şükela:  tümü | bugün
136 entry daha
  • rezalet değil ama iletişim kazası.
    - filmin sonundaki trenin durdurulma şekli olmasaydı da tren farklı bir nedenle geç kalsaydı daha sağlıklı olurdu.
    - 10 ay önce 25 kişinin öldüğü büyük bir tren kazası olmuşsa reklamı yaparken buna dikkat etmek gerekirdi. tabi eğer bilinçli yapılmamışsa.
    ayrıca, her şeyi çabuk unutuyoruz düşüncesiyle mi hareket edildi acaba?
    - ateş düştüğü yeri yakar bunu da unutmamak lazım.
  • reklam gerçekten çok yapmacık ve kötü bir reklam ama tren kazasını hatırlatıyor dye eleştirilmeyi hak etmeyen bir reklam.

    annesi ölmüş onbinlerce kişiyi düşünerek anneler günü reklamı yapılmasın, ailesinden birini kanserden kaybetmiş kişileri düşünüp hiçbir dizide filmde kimse kanser olmasın demek gibi birşey. annesini kaybetmiş bir kişi nasıl anneler gününde üzülüyorsa çocuğunu tren kazasında kaybetmiş biri de tren görünce üzülür, ama hayatı olayları dünyada hiç kimsenin gocunmayacağı üzülmeyeceği bir şekilde dizayn etmeye kalkarsak dünyada üretilecek hiçbir ürün kalmaz.

    bir şekilde duruma üzülüp mesaj atan yazara da hak vermek gerek, en azından amma duyar kastın ha mal diye yaklaşmaktansa bazı insanların senden benden daha hassas olabileceğini düşünüp daha saygılı yaklaşmak lazım.
  • eskişehir doğumlu, kocaeli'de büyümüş biri olarak benim için bayram yolculuğu, tren yolculuğuydu. trenlerin sayısı, yolcu kapasitesi, kalitesi düştüğü için şu anda iyice azaldı bu tren yolculuklarım ama eskiden yolculuğum mümkünse trenle idi. yarın da istanbul'dan kocaeli'ye trenle gideceğim.

    yataklı tren şu an bir ege - eskişehir, bir de doğu - eskişehir hatlarında devam ediyor. bu saçma duyarcıların yarısından çoğu doğu ekspresi ile yolculuk hayali kuruyor.

    eskiden yemekli vagonlarda, kuşetli vagonlarda sosyalleşirdik, yol boyu yeni insanlarla tanışır, yol boyu muhabbet ederdik. arkadaşım, reklamda ne sorun var, saçmalıyorsunuz.
  • sözlükteki vicdansız, “duyar kasmayın yeaa”cı yazarlarının doluştuğu başlık. tren faciasını hatırlatıyor evet, yayından kaldırılmalı evet.
  • reklamda duygusallık yüksek gerçekten ama herhangi bir rezalet ben de göremedim. bundan 9 sene önce eniştemi kaybettiğimizde, 13 ve 3 yaşındaki kuzenlerimin babalarının ölümünden 1 hafta sonraki babalar gününde neler hissettiğini düşünüp, babalar günü, anneler günü gibi günlerin olmamasını dilemiştim onun için tren kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının hislerini anlıyorum ve saygı duyuyorum fakat hayat bu! acımasız şekilde devam ediyor ... hemde öyle bir devam ediyor ki
  • toplumsal trajedilerle, günlük olağan kazaları birbirinden ayırmak gerekir öncelikle. tutup da araba kazası da yaşanıyor o zaman araba reklamı çekilmesin diye karşı görüş sunmak angutluktan başka birşey değil.

    şu reklamı trende değil otobüste düşün. akşam vakti olsun karanlık. 1. köprüden geçiyor. bir telefon trafiği sonra. evladım köprü kapalı, ilerleyemiyoruz gecikicez vs. ucundan da ilerde bir hareketlilik göstersinler bu reklamda raylardaki kazayı gösterdikleri gibi. sonra birden otobüsteki herkes mıç mıç öpüşüp bayramlaşsın, hayat çok güzel olsun. hatta gösteri uçakları havada iyi bayramlar türkiye yazsınlar. sonra tut bunu hemen 15 temmuzdan sonra yayınla reklamlarda.

    ya da evde geçsin olay, yaşlı çiftimiz oğlunu bayram ziyaretine beklerken telefon gelsin, madende asansör arıza verdi diye gecikeceğini öğrensin ama telaşlanacak bir durum olmasın. soma'dan sonra böyle birşey yayınlamak ne kadar uygun kaçardı?

    rezaletten ziyade bir dangalaklık söz konusu sanırım. kasıtlı yaptıklarını düşünmüyorum ama koca projede bir kişi de çıkıp dememiş mi aga biz napıyoz amk diye?
  • tren kazasını hatırlatıyor tabii ki. bu da can acıtıyor. ama bu acı reklamın içeriğinden değil çorlu, soma, torunlar ve diğer trajedilerin devlet katında hiçe indirgenmesinden kaynaklanıyor.
    bu "kazalarla" yüzleşemedik, bu reklam puştluğu elbette bu yüzleşememenin farkında, elbette onun bir düzeltmesi yapılıyor bu reklamla. ama düzeltmelere hazır değiliz. hesap sormak istiyoruz. hesap sormak istiyoruz. hesap sormak istiyoruz. hesap sormak istiyoruz.
  • gayet güzel reklam. herhangi bi kötü olay çağrışımı da yapmıyor, hiç bir siki beğenmeme timi yine boş durmamış anlaşılan.
  • orada kaza yok ki, yol kapanmış tren de mecbur duruyor. bu ilk defa kullanılan bir tema değil ayrıca. iftar temalı trafik kitlenince minibüste iftar yapılan reklam da çekildi. geç kalma, ülkede kullanılan bir tema. konu trenin yolda kalması olunca zorlama bir duyar kasılmış.
  • "rezalet" seviyesinde olduğunu düşünmüyorum; ancak reklamı izlediğimde kötü oldum. şöyle bir söz vardır: "allah sıralı ölüm versin" derler; bir de şu vardır mesela: "allah evlat acısı göstermesin", hatta evlat acısı için "düşmanımın başına vermesin" denir. minicik bir çocuğum var ve hep dua ediyorum; ondan önce gitmek isterim bu dünyadan.
    neyse, çorlu'daki tren kazası, sadece kayıp yakınlarını değil, hepimizi derinden sarsmış, yaralamış, korkutmuş bir olay. eskiden trenle çok yolculuk ettim, isterdim ki çocuğumla birlikte de edeyim, ama bu benim için o kazadan sonra mümkün değil. tren kendimi en güvenli hissettiğim bir yolculuk aracıydı, bu olayla birlikte anlamı değişti.
    şimdi, evladını böyle bir kazada kaybetmiş bir anne olsam -ki anne olunca değişen tek şey, hiç tatmadığınız türde bir sevgiyle tanışmaktır bence- bu reklamı gördüğümde dağılırdım. yas tutarız ya biz, insanlar; hani o yasa biraz hürmet vardır, bir süre o konu açılmaz, onunla ilgili bir şey denmez falan -hak mücadelesi dışında... demek istediğim tam böyle bir şey işte, bu konuyla ilgili hepimiz acı çekiyoruz, ama anneler daha başka bir acı... o nedenle "tren"le ilgili henüz travma tazeyken bir şey yapılmasaymış iyi olurmuş, çok taze çünkü...
5 entry daha