şükela:  tümü | bugün
  • 1946 secimleri'ndeki acik oy gizli tasnif skandalina benzer bir skandal da bu secimlerde yasanmistir. oy kullanma tamamlanmadan secim sonuclarinin aciklanmasi yasak olmasina karsin, saat 14.00'dan itibaren radyoda sadece dp'nin kazandigi yerlerin sonuclari aciklanmis, boylece oy kullanmamis vatandaslar uzerinde (bak dp kazaniyor) havasi estirilmistir. tabii chp 1946'dan once nispi temsil yontemine gecmemesinin sikintilarini gene cekmis, %41 oya karsin 172 milletvekili cikarmistir. (dp'nin 423 milletvekili vardir). basin yasasi, toplanti yasasi, kasim gulek'n tutuklanmasi vb. ise yaramamistir netice itibariyle dp adina. katakulliyi halk sevmez, buradan bu sonuc cikar.
  • demokrat parti'nin girdiği ve kazandığı son genel seçim. sonrası malum.
  • alınan oy oranlarıyla çıkarılan milletvekili sayısı arasındaki tuhaf farkın, uygulanan sistemden kaynaklandığı seçim.

    bugüne uyarlayıp örnek vermek gerekirse;

    istanbul'un 80 milletvekili kontenjanı var.
    seçime 4 partinin girdiğini varsayalım.
    oy oranları şöyle olsun:
    a partisi: %26
    b partisi: %25
    c partisi: %25
    d partisi: %24

    1957 yılının seçim sistemine göre istanbul'un 80 milletvekilinin tamamı a partisinin oluyor.

    veya ben yanlış biliyorum ;)
  • adnan menderes ve dp'nin zor geçirdiği bir seçimmiş dp direkten dönmüş hatta menderes kurmaylarına "allah bir daha bana 27 ekim gecesi gibi bir gün yaşatmasın" demiş.ileri ki yıllarda yaşadığı acı günlere bakılırsa tutmayan bir dilek olmuş.
  • türk siyasal sisteminin kırılma noktalarından biri. görüldüğü gibi dp seçimleri kıl payı farkla kazanıyor. eğer o amına koduğumun milli birlik komitesi bir sene daha beklemiş olsa gidilecek bir erken seçimde büyük olasılıkla chp kazanacak, iktidar sandıkta değişecek, askeri vesayetin önü açılmayacak vs hayat bayram olacaktı.

    tabi hırsıza neden bizim eve girdin diye sorulmaz onun işi o ama insan düşünmeden de edemiyor.
  • bir ili kazanan partinin o ildeki bütün vekilleri alması üzerine kurulu seçim sisteminden dolayı böyle bir sonuç çıkmıştır.

    burada kabahatin büyüğü chp'dedir zira bu seçim sistemini abd'den örnek alıp uygulayan partu chp'dir.
  • 21 temmuz 1946 genel seçimleri'ni aratmayan bir seçimdir.
    seçim bitmeden öğle vaktinde radyodan seçim sonuçları açıklanmaya
    başlanan, mühürsüz oy torbalarının kullanıldığı seçimdir. chp il seçim kuruluna itiraz etmiş istanbul'da itirazların kabul edilmemiş ama bilecik ve diyarbakır'daki itirazlar kabul edilmiştir. chp'nin kazandığı gaziantep'te ertesi gün köylerden "unutulduğu" gerekçesiyle oy torbaları getirilmiş antep'i demokrat parti bin oy farkla kazanmıştır. chp yine itiraz etmiş gece adliye binasında yangın çıkmış ve pusulalar yanmıştır.
    sonuçlara itiraz ettiği için mehmet barlas'ın babası chp milletvekili
    cemil sait barlas demokrat partililerin talimatıyla tutuklanmıştır. 1 2 3
    ek olarak: bütün bu şaibelere rağmen chp: %41 - demokrat parti: %48 oy almıştır.
  • türkiye siyasi tarihinde ilk erken seçim, siyasi tarihin en tartışmalı dönemlerinden birinde gerçekleşti. erken seçim talebi o dönemde tek başına iktidarda olan demokrat parti’den geldi. demokrat parti’nin erken seçim kararındaki en büyük neden de muhalefetin dp karşıtı güç birliğini oluşturmasını engellemek ve iktidar sürelerini güvence altına almaktı. bir yıl öne alınarak 27 ekim 1957’e yapılan erken genel seçimle ilgili, oy verme işlemleri halen devam ederken radyodan dp’nin kazandığının anons edilmesiyle sandık hilesi yapıldığına dair iddialar ortaya çıktı. birçok yerde oyların tekrar sayılmasıyla tamamlanan süreç sonunda, 1954 tarihli bir önceki seçimlere göre oy oranı %10 gerileyen dp, yeniden iktidar oldu.

    bugüne kadarki erken seçimler kime yaradı?
  • bugünlerin bir benzeri yaşanmış. fatih yaşlı'nın bugünkü yazısından alıntı:

    "...dp 1950 ve 1954 seçimlerini ekonomideki büyümenin de etkisiyle kolaylıkla kazanmış, ancak 1958’e doğru, yanlış politikaları neticesinde türkiye ekonomisini uçuruma doğru sürüklerken giderek güç kaybetmeye başlamıştı. tam da bu nedenle, menderes yönetimi normal şartlarda 1958 yılında yapılması gereken seçimi 1957 yılına almış ve ülkeyi erken seçime götürmüştü.

    (...)

    bu seçim kararından önce menderes yönetimi iki kritik yasal düzenleme yapmıştı. bunlardan birisi basınla ilgiliydi. kolayca istismar edilebilecek ibarelerin yer aldığı bu yasa ile “devletin siyasi ve mali itibarını sarsabilecek” ve “devletin ve hükümetin yurtdışındaki itibar veya nüfuzunu kıracak şekilde” yayınlar yapanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve ağır para cezaları verilmesi öngörülüyordu. bunun yanı sıra gazeteler mahkemeler tarafından 3 aya kadar kapatılabilecek, bakanları, milletvekillerini ve resmi görevlileri küçük düşürecek yayın yapanlara verilecek ceza 1 yıldan aşağı olmayacaktı, yalan haber olduğuna karar verilen haberlerin sorumluları 1 ila 3 yıl arasında hapis cezasına çarptırılacaklar, gazeteler sokakta bağırarak satılamayacaktı.

    ikinci yasal düzenleme ise toplantı ve gösterilerle ilgiliydi. yapılan düzenlemeye göre siyasi partilerin ve diğer tüm siyasi örgütlenmelerin gösteri ve yürüyüş yapmalarına sadece seçim dönemindeki propaganda günlerinde izin veriliyordu. dolayısıyla, seçim dönemlerindeki propaganda için ayrılan süre, yani çok kısa bir zaman dilimi dışında, muhalefetin yapacağı her türlü eylem yasaklanmış oluyordu. ancak yasa bununla da kalmıyordu: “mahallin en yüksek amiri”nin yetkilendirdiği kolluk kuvveti önce toplanan kalabalığa “dağılın” ihtarında bulunacak, sonra havaya üç kez ateş açacak, o da sonuç vermezse “hedef gözetmeksizin” ateş açarak kalabalığı dağıtacaktı..."