şükela:  tümü | bugün
  • mesaj çözülünce
    "amına kodumun yerinde her başlıkta mal mal komik olmaya çalışan, çift haneli ıq sahibi yazarlar: gül gül öldük. " yazdığı ortaya çıkmıştır.
  • şahsımı heyecanlandırmıştır. bir başka gezegende bizim gibi düşünen, aklı fikri olan, hayatta kalmaya evrimleşen bir canlının olması çok sıradışı değil mi? yani sırf bunu düşünmek bile heyecanlandırıyor beni. bir de mesaj yollamışlar canını yediklerim.

    umarım artık başka dünyadan varlıklardır. lütfen olağanüstü şeyler olsun artık.
  • i fucking love science'in yazisini ozetlemek gerekirse soyledir:

    quebec'te laval universitesi diye bir yerde iki astronom, yani uzayi yildizlari vs dunya'dan teleskoplarla falan arastiranlar, 234 adet uzayli iceren yildiz sistemleri bulmuslar. bu astronomlarin isimleri ermanno borra ve onun az maas alip cok is yapan ogrencisi eric trottier.

    bu ikisi bos vakitlerinde 2.5 milyon adet yildiz ve galaksiyi incelemisler. tabi elle teker teker degil, cunku omur yetmez. bu yildiz ve galaksilerden duzenli frekansta gelen isik sinyallerini analiz etmisler. bu analize gore 234 adet yildiz bizim gunes ile ayni boyutta cikmis, bu ikisinin hesaplarina gore. yani isik sinyallerini analiz edip, bu analizden yildizlarin galaksilerin boyutlarini hesaplayip, 234 tanesinin gunes boyutunda oldugunu bulmuslar.

    bu islemi yapmak icin, fourier transformu kullanmislar. elektrik elektronik muhendisligi okuyanlar bunun ne oldugunu cok iyi bilir, o dersten d alip gecmistim, ortalamami aglatti sinyal isleme dersi. neyse.

    bu transform yontemiyle gelen sinyalleri parcalara ayiriyorlar, yani bir sinyal kumesinin icinde birden fazla sinyal olabilir, kisaca ft dedigimiz bu yontemle isik sinyallerini parcalamislar. ve diyorlar ki 234 tanesi bizim arac gerec hatasindan, molekuler yapidan, uydu sinyallerinden, kimyasal seylerden (ne alaka lan?) olamaz demisler, ve bunu savunan bir makale yazmislar.

    makaleyi okuyanlarin yalancisiyim, sikayetinizi ifls websitesine gonderin, bu iki astronom demis ki: bu 234 tane sinyalin yapisi, parcalari, ozellikleri falan daha onceki makalelerimizde "uzayli sinyali boyle olabilir, soyle olabilir" hipotezine tam tamina uyuyor, o zaman kesin uzayli bunlar.

    ben bir ornek vereyim daha iyi aciklayan; tavuklarin tuyu var, halamin da suratinda tuyler var, demek halam bir tavuk. daha oncceki makalemde tavuklarin tuylu oldugunu yazmistim, iste halam da tuylu oldugu icin bu makalemde bunu savunuyorum.

    lawrence livermore ulusal laboratuvarinda calisan borra, makaleyi yazan kisi yani demis ki "yani olabilir, bu alan pek arastirilmis bir alan degil." bir de sormus "peki uzayli irk sinyal yollamak icin neden boyle komplike sacma sapan yollara basvursun ki?". yani, uzayli irk olmadigi icin olabilir mi?

    stephen hawking'in de icinde bulundugu bir arastirma ekibi bu makaleyi ve sonuclari inceleyeceklermis. uc berkeley'dekiler de "inanmayin sizi sikecek" demis. yani dememis de, hemen sazan gibi atlamayin, once birakin da biz arastiralim edelim demisler. haklilar.

    boyle iste. valla bilim dunyasinda cok sahtekarlik serefsizlik donuyor unlu olmak adina, arastirmalar icin odenek almak adina, o yuzden siz de sazan gibi atlamayin amk.

    hadi hayirli bilimler.
  • bu gidişle 3. dünya savaşını göreceğiz. uzaylılar da bizim nesile denk gelse ne süper olur lan.
  • gerizekalı espri kasanları bir kenara bırakırsak özet olarak şunu diyor aşağı yukarı:

    araştırmacılar 2.5 milyon yıldızı+galaksiyi "düzenli aralıklı ışıma" bulmak için inceliyorlar. 234 adet yıldızda yaklaşık saniyenin trilyonda biri aralıklı, düzenli ışıma tespit ediyorlar.

    ve bu incelemeyi yapan kişilerin hipotezlerine göre bu ne enstürmandaki bozukluktan, ne molekül titreşiminden, ne doğal yıldız ışımalarına ne de özel bir kimyasal özellikten kaynaklanıyor.

    diyorlar ki; bu, daha önce yayımladığımız makaledeki etı -dünya dışı yaşam- sinyallerine dair öngörülerimiz ile uyuşuyor. ayrıca, bu sinyallerin bizim güneş benzeri ışın spektrumuna sahip bir yıldızlardan gelmesi de hipotezimizi güçlendiriyor.

    deniliyor ki, bu tarz çok hızlı ışımalar ancak aşırı güçlü lazerler tarafından yapılabiliyor, misal lawrence livermore ulusal labındaki gibi. yani insan(alien) yapımı olması yüksek ihtimal.

    bu arada ilginç bir biçimde araştırmacılar bir önceki makalelerinden birisinde demişler ki, bu tarz güçlü lazerlerle iletişim kurmak çok mantıklı değil çünkü bu tarz iletişim gereksiz karmaşık ve lazerler çok yüksek enerjiye ihtiyaç duyuyor.

    sonuç olarak, bu kesin olarak bir kanıt değil tabi ki ama incelenmeye değer derecede mühim diyorlar. sıradışı iddialar, sıradışı kanıtlar gerektirir biçiminde.

    ek olarak, stephan hawking'in de desteklediği ingiliz breakthrough listen isimli dünya dışı araştırma projesi de bu 234 tane yıldızı inceleyecekmiş.

    böyleyken böyle, kısaca özetlemeye çalıştım.
  • çok da heyecan uyandırmaması gereken mesajdır. çalışmayı yapanlar ft analiziyle çok çok hızlı ışık atımlarının sebep olduğu ortak bir patern belirliyorlar. sorun şu ki bu bir saniyenin trilyonda birinden daha kısa olan bu atımlarını oluşturmak için bayağı güçlü bir lazer gerekiyor. hadi diyelim uzaylılar mesaj yolluyor, 234 yıldızdan da aynı şekilde mesaj gelmesi çok da mantıklı değil. özetle bu ortak patern de tabby's star gibi henüz anlayamadığımız bir olayın sebep olduğu birşeydir muhtemelen. anlamlandıramadığımız birşey yakalayınca hemen uzaylı medeniyet olabilir demek hem ilgi çekiyor hem de çalışmanın haberleştirilmesine yol açıyor, çalışmayı yapanlar için de dolayısıyla güzel bir fırsat oluyor.
  • belki de insanlık ve dünya tarihini etki edebilecek bir olay var ortada ama başlığa giriyorsun "ehehlekhrkhtrng hhhahehehaehaheehhehe meheheheheh" diyerek salyalar saçan ergenler dolu. tamam belirli aralıklarla bu tip haberler çıkıyor, alakasız şeyleri bile "uzaylılardan bir mesaj olabilir" diye heyecanla inceleyebiliyorlar ama elbet bunların birinden biri doğru çıkacak.

    sözlüğün geldiği şu hal iğrenç ya. adam bilgi almak için başlığa girmiyor, espriyi sıçıp gidiyor. herkeste ayrı bir komik mesaj yazıp beğeni alma sevdası, bir umut debe'ye girme çabası... manyak mısınız lan siz? kafayı mı yediniz?

    30 tane entry olmuş, toplamda üç entry yok bilgi alacak. tamam ingilizce biliyorum linkleri okudum da bilmeyen yüzlerce adam bir umut şuraya girip bir şeyler okumak istese, karşılaşacağı manzara ergenlerin espri çabaları sadece.

    vallahi bıktırdınız lan. yeter artık.

    tanım da gireyim de, formatı sikmeye yemin etmiş ergenler gibi forum tadında entry olmasın.

    tanım: sık sık tekrarlanan uzaylılarla haberleşme/temas haberlerinin son zamanlarda en heyecan verici olanı.
  • bundan yaklaşık bir ay kadar önce stephen hawking "uzaylılarla temas ve iletişim o kadar da iyi olmayabilir bizim için" demişken, bu iletişim veya arama çabaları niye? adamlar (adam ne lan? varlıklar) gezegenimizi bulsun da hitchhiker's guide to the galaxy'deki gibi "sizin gezegen yolun üstündeydi, patlatıcaz" deyip bizi yok mu etsinler?
  • yakın zamanda bu konuya benzer bir kitap okuduğum için bir miktar tırstığım haberdir açıkcası. serinin diğer kitapları da kargoda, geliyor. ama ilk kitap biraz sıkıntılı bitiyordu haberiniz olsun.
    (bkz: the three body problem)
    (bkz: cixin liu)

    sahiden akıllı bir yaşam formundan gelen bir sinyalse ne olur? değilse sorun yok zaten. bunun da yazılmışı var sözlükte bolca.

    kamuoyu duymadan örtbas edilirse sorun yok. vatandaş duyarsa sıkıntı büyür sanki.

    yanıt vermeli miyiz? eninde sonunda yanıt vereceğiz zaten. insanın merak duygusu her türlü belayı çekmesine neden olmuş her zaman.

    yanıt verecek teknolojimiz var mı? bugün muhtemelen yok. ama çalışır yaparız bir şekilde.

    din işi de sıkıntılı biraz. aynı hafta içinde kuran'da zaten bunların yazdığını gösterecektir malum hocalardan üçü beşi. aynı şeyi hristiyan mistikleri, yahudi kabalacıları da yapacaktır ya. new age şakirtleri sokaklara dökülecektir muhtemelen. mars attacks'da önce bunları telef ediyorlardı zaten. ama uzaylı kültü oluşacak muhtemelen dünyamızda, garip mezhepler, fantastik inançlar türeyecek.

    insan ömründe yanıtımıza yanıt geldi diyelim. nasıl bir diyalog olacaktır? eminim ki, bu iletişim teknolojisi gereksiz insanların eline geçmedikçe, hiç bir uzaylı medeniyet kendi teknolojik bilgilerini paylaşmayacaktır ve bence paylaşmamalıdır da. tanışmayı çok istediğiniz kızla buluşunca konuşacak bir şey bulamamak gibi bir durum olur bence.

    yıldızlar arasında ulaşım mümkünse peki? o zaman muhtemelen hapı yuttuk işte gençler. galaksinin sessiz olmasının nedeni bu olabilir mi acaba? sesi çıkan medeniyetin yağmalayan çapulcu medeniyetler hüküm sürüyordur belki de galakside.

    hawking haklı bence de, duymamış gibi yapalım biz bu tür mesajları.