şükela:  tümü | bugün
  • hala polise ere öğretmene dokunuyorlar kardeşim anlamadınız mı referandum da oyunuz eridi ne zaman fetönün siyasi ayağına dokunacaksınız
    (bkz: abdullah gül)
    (bkz: bülent arınç)
    (bkz: suat kılıç)
    (bkz: sadullah ergin)

    bazı arkadaşlar hüseyin çelik ve ali babacan isimlerini eklememi istemişler haksızlar diyemem...

    ne zaman sıra gelecek bunlara, salak mı zannettiniz kandırmaya çalışıyorsunuz bizi...
  • ordu kötü
    asker kötü
    polis kotü
    öğretmen kötü
    doktor kötü
    cehape kötü
    avrupa kötü
    kürtler kotü

    maşallah bir siz iyisiniz.

    bir de ülkenin selameti icin devam etmesi gereken operasyonlar, fetöyle mucadele virt zırt diye sıçanlar da gelmiş.
  • 2013 yılında gaz sıkılan sokaklardan birinin balkonundan, sokağın başındaki polis güçlerine işsiz kalacaksınız diye bağırmıştım sinirle. meğer ne büyük ön görüymüş.
  • hoca durur mu yapistirmis cevabi " hanim hanimm, bu tarttigim kediyse et nerede? yok bu tarttigim et ise kedi nerede?"

    milletle acik secik tassak geciyorlar, millet de uzunca bi suredir salataliga bagladigi icin uyanamiyor mevzuya. simdi kanka, 15 temmuz'dan bu yana 20 bin polis ihrac edildi. 10 bin de yeni aciga alindi. etti 30 bin. askeriyeden de 400 bin kisiye hukmeden 178 generalin de dahil oldugu yaklasik 20 bin kisi ihrac edildi. tsk ve emniyet toplam ihrac ve ilisik kesme sayisi 50 bin. ulan cemaatin elinde silah olan halihazirda bu denli hayvani rakamlara tekabul eden mensubu varken bu darbeye neden katilmamis bu kadar adam? hayir katilmislarsa neden %90'i disarda? ne demek bu? cemaat darbe yapmissa, bu adamlarin darbeye katilmamis olmalari abesle istigal degil mi? hayir bu adamlar cemaatci degil de, buna ragmen f.tocu denerek islem yapiliyorsa bu da 15 temmuz'dan beri her seyin yalan oldugu sonucunu dogurur. her iki ihtimalde de buyuk sicislar soz konusu. ıktidar bi bok yiyor, ve bunu f.to temizligi etiketiyle pazarliyor. burdaki dangalak surusu de "oh oluyo, itfaiye hortum, devlet miet yihhi yihhi" diyerek satin aliyor. yanisi; cemaat buysa darbe nerde, darbe buysa cemaat nerde?
    yok aga yok, ben bu ulkeden umudu kestim.
  • meş'ale biraz sönmeye başlamış olacak ki artık doğrudan ihraçlar değil, açığa almalar başlamış ve bunda aihm'in etkisi de olduğu söylenebilir. malum ki geçmişteki davaların emsali çok, şırnak'ta sivillerin olduğu köyü bombaladığı için devleti 2 milyon 305 bin euro tazminat ödemeye mahkûm ediyordu aihm daha iki yıl önce örneğin. bu kez ise astronomik sayıdaki dava yüzünden sadece türkiye'ye çalışmak zorunda kalabilecek bir aihm bahis konusu. bakmayın şimdinin o "zindanlar bize gülistan oldu" atmosferine, sessizliğine. günümüzde kimsenin ses çıkarmadığı bu hayalet, önümüzdeki on yıl içinde en çok konuşulacak, devleti maddi anlamda da, prestij anlamında da en çok zora sokacak konulardan biri olacak görünüyor ki ölçeğin boyutu sebebiyle neler olacağını önceden hesaplamak da artık imkansız. akp, insanca yaşamak dışındaki her şeye dertlenen bir oluşum olduğu için sosyal politika değil, sosyal dışlama üretiyor; sanıldığından daha kompleks bu toplumu, doymak bilmeyen bir enerji sarfiyatı ile örgütlemeye çalışırken tükenmemesi oldukça zor.

    hele ki reisçilik geleneği, kendi idam sehpasının marangozu bu bakımdan. sanırım akp'nin sonu, robert merton'ın 1930'lardaki meşhur metniyle* literatüre kazandırdığı o beklenmedik sonuçlar* altında boğulmasıyla gelecek. karar mekanizmasının üstüne kurulan otorite sevdalısı birkaç mümtaz şahsiyet, maceracı politik kararlarının sosyal, iktisadî, kültürel, siyasî etkileri olmayacağına mutlak iman ettikleri için, her manevralarında bataklığa daha çok batıyorlar (ki "ittihatçılık" ithamını bu kadar çok yapan geleneğin, maceracılığıyla beraber ittihatçılarla bir dalda iki kiraz olması tam bir türkiye klişesi.) metodoloji olarak kısa vadede kâr ettikleri için, canlarını birkaç yıldır kurtarmış bu yöntemlerinden vazgeçirmek mümkün değil; bu yüzdendir ki bir kısa vade bağımlılığı içerisindeler. reis kitlesinden beş yıldır daha başka şeyleri bekleyenler bu yüzden yanılıyorlar ve yanılmaya devam edecekler. robert merton'ın beklenmedik sonuçlarına bir şerh olarak kobra etkisi pek çok zaman dile getirilir; hindistan'daki kayıplar nedeniyle her kobra başına ödül konarak bu yılanların imha edilmesi planlanır ingiliz kolonyal yönetimi tartafından, ama insanların kobra yetiştirmeye başlayıp bunların kafasını getirerek para kazandığı ortaya çıkar. kobra başına ödül vermenin beyhudeliği anlaşılınca buna son verilir ve kobra yetiştiricileri, artık işlerine yaramadığı için yılanları doğaya bırakırlar. yani kobra nüfusunu azaltmaya yönelik eylemler, kobra nüfusunda patlama yaşanmasına yol açar (benzer bir durum vietnam'da sıçan kuyruğu başına ödül koyan emperyal fransız yönetiminin de başına gelir; ödülü alan avcılar, sıçanların kuyruğunu kestikten sonra çoğalmaları ve para kazandırmaları için hayvanları doğaya bırakırlar.) örneğin günümüzde islamcı cihadîleri kukla yaparak tarih ötesi komplolar kurduğu sanılan abd de beklenmedik sonuçların ağırlığı altında kayıplar verdi; sosyal bilimde arınmak için etmediğimizin kalmadığı "her şeyi tasarlayan alim-i mutlak siyasî aktöre"* dönüştürülür abd, halbuki abd de afgan cihadîlere, sovyetler ile mücadele için silah verdikten sonra yine aynı mücahidlerin kendisine karşı dönmesi ile yüzyüze kalmıştı (bir cia terminolojisi olarak amerikan savunma literatüründe blowback başlığı altında inceleniyor bu konu.)

    çevresindeki tüm bölgesel ve küresel aktörlere, türk tipi "kaybet-kaybet" metodolojisiyle atarlanan, paranoya ile cumhuriyet döneminin en büyük tasfiyesine girişen bir yönetim beklenmedik de değil, artık beklenebilen sonuçların altında kalır. geçmişte iş bulabilmek için fetöcü gibi görünerek ataması yapılan da pek çok kişi var, şimdilerde akpli görünenler olduğu gibi; tasfiyelerin ne yöne olduğunu dahi kararlaştırmak mümkün değil bir noktada. yumuşak karnın üzerine emanet bırakılan o kadar çok kesici alet var ki, hangisinin çöküşte belirleyici olacağını, ilk olarak hangi zayıf noktadan kesiğin başlayarak zincirleme reaksiyona yol açacağını kestirmek güç. 1980'li yıllarda islamcı oluşumlar öylesine marjinaldi ki, hiçbir ankette/survey'de etkilerini göremezdiniz; ay batsa, güneş sönse, ufuklar kararsa islamcılar yükselemez dendiği anda, şapkadan nihayetinde reis çıktı. immanuel wallerstein'ın kitabında dile getirdiği gibi*, oluşumların yükselişlerinde büyük girdileri küçük çıktılara yol açar, ancak çöküş aşamasında küçük girdiler, büyük çıktılara dönüşür. bir zamanlar sükûnetle güçlenen islamî sosyal ve siyasi oluşumlar vardı, günümüzde ise ancak boş gösteren atarlanmalar büyük çıktılara yol açıyor. inandırıcı olmayan her davranış, çok konuşuluyor, gazeteci tabiriyle "gündem belirliyor." bu ise yükseliş döneminin değil, çöküşün alâmeti.
  • polisi fetöcülerden temizlemek mi istiyorsunuz?

    teşkilatı lağvedin.
  • vay arkadaş,
    türkiye değil fetönye'de yaşıyormuşuz meğer.
    ihtiyaç oldukça al fetöden içeri onbinerli onbinerli bak yoluna.

    neredeyse yıl oldu, yüzbinleri aldıktan sonra hala bi gecede 11.000 polisi fetöcü diye alıyorsan, her şeyden önce bunların müdürlerini, daire başkanlarını, genel müdürünü ve dahi bağlı olduğu bakanı uzaklaştıracaksın, şaka mısınız lan siz diyerek.

    velakin nasıl bir fetöyse bu salak örgüt, her yere sızmış, bi siyasete girememişler.
    bak allah'ın işine???
    bitmiyor mucizeleri...
  • fetöcü olduğunu sülaledeki herkesin bildiği, saklama gereği bile duymayan şerefsiz bir akrabam, polislik görevine göbeğini kaşıya kaşıya devam ettiğini öğrendiğim için hala yeterli olmayan açığa alma işlemleridir.
  • insan düşünmeden edemiyor.
    bu kadar büyük (binlerce gözaltı ve tutuklamaya bakarak) bir örgütün bu kadar başarısız bir darbe girişiminde bulunması nasıl açıklanır? ateistler bunu da açıklasın..fetö devlete değil adeta devlet fetöye sızmış gibi. her geçen gün şaşkınlığım artıyor. her üç kişiden biri fetöcü çıkıyor. vay arkadaş!
  • sikimde olmayan olay.

    yalnız belirtmeden geçemeyeceğim; burada allah devletimize, milletimize zeval vermesin diye zırlayan aktrollerin devleti akp devleti, milleti akp seçmeni.

    öyle götünü yiyeyim ayakları yapmayın yırtık amın feryadları!