şükela:  tümü | bugün
  • her seçim öncesinde olduğu gibi önümüzdeki 24 haziran 2018 seçimlerinde de tipik özellikleri yalancılık olan politikacıların yine bol keseden saçıp savurdukları ve gerçekleşme imkânı ve ihtimali bulunmayan aldatmacalar.

    mevcut düzen politikacılarının ezici çoğunluğunun, bile bile piyasaya sürdükleri bu yalanlara hâlâ inananlar olması ise işin bir başka düşündürücü yanıdır. yalan makinesine dönüşen politikacıların, aldanmaya dünden hazır ağzı açık ayran budalası seçmen tipine göre hazırladıkları şişirilmiş vaadler arasında neler yok ki?

    işsizliğe mi son verilmeyecek, efendim her eve bir maaş mı bağlanmayacak, yoksulluğa mı son verilmeyecek, demokrasi mi gelmeyecek, güçler ayrılığına mı geçilmeyecek, tek adam rejimine mi son verilmeyecek, barış mı getirilmeyecek, herkese konut mu verilmeyecek vs vs. seçim vaatleri arasında yok yok.

    seçim vaatleri yerine getiriliyor mu getirilmiyor mu, nasıl olsa takip edilmiyor. seçim sonrasında kimsenin bunu sorduğu, araştırdığı mı var? o halde şişir şişirebildiğin kadar. sırala sıralayabildiğin kadar.

    en önemli vaatlerin bile somutlanmış bir planı, bir temellendirmesinin olmadığı bu harala gürele seçim yarışında hiç kuşkusuz kazananın kim, kaybedenin de kim olacağı aslında daha başından belli. o kadar gürültü patırtıyla reklamı yapılan seçim vaatlerinin gerçekleşmesi her zaman olduğu gibi pek mümkün görünmüyor, ama hiç sözü edilmese, seçim vaatleri arasında görülmese de tüm siyasetçilerin ve partilerin üzerinde en kolay anlaştıkları ve hızla gerçekleşen bir kazanım varsa o da başta milletvekillerinin kendileri için olanı. çünkü onlar sadece seçimlerde oy bakımından kazanan olmuyor; ilk fırsatta maaşlarına bol keseden yapılacak olan zam ve tüm sülalesine yetecek güvenceler de çantada keklik.

    edit: imla