şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • ''çalışmak zorunda bırakılanlar ve zorla ücretsiz izne gönderilenler ne olacak?''

    bu soru dün 3 kez soruldu, 2 kez görmezden gelindi 1 kez de ''zaten belirli önlemler, kısıtlamalar getirdik.'' diyerek geçiştirildi. sanki ülkenin yüzde 70'i evlerde, yüzde 30'u çalışıyor gibi bir algı yaratılıyor kasıtlı olarak.

    çıkıp açık açık ''sizi ve yaşlı anne-babanızı bilerek ölüme terk ediyoruz'' diyin bitsin bu mevzu. söyleyin arkadaş, aldığınız nefesten sıçtığınız boka kadar vergi alıyoruz fakat sizin ve sevdiğinizin sağlığı için sizi 2 hafta evde tutacak bir gücümüz yok diyin. ölen ölür kalan sağlar bizimdir diyin. sorunu yok sayacağınıza acı bile olsa gerçeği söyleyin insanlara.

    düne kadar ''ehonomi çoh eyi'' denirken, her ay büyüme rakamları açıklanırken her dakika, her açılışta, her kanalda sürekli konuşuyordunuz. şimdi niye kimse konuşmuyor? soru basit cevap verin kardeşim. ben her gün takribi 100-200 kişiyle münasebet halindeyim. evde 55 yaşında annem 82 yaşında dedem var. çalışmak zorundayım ne yapacağım? aynı şekilde ay sonu kirası, borcu, ödemesi, bakması ve doyurması gereken 2 çocuğu olan, zorla ücretsiz izne çıkarılan insanlar var. ceplerindeki 3 kuruş da bitince ne olacak? yüce devletimizin planı ne?
  • yaptıkları herşey fiyaskoyla sonuçlanıyor.
  • şimdi ağlamanın lüzumu yok. böyle soruları cevaplayacak, hatta bu soruların sorulmasına bile gerek olmayacak ortamı yaratacak ve tedbirleri alacak, almıyorsa da hesap verecek yöneticileri seçmek için çok fırsatı vardı bu ülkenin. seçmedi. her toplum hak ettiği gibi yönetilir.
  • bakanların ikisi de gerçekten samimi, şefkatli ve işlerinin ehli duruyorlar ancak yine de sürecin iyi yönetilmediği ortada. özellikle de bu tarz hayati bir soruya cevap veremeyeceklerse gözümde hiçbir değerleri kalmıyor maalesef.

    milli eğitim bakanlığının online eğitim uygulaması gayet başarılı, tekrardan gelişmiş bir ülke olduğumuzu hatırlatıyor, gerçi tüm yurtta herkese ulaşabiliyor mu şüphelerim var.

    gelelim en çok canımı sıkan noktaya: sürekli olarak dışarı çıkmayın büyüklerinizin ölümüne sebep olursunuz gibi bir söylem var. ciddi anlamda travma yaratabilecek bir söylem çocuklar için. aynı şekilde gençler için de durum aynı, tedbir almamız için 7/24 yayınlarla bizi ürkütüyorlar ama eminim ki ailesiyle kalanlar için akşamlar paranoyaya dönüşüyordur.

    ortada zaten çok can sıkıcı bir durum var, devlet bizi rahatlıcı unsur olması gerekirken tam aksine bizim daha da çok kaygı duymamıza sebep oluyor.
  • niye cevaplamaya uğraşsınlar ki, gtündeki donu yırtık olan adam bile "don alamıyorum ama oyum ah bardi'ye" diyebiliyor. akp'de farkında açlıktan ölseler yine de seçmenleri bunlara oy verecek, yani onlara göre ortada bir sorun yok.
  • sokağa çıkmayın, işe gitmeyin demek kolay peki bu insanlar ne yiyip içecek, kirasını, faturalarını nasıl ödeyecek? çıkarılan bir kaç vergi ertelemesi neye çözüm olacak? işe gitmeyen insanlara ihtiyaçlarını karşılayacak bir ödeme niye yapmıyorsunuz?

    acilen bu konulara el atılmazsa toplum korona virüsünün vereceği zarardan çok daha fazlasını görecek.