şükela:  tümü | bugün
  • askerlere tüfeksiz nöbet tutturan, onlara doğru düzgün uyku uyutmayan, tek amacı seks olan, aykırı ve bir o kadar da arzulu köylü kızıdır.

    o köylü kızının adı fulya.
    ah fulya ahh...
    ah al yazmalı kara gözlü kız,
    ah sesiyle karakolu birbirine katan o ateşli kız...

    yıl milenyumun başları o zaman. usta birliğinin en kıdemli askerleriyiz. tezkereye az var yani. e doğal olarak hepimiz iliğimize kadar abazanız, eğitim yaparken birbirimizin götüne bakıyoruz, karakola dişi kedi gelse ''pisi pisi diyeni öldürürüm, yengeniz olur'' diye geyik geçiyoruz. geyik derken bile geyiğin budunu değil götünü düşünüyoruz. uçmuşuz amk.

    ve bir devrem var ( aslında bir derdim var ) adı yücel, devamlı soru soran salağın biri. '' mıntıka yapmamız gerekiyor alay komutanı gelecek '' diyorum. '' buraya mı gelecek '' diyor. evet buraya gelecek diyorum. ne yapacak diyor. lan olum denetleme yapacak diyorum. '' kimi denetleyecek '' diyor. aslında bu soruları bilinçli sormuyor, çocukluktan kalma pis bi alışkanlık işte, hafif psikolojik sorunlu tip. onunla herkes anlaşamıyor..
    çünkü herkesin benim gibi sabırlı olması gerekir ki, o sabır karakolda kimsede yok. tek arkadaşı benim. '' tabi ki bizi denetleyecek yücel, gidip bakkalcı mustafa abiyi denetleyecek hali yok ya '' diyorum. '' koşu mu yapacaz '' diyor. yücel sorma yeter diyorum. '' peki, alay komutanımı bize soru soracak '' diyor. lan olum senin ağzını yüzünü sikerim bi sus deyip gırtlaklarken bizi ayırıyorlar. askerliğim boyunca 40-50 kere böyle ayırmışlardır ama yine de iki gün küs kalamayız...

    hülasa yücel'le yazıhanede oturup çay içerken pat telefon çaldı. akşam 6'dan sonra karakol komutanı gittiği için sorumluluk bana ait. zamanında komutan yetkiyi vermiş '' bu salaklar sana emanet '' diye. hayır diyemezsin tabi. sike sike '' emredersiniz komutanım '' deyip uğraşıyorum.

    '' jandarma '' deyip açtım telefonu. köy yeri . polis gibi vukaat ve şikayetlerle falan uğraşıyoruz. kızın biri seksi bir ses tonuyla '' alöö kimle konuşuyorum '' dedi.

    + jandarmayla konuşuyorsunuz hanfendi. buyrun dinliyorum
    * kim o nejmi?
    + yücel bi sus aga ya.
    - anlamadım.
    + siz devam edin hanfendi. anlatın.
    - aslında sorunum ufak biraz
    + buyrun, yardımcı olmaya çalışalım.
    - bilmemm, olabilir misin acaba.
    + hanfendi telefonu meşgul etmeyin, önemli olaylar olabilir. söyleyin, meşgul çalmasın lütfen.
    - şuan üzerinde asker elbiseleri mi var?
    + o da nerden çıktı.
    - çok tahrik edici oluyor onlar.
    + şeyy
    - kaç santim seninki? büyük mü?
    + yücel kapa kapayı siktir git. çok önemli bi mevzu bu.
    - anlamadım ihihi.
    + yok yok, sen devam et.
    - 18 cm den küçükse başka askere ver telefonu.
    + aslına bakarsan taşakların uç kısmından ölçme
    - şuan çıplağım ve birazdan telefondan hışırtı sesi gelecek.
    + bak bu sefer de ben anlamadım.
    - ihihi bil bakalım nerden gelecek o ses. dinle...
    + amından.
    - evet. parçalamak ister misin onu. saçımı çekmek ister misin?

    abazayız tabi, yaşta 20 olup kan kaynayınca tam bir buçuk saat telefonda konuştuk. acayip uçuk bir kız idi. bu arada odaya arkadaşlar da geldi. herkesin ağzından salya akıyordu. bir hafta da tüm karakolu himayesi altına aldı. adı fulya'ydı.
    ah fulya...
    ahh sesiyle karakolu birbirine katan o ateşli kız...

    yukarıda adı geçen bakkalcı mustafa abi bile sabun satışlarındaki artıştan bahseder oldu. ne oluyor sizin karakola böyle diye meraklanmıştı. kız cidden işin ehliydi. '' karakola gelip hepinizin ortasına diz çökmek istiyorum, sikinizle joplayın, dövün beni, parçalayın beni '' gibi cümleler kullanıyordu. fakat karakolda ortam gittikçe gerildi. zira herkes fulya ile konuşmak için can atıyordu. o ise hep nejmiciğimi verin telefona, o güzel skiyor dedi. kıskandı piçler tabi ve iş çığırından çıktı. fulya'ya artık aramaması için tembihte bulundum '' senin yüzüne birbirimiz sikcez, ver adresini ben bi şekilde devriye atma bahanesiyle gelirim yanına'' dedim. '' hayır olmaz '' dedi. naza geliyordu zilli.

    ertesi gün saat 11 gibi komutan yanına çağırdı. gece ayakta olduğum için gündüz yatıyordum. yücel dürttü. kalk komutan seni çağırıyor dedi. uyanıp doğruldum.. perdelerin arasından gelen güneş ışığı gözümü alınca hapşurasım geldi. ağzımı açıp tavşan gibi havayı koklarken yücel yine sordu; '' tipini sikeyim nejmi neden suratını öyle yapıyorsun '' dedi. soruya bak. şimdi şuracıkta keleşin tetiğini çekmeden namlusuyla öldürsem acaba kaç sene askerliğim uzar diye düşüncelere girdim. bak yücel zorlama dedim, ne dedim ki lan dedi. '' hapşırığım içimde patladı göt'' deyip doğru komutanın odasına yol aldım.

    çaldım kapıyı, çaktım topuk selamını '' emredin komutanım '' dedim. '' imzala şu evrağı, kaç kere dedim imzalamadan benim önüme koyma diye, önce sen imzalayacaksın sonra ben '' dedi. hay anasını. acayip sinirlendim. ulan bunun için mi beni uyandırdın piç herif, senin o tavrını sikerim bak, tezkereye iki ay kalmış halen zulüm ediyorsun, kalktığım zaman imzalasam olmaz mıydı puşttt diye bağırasım geldi. artık nasıl içten içe düşünmüşsem bütün organlarım titredi. sonra kendime gelip bu sefer dışımdan ' emredersiniz komutanım '' diye bağırıp aldım elime kalemi ve lülülü diye telefon çaldı. açtı komutan telefonu. gündüzleri telefona o bakıyordu çünkü. '' jandarma dedi, evet dedi, burada dedi ve kızın biri seni arıyor '' deyip uzattı telefonu;

    - selam nejmi yanıyorum.
    + şeyy sonra arasan, şuan çok meşgulüm.
    - önce vatan mı? yoksa yatan mı?
    + ......
    - vatan sana amım feda ihihi.
    + fulya, sonra ara dedim.
    - elim de hıyar var.

    '' kim o oğlum ?''

    - yok bir şey komutanım, fulya ben seni sonra ararım.
    + dinle sesi bak. oğğhhhhşş.
    - fulya, görüşürüzzz.

    deyip kapadım telefonu ama komutan adanalı bizim. hayatta gözünden bir şey kaçmaz. bir şeylerin ters gittiğini anlayınca mecbur durumu anlattım. böyleyken böyle bir haftadır sürekli arıyor ve cinsel içerikli konuşmalar yapıyor dedim. e siz de dinliyorsunuz di mi dedi? şeyy dedim. şeyini sikeyim senin dedi, kim bu diye bağırdı. bilmiyorum komutanım adını fulya olarak söyledi, hangi köyde oturur, anası kim babası kim bilmiyoruz dedim. zaten tespit etmek için konuşuyorum, kim olduğunu bulduğum zaman size haber vere.. siktir git kapa kapıyı lan deyip sözümü kesti.

    çıktım dışarı. yücel ne oldu diye sordu? yarra yedik dedim. kimin yarra dedi. yücel hiç uğraşamam senle deyip bahçeye çıktım. aynı gün komutan telefon bilgilerini öğrenmek için müracaat etmiş. 3-5 gün sonra ''gizli'' damgalı evrak geldi. verdim komutana açtı zarfı. bi baktım bir sürü telefon numaraları falan var. hemen çaktım köfteyi. dedim kesin kızın evine baskına gideceğiz.

    akşama doğru komutan tekrar odasına çağırdı. karşısında muhtar oturuyor. bir de yanında şişko gözlüklü bakımsız paçoz bi kız var. ağlıyor kız. dedim kesin evden kaçmıştır kız. uğraş işin yoksa. tutanak mutanak hayal ederken '' işte nejmi karakolumuzu rahatsız eden kız bu '' dedi. ha siktir diye çığlık atacaktım zor tuttum kendimi. buna mı osbir çekiyomuşuz diye iç geçirirken, anlamadım dedi muhtar. eveliyatınızı sikeyim diye bağırmak istedim, komutan hemen durumu izah etti, böyleyken böyle kızın geceleri karakolu arayıp askerlerle fink atıyor muhtarım dedi. muhtar şokta. doğru mu bu kız diye bağırdı. kız kafasını öne eğdi. bi tane patlattı kafasına. sonra kolundan tuttuğu gibi bağıra çağıra çıktılar karakoldan. komutan bana baktı ben komutana, ben komutana komutana bana. sonra güldü komutan, siktir git burdan diye bağırdı.

    çıktım yine odadan. herkes karakol çıkışına gözü dikmiş muhtara bakıyor. muhtar da kıza vurup vurup duruyor. yücel geldi neden kenan muhtar şişkoya vuruyor dedi. o şişko dediğin kız muhtarın kızıymış. hani şu meşhur fulya dedim. '' yok ya '' dedi. valla lan dedim. herkes '' ohaa ya '' dedi.

    ve o günden sonra kızın adı '' fulya oha ya '' olarak değişti.

    sanal alem tuhaf işte. görmediğin bilmediğin kişilerle konuşuyorsun, fakat kim olduğunu nasıl bir tip olduğunu bilmiyorsun. gözünde canlandırdığın şeklinle avunuyorsun.

    şimdi merak ediyorum fulya ne yapıyor diye. acaba halen arıyor mu o karakolu?
    ah fulya..
    ah sesiyle karakolu birbirine katan o ateşli kız...

    ***

    - aloo, nejmi arıyomuymuş kız.
    + yücel siktir gittttttt.
    - bi soru sorduk la, siviliz artık.
    + .....
    - cimbom feneri bu sene yenebilir mi? 1 vereyim mi?
    + .....
    - alo, anlat hele yağmur yağıyor mu nejmi, alooo...
  • kurduğun olay örgüsüne sokayım dedirten hikayedir.