*

şükela:  tümü | bugün
  • fenerbahçe stadı'nda* oynanan türkiye 1. futbol ligi 1988-1989 sezonu 6. hafta karşılaşması.

    fenerbahçe rıdvan dilmen'in 31. dakikadaki golüyle 1-0 kazanıp liderliğe yükselmişti bu maçla. ertesi günkü milliyet gazetesi fenerbahçe forması ile galatasaray'a ilk golünü atan rıdvan'a atıfla, "rıdvan'ın dediği olur" manşetiyle çıkmıştı. öğleden sonra, yağışlı bir havada oynanan maçla ilgili yine milliyet'in değerlendirmelerinde; hakem sadık deda'nın berbat yönetimi ile maçı çığırından çıkardığı, savaş ve semih'in tekmelerine rağmen rıdvan'ın galatasaray savunmasını darmadağın ettiği, simovic'in takımını hezimetten kurtardığı yer alıyor.

    todor veselinovic ve mustafa denizli teknik direktörlüğündeki takımların kadroları şöyleydi:

    fenerbahçe: toni schumacher, ismail kartal, ergin parlar, müjdat yetkiner, nezihi tosuncuk, şenol çorlu, turan sofuoğlu, oğuz çetin, aykut kocaman, orhan kapucu(hakan tecimer)(serdar şenkaya), rıdvan dilmen

    galatasaray: zoran simovic, ismail demiriz(arif kocabıyık), cüneyt tanman, savaş demiral, semih yuvakuran, savaş koç, uğur tütüneker, metin yıldız, cevat prekazi, mirsad kovacevic, ilyas tüfekçi(tanju çolak)

    biraz da kişisel tarihimden anekdotlar. surtr bu ilk fenerbahçe-galatasaray maçı deneyiminde numaralı tribünde babasıyla yerini almıştı. yerini almıştı derken gerçek bir yerden bahsedemeyiz. bilen bilir, o vakitler fenerbahçe stadı'nın numaralı tribünü betonun üzerinde boya ile ayrılmış oturma yerlerinden müteşekkildi. kapasitenin çok üzerinde bilet satıldığından ve beleş biletlerden ötürü yerinize oturmak ayrı bir sorundu. surtr da henüz 7 yaşında olduğundan ve tüm stat maçı ayakta takip ettiğinden, babasının gayretleriyle sahayı görmeye çalışıyordu.

    7 yaşındaki bir çocuk için fazlasıyla kaos, yorgunluk, pislik(o zamanki stat tuvaletlerini burada tarif edip midenizi bulandırmayayım, ki okuyacağınız gibi asıl pisliği ben yapacaktım) ve heyecan dolu o günden aklımda epey birşey kalmış. hatırımdaki en canlı sahne fener'in golü. ceza sahasına doğru bir ara pası atıldı, rıdvan topu kontrol etti, numaralı tribüne yakın tarafa doğru ve altıpasa yaklaşarak hamle yaptı, galatasaray defans oyuncusu da onunla beraber aynı hamleyi yaptı(cüneyt'ti herhalde). rıdvan bir an durakladı, sağa(penaltı noktasına) doğru anlık bir hareketten sonra topu tekrar sola çekti, artık altıpasın içindeydi, simovic kaleden çıkıp rıdvan'ın ayaklarına doğru uçarken rıdvan topu tavana asmıştı bile. stat yıkılıyordu. ben artık hiçbir şey göremiyordum ama yaşadığım sevinç yeterdi. acayip bir heyecan.

    işte o heyecan aniden sıkışmama sebep oldu. babama söyleyince, 10 dakika daha dayanmam gerektiği, devre arasında tuvalete gideceğimiz yanıtını almıştım. haklıydı, bırakın tribünden çıkmayı, 5 metre ilerlemeye imkan yoktu, öyle bir kalabalık vardı. 5 dakika sonra isteğimi yeniden babama söylerken artık dayanma gücüm azalmıştı ancak babamdan bir kez daha aynı yanıtı alacaktım. işte o vakit dayanma gücümün kalmadığı andı. üst üste gelen fener akınlarının da verdiği heyecanla inceden koyvermiştim. aradan 1-2 dakika geçti geçmedi, devre arası oldu. babam şöyle bir bana baktı, "oğlum 5 dakika dayanamadın mı!" diye hafif bir azardan sonra yapılacak birşey olmadığını anlayarak kalan kısmı halletmek için tuvaletin yolunu tuttuk. 15 dakika içinde sevinç ve heyecandan, utanç ve çaresizliğe hızlı bir geçiş olmuştu. tuvalet kuyruğunda moral bozukluğu içinde beklerken etraftaki abilerin "takılma delikanlı", "canın sağolsun", "fenerli adama birşey olmaz" gazlamalarıyla biraz kendime gelmiştim.

    ikinci yarı fener için çok iyi bir oyunla, benim içinse hafif ıslak geçti. ilk fener-galatasaray maçım her bakımdan olaylı ama yine de güzel ve unutulmazdı. maç çıkışı klasik rotamızdan yürüyerek rıhtım, oradan karaköy, katlı otoparktan arabayı alıp doğru eve. uzun ve yorucu bir gün mutlu bitmişti.

    bu entry; çocuk ve kadınların statların kapısına dahi yaklaşamadığı o günlerde, istanbul'un bir ucundan kalkıp her hafta büyük bir sabırla beni maçlara götüren, futbolu ve fener'i sevdiren babam için yazılmıştır.
  • ligin 6.haftasında oynanan fekat 6-0 bitmeyen eski zaman karşılaşması. karşılaşmanın tek golünü atan şeytan rıdvan, fener formasıyla galatasaray'a attığı ilk golün sevinciyle hızını alamayıp kendini numaralı tribünün tellerine vuruyordu. sezon başı malatya'dan gelen orhan kapucu hücüm yollarında etkisiz kalıyor çok geçmeden yerini hakan tecimer'e bırakıyordu.
  • ali tanrıyar'ın başkanlığı döneminde gerçekleşmiştir.

    (bkz: ali tanrıyar/#46460236)
  • kadıköy fenerbahçe stadındaki lig maçları baz alındığında fenerbahçe iç sahada galatasaray'a karşı 6 yıllık galibiyet hasretine bu maçla son vermişti. daha önceki galibiyeti için (bkz: 26 aralık 1982 fenerbahçe galatasaray maçı)

    rakamlari biraz zorlarsak söyle bir serinin baslangici olarak da anilabilecek bir mactir. bu mactan sonra gunumuze kadar gecen 28 yilda kadıköy'de yapilan lig maclarinda galatasaray sadece 2 galibiyet alabilmiş.

    (bkz: 11 nisan 1993 fenerbahçe galatasaray maçı)
    (bkz: 22 aralik 1999 fenerbahçe galatasaray maçı)

    genel olarak baktığımız zaman galatasaray'ın kadıköy fobisi aslinda son 16 seneye de dayanmayip çok daha öncelere kadar uzaniyor!