şükela:  tümü | bugün
  • tarihe kırmızı bir leke olarak geçmiştir maç.
  • (bkz: fabio luciano)
  • beşiktaş'ın şampiyonluğunun gasp edildiği futbol karşılaşması.
    ismini şimdi hatırlayamadığım bir vanspor oyuncusu sergen'in sebest vuruşunu elle kesmiş fakat maçın hakemi metin tokat pozisyona devam demiştir. kaldı ki top elle kesilmese %100 gol olacak, elle oynama ceza sahası içeririnde olduğu için de penaltı olacaktı. fakat metin tokat bir basiretsizlik mi yoksa başka güçlerin etkisinde kalarak mı dır bilinmez pozisyona çok rahat bir eda ile devam demiştir. benim için metin tokat 'ın kariyeri daha o zaman bitmiştir.

    edit: ismini hatırlayamadığım vanspor'lu oyuncunun adı aykut muş.

    pozisyon ve aykut'un trajikomik açıklamaları;

    http://www.youtube.com/watch?v=jgnqwbul1im
  • durup dururken aklıma gelen maç. zannedersem maçın 2. yarısıydı. sergen'in çok sevdiği bir yerden beşiktaş frikik kazanmıştı. sergen vurdu vansporlu futbolcu ceza sahası içinde topa eliyle dokundu ve top dışarı çıktı. dakikalarca süren itirazlara rağmen hakem penaltı falan vermemişti. o zamanlar 11-12 yaşlarındaydım. beşiktaş sevgisi yavaş yavaş yerleşiyordu bende. sergenli, amokachili, şifolu kadrosuyla beşiktaş iyi top oynamaktaydı. defans rahim gibi recep gibi yakışıklı futbolculardan kuruluydu. mutlu topçu sonradan oyuna girer ve uzun taç atışlarıyla bizleri mest ederdi. kaleci hırvat mrmiç, yedeği ise genç yetenek fevziydi. trabzonspor'dan gelen orhan kaynak olmadık zamanlarda gol atar bizleri sevince boğardı. mustafa özkan daha çok gençti. alpay ise beşiktaş için ter döküyordu. ertuğrul sağlam'ın o günlerde ileride teknik direktör olup oynadığı takımı çalıştıracağı aklının ucundan geçmezdi. iankov diye bir yabancı futbolcu vardı. pek yetenekli olmasa da orta sahada koşup dururdu. forvette ise müthiş uyum yakalayan oktay-amokachi ikilisi oynamaktaydı. işte böyle muhteşem bir takımı hakem metin tokat gözünün önünde gerçekleşen penaltıyı vermeyerek yakmıştı. bu maçtan sonra bende hakemlere karşı bir antipati oluşmaya başladı. 1997'den 2008 yılına kadar geçen sürede hakemlerin beşiktaş'a karşı tavırları değişmedi ve sanırım değişmeyecek. yönetim sürekli hakem hatalarından bahsedecek ama neden adam gibi futbolcular alınmadığını sorgulamayacak. 5 senede 5 teknik direktör değiştirmenin faturasını görmesine rağmen hatasını kabullenmeyecek. ama ne olursa olsun bizlerdeki beşiktaş aşkı da hiç bitmeyecek.

    (bkz: hey gidi günler hey)
  • o degil bu macin yoneten sabik hakem kalemsor olmus mac yorumluyor ben olsam insan icine cikacak yuzum olmazdi, hakem efendi topu gormemis, karli sahada pembe topla oynaniyordu, yazsak burdan konya ya yol olur.
  • o donemlerde futbolla ilgili bir icerige sahip olan televole ,hakem metin tokat hakkinda su yorumu yapmisti;

    "o ulkemizdeki 600.000 gorme ozurluden biri"*
  • beşiktaş kulübünün bu maçtan dolayı metin tokat'ı dava ettiğine dair aklımda hayal meyal birşeyler kalmıştı da bu durumu süleyman seba yönetimiyle hiç bağdaştıramamıştım.

    zaten de o başka bir maçmış.

    (bkz: #9233469)
    (bkz: 10 agustos 2002 bursaspor besiktas maci)
  • hakemin vermediği açık penaltı ile tarihe kara leke olarak yazılan ve hakemin beşiktaş tarafından istenmeyen adam ilan edildiği maç. metin tokat'ın pozisyonu açık ve seçik olarak gördüğü kale arkası ağır çekim pozisyonunda belli olmuştu. zaten pozisyon o kadar açık seçikti ve aykut topa herkesten yükseğe zıplayarak ayan beyan smaç çakmıştı ki ne tribünde ne de tv'de görmeyen kalmamıştı pozisyonu. maç akabinde hakemi savunma pozisyonu alan bir kaç aklı evvel ve hakem eskisi yorumcu, hava soğuktu o havada görememiş olabilir gibisinden saçmalamıştı. o sıralar gündemde olan altı nokta körler derneği tanıtımını kullanarak televole metin tokat'la dalga geçmişti. tanıtımdaki "onu oyunlarımıza almadık onu görmezden geldik, o ülkemizdeki altı yüz bin görme engelliden biri" sözleri kale arkası görüntüleri eşliğinde zikrediliyordu. şimdilerde metin tokat'ın kendisi gazetelerde derbi öncesi genç hakemlere açık mektup yollamakla meşgul bir futbol otoritesi olarak.
  • topa blok koyan aykut'un maç sonrasında acun ılıcalı ile yaptığı röportajda kasti olarak elle dokunmadığını ifade ettiği müsabaka.