şükela:  tümü | bugün
  • chp tarafından çanakkale'de gerçekleştirilecek kurultay.

    http://aa.com.tr/…ltayi-duzenleyecegiz/873183?amp=1
  • chp adalet kavramının üstünde durdukça akp'liler "fetöyü savunuyorlarrrrrrr" diye deliriyor. adalet kavramının üstünde durulmasın demiyorum ama chp bunu bir dikkate almalı.
  • chp ülkenin başındaki en büyük bela olmuş.
    bugün partiyi kapatsalar yarın umutla uyanırız.

    tam bir emniyet sibobu. ne zaman basınç artsa kılıçdar bizi sakinleştiriyor.
    o yürüyüşten sonra sokağı terketmek yoktu kemal, ayıp ettin.
    şimdi de 1 ay soğutuyorsun.

    (bkz: 1 ay bekle ki gaz iyice çıksın)
    (bkz: evde bira yapımı)
  • toplumda "adalet" isteyen her grubun, orada bulunmasi gereken kurultay.

    zira;

    "milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı, kurtaracaktır"
  • sonrasinda adalet piknigi ile devam edecektir.
  • hükümet tarafından 30 ağustos bayram günü dahil edilmeyerek 26-29 ağustos tarihleri arasında 4 gün süreyle yapılmasına izin verilen kurultaydır.
    [kaynak]

    parti propagandası yasak olacak, ve katılımında sade vatandaşın yanında kurulacak panellerde sendikalar, stklar, bütün mühalefet yapan parti üyeleri ve gazeteci-yazarların da olacağı belirtilmiş. kurultay sürecinde adaletsizliklerin paylaşılacağı, ardından bu anektodlar ve şahitliklerden oluşturulacak bir adalet bildirgesinin okunacağı da belirtiliyor.

    adalet yürüyüşü gibi bir çoğumuzu başarısı ile sevindiren ve şaşırtan bir eylemden sonra ümitle baktığım bu toplanma, umarım muhalefetin yüzeysel çatışmalarını geride bırakarak ülkenin gidişatından muzdarip herkesin ortak bir paydada ve emelde birleşebileceği bir platform oluşturur.

    medya'da dolaşan kılıçdaroğlu tutuklanabilir konulu haberlerin, bir ihtimal bu organizasyonu baltalamak için geliştirilen bir karşı eylem planı olduğu şüphesi de akla gelmektedir.
  • adalet yürüşü ile toplumu gaza getirildiği, ardından gelen yaklaşık 1 aylık sessizliğin ise toplumun gazını almaya yönelik bir dönem olduğu iddia edilmiş.

    adalet yürüyüşçüleri, en başta chp genel başkanı ve myk üyeleri olmak üzere, chp'nin yönetim kadrosu ve teşkilatları ile 450 km yol yürümüş, katılımcıların ayakları su toplamış, tırnakları çıkmış, morarmış, bir halde istanbul'a ulaşmışlardır.

    bi zahmet adamların ayaklarının iyileşmesini bekleyin, sonra sessizlik oldu, toplumun gazı alındı diye şikayet etmeye başlayın.

    bu şikayetler bütünüyle haksız demek işime de gelmiyor. adalet yürüyüşünde, örneğin özgür özel, aykut erdoğdu gibi isimler dinlendirilseydi ve yürüyüş ile kurultay arasındaki 1 aylık süreçte bu isimler aktif hale gelip daha küçük çaplı sokak eylemleri organize etselerdi daha ilginç bir dönem yaşayabilirdik.

    örneğin bu isimler 10 - 15 şehir gezip, merkezi parklarda adalet forumları yapsalardı, bu forumlardan çıkan fikirlerle kurultaya gidilseydi daha zengin bir süreç yaşardık.

    bana göre yeni dönem siyasetinin anahtar kelimesi kollektivite olacak; yani sınırlı sayıda bir grubun yönlendirdiği değil, herkesin bir katkı sunduğu bir siyasi hareket daha başarılı olacaktır. tek adam fikrinin çöküşüne bakarken, kollektif bir hareketin gelişini izleyecek gibiyiz.
  • türkiye'de siyasetin tunç kanunlarından birisi de chp'nin -veya türevlerinin-, solun büyük kısmını kendisine yedeklediği ölçüde sağcılaşmaya dair radikal adımları cesurca atabilmesidir.
    70'lerin sonlarından itibaren bu kural hep doğrulanmıştır. maraş katliamında ecevit'in başbakan olması da, madımak katliamı sırasında shp'nin hükümet ortağı olması da, 19 aralık katliamı sırasında yine ecevit'in başbakan olması da, hatta chp'nin en solcu (!), en gezici (!) olduğunu iddia ettiği 30 mart 2014 yerel seçimlerinde tarihinin en pespaye, en rantçı adaylarıyla solun karşısına çıkması da tesadüf değildi.

    elbette halkın adalet arayışı çok saygıdeğer bir arayıştır ve son derece meşru bir arayıştır. fakat, bu arayışın nereye bağladığı da çok önemlidir !
    bu meşru arayışı fark edip siyasallaştırmaya çalışan kılıçdaroğlu önemli bir adım atmıştır. fakat, yürüyüş sırasında ve sonrasında mitingde ortaya çıkan enerji geçtiğimiz süreç içinde düzen tarafından soğrulmuş ve akp'ye karşı batı eliyle bir pazarlık nesnesine çevrilmiştir. oradaki samimi ve dürüst yurtsever, adalet arayışında olan halkın talepleri silikleştirilmiş ve sulandırılmıştır.

    şimdi ise bu kurultayı topluyorlar. nerede sağcı, gerici, yobaz, faşist varsa baştacı. o yürüyüşe enerjilerini taşıyan solcular ve gericilikten dert yanan, yobazların adaletinin mağduru olan halkımız tükaka...
    bu kurultay ise bu enerjiyi katlayan, tüm tehditlere rağmen o yürüyüşe katılan insanları sağ bir adaya yani ikinci bir ekmelledin ihsanoğlu'na ikna etme amacıyla toplanmıştır.

    zaten bunu gören halk o muazzam bilgeliği ile bu kurultaya yüz vermemiş ve kurultay chp'nin tarihinde onlarcasını bulabileceğimiz gibi örgütünü ve seçmenini heyecanlandırmayan bir bürokratik işleme dönüşmüştür. üstelik o ihtişamlı adalet yürüyüşünde çıkan devasa enerjiye rağmen.
  • adalet yürüyüşünün bir tesadüf olmadığını gösteren kurultay.
  • ekşi siyasetçiler'in bir bölümünün de katılım gösterdiği kurultay.

    mustafa balbay ile yapılan zirve buradan izlenilebilir.

    ayrıca ilhan cihaner ile yapılan zirve de buradan izlenilebilir.