çıkara yoluna devam ettiği zamanlarda, şen bir kahkahanın yanı başında hatırlanması gereken, "belirli gün ve haftalar" defterinde en afilli yeri alan gündür 23 nisan. tükenilen, hayıflanılan, çokça örselenen zamanlarda, "geçmiş özlemi"nin yüreğimizin en derinlerinde hissedildiği zamanlarda apar topar yaşanan bir pencere önü gülüşüdür 23 nisan. "yollara bakmaktır, yollardan bakmaktır"; hep bir şeyleri aramaktır yetişkinler için 23 nisan. özlemek, özlemi kavgaya dönüştürmektir. hırsla inancın birleşmesi, duyarlılığın an be an kendini yenilemesi, salıncaklı bir gülüşe savrulmaktır 23 nisan...

    kırık bir bilyeyi yeniden sevebilmektir. en uzağa fırlatabilme inancının yüreklerden hiç bir zaman kaybolmamasıdır.oyunlara kapatılan yürek parklarında, sobeleyecek sevgiliyi bulmaktır. koşuşturmaktır delicesine yüreğin o sonsuz bahçesinde. gözleri bağlanan körebenin, gökyüzünün tüm renklerini yeniden duyumsayabilmesidir 23 nisan. oyunlara bulanan yüreğin, derin bir istirahatidir.

    direnmektir, inançtır, kavgadır,mücadeledir. yurdunun 4 bir tarafı, evi, sokağı, şehri, bütün oyun bahçeleri amerikan askerleri tarafından işgal edilmiş iraklı bir çocuğun namluların ardında kurduğu yeni bir oyun düşüdür. israil askerinin tankına, avucunda sımsıkı tuttuğu taşla karşılık veren filistinli çocuğun direngenliğidir. bir gün taşların tankları yeneceğinin, oyunların kaldığı yerden en afilli şekilde devam edeceğine inanmak ve inandırmaktır.

    memleketinin 4 bir yanı, hain düşman tarafından kuşatılmış olan, ama yine de sorumluluğuyla cephede en ön saflarda, yüreğinin temizliğiyle düşmanla başa çıkan ve "bu memleket bizim" diye haykıran güzel bir anadolu anasının, sırtındaki hasta çocuğunun korkusunun umuda dönüşmesidir 23 nisan. güzel ve güneşli günlerin geleceğine inanmaktır.

    sırf kimliğinden ötürü dışlanan; okullarda, trafik ışıklarında, köprüaltlarında hep "öteki" olarak bakılan ve sebebi bilinmez bir korkunun hedefine konan mazlum kürt çocuğunun yalnızlığıyla el tutuşmaktır. kürtçe bir ıslık tutturmaktır bozkırda, bir türküye susamaktır.

    bu anlamlı günü, yalnız türk çocuklarıyla sınırlı tutmayıp tüm dünya halklarının çocuklarına armağan eden büyük insan "mustafa kemal atatürk'ün" hatırasının önünde saygıyla eğilerek, yüreğindeki; türk, kürt, iraklı, filistinli ve çok milletli olup, derinden gelen bir gülüşle oyun bahçelerini birleştiren çocuğa, bugün daha geniş bir yer ayıran; bugün onu çok daha içinden gelerek öpen ve bu çocuğuyla gurur duyan herkesin 23 nisan çocuk bayramı kutlu olsun...