şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tbmm'nin kuruluşundan hareketle ulusal egemenliğin kutlandığı bayram. bonus olarak da çocuklar açık arazide yürütülerek "bir de ulus olarak egemen olmasaydık neler gelecekti başınıza artık siz düşünün" mesajının tez vakitten ham zihinlere işlendiği bayram.
  • //(...)

    kurum tarafından 1929 yılında yayınlanan çocuk haftası dergisinde; çocuk haftası nasıl olacak, çocuk bayramı nedir? çocuk haftasının ihdasının sebepleri nedir? konuları ele alınarak, 23 nisan çocuk bayramı programı yayınlanmıştır. bu programda kutlama töreni sırasında yapılacak çalışmalar ayrıntılarıyla belirtilmiştir. adı geçen yayında çocuk haftası kutlamalarında şu etkinliklerin yer alması istenilmektedir;

    - çocuk bayramı günü gazetelerde çocukla ilgili makalelerin yayınlanması mümkünse özel sayı şeklinde çocuğun hayatı, yaşayışı, eğlenceleri, okullardaki terbiye sistemi, çocuk masalları ve bir çok konunun resimlerle ve makalelerle işlenmesi,

    - dükkanların ve evlerin himaye-i etfal bayraklarıyla süslenmesi ,

    - şube ve merkezler ve anne babaların desteklenerek çocuklara bayram elbisesi yapılması

    - himaye-i etfal'in merkez ve şubelerinde bayramlaşmaların yapılması ve çocukların birbirlerine himaye-i etfal'in tebrik kartlarını göndermeleri,

    - 23 nisandan bir veya iki gün önce başlayarak bütün dükkanlarda çocuklara ait eşyaların vitrinlerde teşhiri çocuk bakımı, hastalıkları, giyimi ve gıdasına ait levhaların teşhiri

    - bayram yerlerinde salıncak, atlı karınca, hokkabaz, kukla, karagöz gibi eğlenceler düzenlenmesi

    - çocukla ilgili önemli sözlerin yer aldığı levhaların çeşitli yerlere asılması,

    - himaye-i etfal'e ait yazı ve öğütlerin sinemalarda gösterilmesi,

    - bayram süresince çocukların sinema tiyatro gibi eğlence yerlerine ücretsiz girmesi,

    - mevcut bulunan nakliye vasıtalarının 2 saat için himaye-i etfal'e tahsis edilmesi ve hükümet binalarının önünden geçiş sırasında vali ve belediye başkanlarını korteji selamlamaları,

    - çocuklara hediye edilmek üzere oyuncak bisküvi şeker vb uygun hediyelerin bağış olarak toplanması,

    - uçaklar tarafından çocuklara ilişkin bildirilerin atılması,

    - uygun yerlerde balo ve müsamerelerin düzenlenmesi,

    - 12 yaşına kadar olan çocuklar ve ailelerin otobüs, tramvay, vapur ve tünelden ücretsiz yararlanması,

    - resmi geçit müzikli geçitlerde çocukların çiçek, yaprak ve dallarla düzenlenmiş araçlarla geçidi,

    - geçitler sırasında fabrika vapur ve otomobillerin düdük çalarak törene iştirakleri,

    - gürbüz çocuklarla zayıf çocukları karşılaştıracak yazıların hazırlanması,

    - 6 çocuk sahibi ailelerin desteklenerek, mümkün olduğunca ailelere imtiyaz sağlanması,

    - genel merkezce demeçlerin yayınlanması, şeklinde ana başlıklar çıkarılarak çocuk haftasının kutlanması . (çocuk haftası - 1929)

    çocuk esirgeme kurumu halen günümüzde uygulanan bir geleneği hayata geçirmiştir. çocuklarımızın bazı görevlere temsili olarak oturması çocuk haftası nedeniyle 1929 yılında uygulanmaya başlanmıştır.

    1929 yılında bir hafta süreyle kurulan komitenin genel katipliğini yürüten sevim ve komite başkanlığını yürüten burhanettin; büyük gazi'ye, büyük millet vekilleri reisliğine, büyük başvekile, himaye-i etfal merkezi reisliğine, türk ocakları merkez heyeti reisliğine telgraf çekerek, isteklerini şu şekilde dile getirmişlerdir.

    "bu gün hakimiyeti milliye bayramı. bayramınızı tebrik ederiz. biz bütün türkiye çocukları büyük bir sevinç içindeyiz. bu mübarek hakimiyet gününde çocukların da hakimiyetini kabul ettiğiniz için size ayrıca teşekkür ederiz."

    istanbul türk ocağı mühürü ve yazıhanenin anahtarını teslim alan komite, haftanın bitiminde umumi katip sevim dileklerini sunmuştur. çocuk komitesinin çocuklarla ilgili dilekleri sanırız, bu gün bile güncelliğini korumaktadır.

    çocuklar dileklerini şu başlıklar altında toplamıştır;

    1- her çocuğa müsavi gıda, sıhhat ve hayat isteriz.

    2- çocukların dilenmesini meneden kanunlarınızı şiddetle tatbik etmenizi isteriz.

    3- çocukların evlerde, mekteplerde, sokaklarda, her yerde dövenlere karşı adil davranmanızı, çocuklara zulmü men edecek ve cezalandıracak bir kanun çıkarılmasını isteriz.

    4- çocukların hamallığını, yük taşımasına mani olmanızı isteriz.

    5- çocukların ağır işlerde çalıştırılmamasını isteriz.

    6- çocuk sinemaları isteriz.

    7- fakir, zengin çocuklar için izci teşkilatı isteriz

    8- her çocuğa mektep isteriz

    9- sokaklarda yatan çocuklara çatı isteriz.

    10- fakir çocukları himaye için himaye-i etfal'in her tarafa yayılmasını ve kuvvetlenmesini isteriz. (çocuk haftası 1930)

    bir başka kaynakta, çocuk haftası boyunca çocuklara yönelik yapılan çalışmalar şu şekilde özetlenmektedir.

    "çocuk haftası boyunca, okulların katılımıyla alaylar tertip edilmiş, müsamere ve eğlenceler yapılmış, bütün nakliye araçları, tramvaylar, vapurlar meccanen çocuk taşımış, sinemalar ve eğlence yerleri çocuklar için açık tutulmuş, türk ocağı çocuk haftası eğlenceleri ve faaliyeti için açık tutulmuş, burada çocuk sergisi açılmış, geceleri çocuk aileleri için konferanslar verilmiş, bütün çocuklara ait eşyalarını camekanlarda teşhire başlamış, cemiyet kendi himayesindeki çocukları giydirerek alaylara iştirak ettirmiş, kolordu, bahriye ile darüşsafaka ve diğer mızıkalar gündüz ve geceleri eğlencelere katılmış, taksim ve fatih parklarında eğlenceler yapılmış, "gürbüz çocuklar" müsabakaları yapılmıştır. (halk, 1929)

    kurumun çocuk haftası etkinlikleri ileri yıllarda tüm ülke düzeyine yayılarak sürmüştür. yukarıda sayılan etkinlikler en küçük mahalli birimlerde bile çocukların katılımıyla şenlik havasında kutlanmıştır. devlet büyükleri ve çocuk esirgeme kurumu yetkilileri çocuk davasıyla ilgili görüşlerini hafta boyunca radyolarda işleyerek konunun önemine değinmişlerdir. çocuk sorunları ve çocuk haftasıyla ilgili tüm haberler dönemin gazetelerinde yer almıştır. kurum "çocuk haftası" isimli resimli bir dergi yayınlayarak faaliyetlerini ve devlet büyüklerinin demeçlerini yayınlamıştır.

    ----
    ----

    çocuk haftasi ankara’da yapilacak program tesbit edildi

    23 nisan 931 perşembe günü başlayıp tam bir hafta sürecek olan çocuk haftası proğramı aşağıda yazıldığı şekilde tespit edilmiştir;

    l- 23 nisan milli ve ayni zamanda çocuk bayramıdır. bugün her seneye nispetle bu yıl daha fazla tesit edilecektir, şöyleki:

    a- 23 nisan 931 sabahı saat sekizde şehrin bütün nakliye vesaiti çocuk sarayı önünde hazır bulunacak ve o saatte sarayda toplanmış bulunan çocuklar gelene vesaite bindirilerek önde muzika olduğu halde saat dokuzda hareketle çocuk sarayı, samanpazarı, mukaddem caddelerini takiben namazgâh noktası, cumhuriyet caddesi, gazi mustafa kemal caddesi üzerinden çankayada gazi, ismet, fevzi paşalar hazeratı ziyaret edildikten sonra dönülerek yenişehirde meclis reisi kazım paşa hazretlerinin konaklarına gidilecek ve oradan çıkılınca kazım ve ismet paşa caddeleri dolaşılmak şartiyle cumhuriyet, bankalar caddelerinden millet meydanına gelinecektir. orada çocuklar otomobillerden indirilecekler ve yaya olarak önde muzika, müzikanın arkasında izciler, ortada çocukları gezdirmeye memur olan heyet, heyetin yanında, belediye ve çocuk sarayında nutuk irat edecek olan iki yetim çocuk bulunmak ve heyetin arkasını diğer mektepliler sırası ile takip etmek üzere belediye dairesi önüne gelinecek ve orada çocukları karşılayan vali ve belediye reisine hitaben bir yetim çocuk tarafından nutuk irat edilecek. belediye reisi de şehrin çocuk babası sıfatıyla bu nutka cevap verecektir. belediye önünde, bu şekilde yapılacak merasim biter bitmez, ayni alayla çocuk sarayını gidilip gene orada da diğer bir yetim çocuk merkezi umumi reisine karşı hitabede bulunacak, umumi reis fuat beyefendi de buna karşı ayrıca bir nutuk irat edecektir.

    b- merasim çocuk sarayı önünde bitecek, fotoğraflar alınacak, çocuklar sarayda pasta ve şekerlerle izazü ikram edildikten sonra çocuk bahçesine indirilerek orada muhtelif şekil ve surette eğlenmeleri esbabı temin kılınacaktır.

    c- o gece lise ve orta mektep talebesi tarafından fener alayı yapılacaktır.

    ç- 23 nisan 931 de çocuk balosu ve müsamere verilecektir.

    d- o gün bütün esnafın ve halkın himayei eftale yardım etmesini temin etmek neye bağlı ise ankara merkezi o çarelere başvuracaktır.

    e- o gün ankara merkezi tarafından halka rozet takılacak ve mahallât muhtarları vasıtasiyle de evlere zarflar verilecek ve her ev verilen zarfın içine gönlünden kopan parayı koyup ayni zamanda kapıyarak muhtarlara iade edecek ve muhtarlar da bunları toplayıp ankara merkezine getireceklerdir.

    f- sinema, tiyatro, mektep, kahve hane, gazino, bar, dansink, otel, lokanta ve benzerleri yerlerde çocuk haftasının ehemmiyeti, çocuğun kuvveti ve değeri hakkında gerek dil ve gerekse yazı ile propaganda yapılacak her tarafta afişler asılacak ve reklamlar yapılacaktır. bunun için çocuklardan toplu yer yer propaganda heyetleri teşkil edileceği gibi bu tertibat en aşağı bayramdan bir hafta evel alınmış olacaktır.

    j- hakimiyeti milliye gazetesi o gün çocuk bayramının ehemmiyeti ve çocuğun değeri hakkında yazılar yazacaktır.

    h- 24 nisan 931 de demirli bahçede kır eğlencesi tertip edilecek ve cemiyet tarafından bu eğlenceye iştirak edecek olan çocuklara ziyafet verilecektir. eğlence, tam saat on altıda bitmiş olacaktır.

    i- 25 nisan 931 de çocuklara sinema seyrettirilecektir.

    l- 27 nisan 931 de çocuk bahçesinde öğleden sonra çocuklar tarafından spor müsabakası yapılacaktır.

    k- 26 nisan 931 de çocuk bahçesinde, 6 dan fazla çocuklu ailelerle o gün yapılacak gürbüz çocuk müsabakasında kazananlara hediyeler verilecektir. müsabakaya 15 te başlanacaktır.

    m- 29 nisan 931 de himayeyi eftal merkezi umumisi tarafından yetim çocuklarla, ankara merkezi heyetine ve merkezi umumi idare heyetine bir ziyafet verilecek ve bu ziyafette çocuk bakımı ve yetiştirilmesi hakkından sîhhî ve fenni müsahebelerde bulunulacaktır. bilhassa merkezi umumi reisi ile ankara merkezi reisi bu mevzu üzerinden söz söyliyeceklerdir.

    2- çocuk alâyı millet meydanına geldiği vakıt bütün fabrikalar düdüklerini, otomobiller kornelerini çalmak suretiyle bu milli ve çocuk bayramını selâmlıyacaklardır.

    3- çocuk bayramından iki gün evvel mekteplere zarf ve yahut teberrü kutuları gönderilecektir.

    4. çocuk bayramlı gecesi gerek ankara merkezi ve gerekse merkezi umumi tarafından şehrin münasip yerlerinde fişenkler atılacak ve elâbı nariye yakılacaktır.

    5. bu programın tamamile tatbiki için 5 nisan 931 den itibaren maarif eminliğinden istenilecek mektep mümessilleri ile polis müdüriyetinden ve merkez kumandanlığından seçilip gönderilecek iki mümessilden toplu olacak bir tertip heyeti ankara merkezi heyeti ile birlikte hazırlığa başlıyacaktır.

    6. polis müdüriyeti çocuk bayramında düzenin bozulmamasını temin edecek esaslı tedbirler kullanacaktır. ankara merkezi bu hususta polis müdüriyeti ile temas edecektir.//

    kaynak:

    www.shcek.gov.tr/web/shcek/tarihce/t18.htm
  • "ataturkun cocuklara armagan ettigi bayram" olarak lanse edilen ve beni bu haliyle cildirtan bayram.

    elbette ki ataturkun fikri guzel ve sirin aktiviteler icin bicilmis kaftan. ama kardesim sen ne yalakalik yapip armagan etti filan diyorsun. sanki yonetim lutfetti de, hadi cocuklar da eglensin biraz diye onlara "armagan etti". yani stokta boyle cesitli secmen gruplari, azinliklar ve yas gruplari icin hazir bayramlar var, gerektiginde ilgili insanlara armagan ediliyor bunlar. veya insanlarin eglencesini duzenlemek devletin gorevi ve halk otoriteden inen boyle buyruklara mutessekir olmak zorunda. devletimiz ne buyuk ki bize boyle eglence, bayram, dugun bahsediyor.

    biraz abartmis olsam da ana fikrim, bu bayramin yillardir her firsatta bu sekilde dile getirilmesinin, insanlari aptallastirici bir propganda mahiyetinde oldugunu belirtmektir. komik tarih kitaplarimizda okuyup, "vaaay ataturk ne buyuk, ne merhametli adammis, bize hic karsilik beklemeden boyle seyler armagan etmis, artik onu daha cok seviyoruz" mu demek lazim? ataturku sevmenin, daha da onemlisi anlamanin cok daha iyi bir yolu, onun basindan gecenleri, hayatinin donum noktalarinda verdigi kararlarin nedenlerini ve ideallerini, vizyonunu anlamaktir. zavalli adami boylece ucuz sekillerde tanrisallastirip, zavalli bizleri aptallastirmak degil.

    ne kadar onemsiz, sessiz ve derinden de olsa, bir slogani bin kere duyup tekrarlarsak sonunda ona dusunmeden inanir, sartlandiriliriz.

    [orjinalindeki utanc verici anlatim bozuklugundan oturu editlenmistir]
  • söz konusu bayram ilk olarak, millî hakimiyet bayramıdır. üstüne üstlük çocuk bayramı olması ise 1929'dadır. konuya ilişkin olduğunu düşündüğüm bir ahmet haşim yazısını da şuracığa geçivereyim, tam olsun:

    //-çocuklar için bayram-

    hıristiyanların yılbaşı bayramı -noel- yaklaşıyor. şimdiden bütün resimli avrupa gazeteleri yılbaşı hediyeleri ilânlarıyla dolu. oyuncak fabrikaları yeni nümunelerini dünyanın bütün mağazalarında halka teşhir etmekte.

    bu bayram bilhassa çocuk bayramıdır. noel baba, yani aya nikola, noel gecesi sabaha doğru bacalardan evlere gizlice inerek ocak etrafında sıralanan çocuk kunduraları içine türlü türlü hediyeler bırakıp gider. noel gecesinin sabahı çocuklar için ne ümitler, ne hayretlerle doludur!

    mahiyet itibariyle dinî olmayan bu bayram, milâdî senenin tarafımızdan kabulüyle bizde de teessüs edecekti.

    halbuki yalnız büyük apartımanlarda oturdukları için kibar ismini verdiğimiz balo meraklısı bir halkın kadın ve erkekleri arasında bir gece daha raksetmek ve şampanya içmek vesilesi olmak üzere tatbik ediliyor.

    noeli bilhassa çocuk bayramı olarak resmî bir surette kabul etmeliyiz. bizde çocuklara mahsus ne bir hıfzüssıhha, ne bir giyiniş tarzı, ne bir gıda, ne bir eğlence, ne bir bahçe vardır... çocukların saadetine bir kıymet verdiğimizi iddia edemeyiz. çocuk saadeti nedir? bunu anlamak için çocuk seven memleketleri görmeli.

    noel bayramını adapte etsek, adapte ettiğimiz bunca romanlar, şiirler ve tiyatrolardan sonra fazla aykırı bir iş mi yapmış oluruz?//

    iç. ikdam, no: 11365, 12 birinci kânun* 1928

    söz konusu yazısı haşim'in times'ın zamane muhabiri tarafından yanlış yorumlanmış haşim'in tekzibi yazısına bakılırsa "noel yortusunu dinî mahiyetiyle aynen kabulü" arzusu olarak değerlendirilmiştir.

    //-times'ın hatası-

    geçenlerde bu sütunlarda noel yortusunda hıristiyanların yaptığı gibi, bayramlarımızdan birini çocuklarımıza hasretmemizi temenni tarzında yazmıştım.

    times'ın istanbul muharriri, bu makaleyi manidar bularak, tercümesini gazetesine göndermiş ve makalenin son taraflarında edebiyatımızdaki adaptasyon merakıyla istihza eden satırı, sözde umumî bir hâlet-i ruhiyenin ifadesi gibi anlayarak, birtakım garip mülâhazata esas ittihaz etmiştir. bu hatalı tevil, türkçenin muhabir tarafından iyi anlaşılmadığını gösteriyor.

    bir türkün o türkçe makaleden ne mâna çıkarabileceğini görmek için times muhabirine yeni asır (1) refikımızın o fıkrayı münakaşa eden güzel makalesini okumasını tavsiye ederim.

    ben hiçbir zaman noel yortusunun dinî mahiyetiyle aynen kabulünü ne yazdım, ne de öyle bir şey istedim. hiçbir cereyana zemin ihzar maksadıyla yazılmayan o makaledeki fikir, hassaten çocuklarımızı alâkadar edecek noel yortusu nevinden bir bayramın tecessüsünü veyahut bayramlarımızdan birinin çocuk bayramı haline ifragını temenniden ibarettir.

    makalenin yeniden dikkatle okunmasını ve gazetesine mektubunu yazarken düştüğü hatayı da ona göre tashih etmesini times muhabirinden ümit ediyorum.

    (1) 16 birinci kânun nüshası//

    iç. ikdam, no: 11371, 18 birinci kânun* 1928.

    iç. ahmet haşim (bütün eserleri cilt 2: bize göre / ikdam'daki diğer yazıları), haz. inci enginün/zeynep kerman, dergâh yayınları, 1.b., istanbul-eylül 1991, s. 176-177, 180-181.
  • oturduğu yerde beyin travması geçiren bir insan (misal ben) tarafından rahatlıkla "23 niran ünsal egemenlik ve çocuk bayramı" olarak okunup anlam verilemeyecek bayramımızdır.. hayır sevmem de kadını, mana çıkarmaya çalışma..
  • her sene ayni çosku ile kutlanan ulusal bayramimiz. camilerde verilecek vaazlarda, bu bayrami tüm millete ve çocuklara armagan eden atatürk'ün adinin geçmemesi akillarda soru isaretleri birakmistir..
  • (bkz: 23 nisan 2005)
  • tam havalar duzgun derken ya bir gun oncesinde ya da bayram sabahi yagmurun yagmasiya ¢ocuk gozuyle tam olarak mundar olan bir bayram.
  • an itibariyle riyad uluslar arasi turk okulu bunyesinde kutlanmakta olan ve gecen seneki kutlamalarin turkiye'de yapilan benzerlerinden daha eglenceli ve canli gectigini itiraf etmem gereken kutlamalara sahip bayram.
  • "laik degilim ama laikligi korumakla yukumluyum" diyen bir adamın an itibariyle başbakan sıfatıyla tbmm'de yer aldığı, sokaklarda "tek yol halifelik" diye pankart açanlar polis tarafından sevgi ve şefkatle izlenirken hakkını arayan öğretmenlerin dövüldüğü, aynı ülkede yaşıyor olmamıza değil kökene endeksli insan tasnifinin yapıldığı, en köklü kurumların bile özelleştirme adıyla ona buna satıldığı, kendine özgün bir ülke olmak yerine araplaştırılmaya çalışılan buna karşı çıkanların çoğunluğunun da batılılaşma özentisinde olduğu, kadınlara hala mal gözüyle bakıldığı, kafalarını örtmelerinin kendilerinin en temel hak ve hatta tek özgürlüğünün sanıldığı bir ülkede kutlamakta olduğumuz bayram. yani anlayacağınız atatürk öyle bir eser yapmış ki her türlü ibneliğe, fitneciliği, fücurculuğa rağman 80 küsür yıldır ayakta. belki an itibariyle epey bir sallantıda. ama yıkılacak sananlar havalarını alacaklar eminim. çünkü bu onların osuruktan beyinlerinin becerebileceği bir iş değil.