şükela:  tümü | bugün
  • bugün kahvaltıdan sonra her zaman yaptığım gibi müzik dinlemek için bilgisayardan amfiye bağlantıyı yapıp bir süre çalmasının ardından dışarıdan duyduğum bağırtıyla yemiş olduğum azardır. tam telaffuz ediliş biçimi azarlama tonunda: "aloooo ezan okunuyooo!" şeklindeydi. 40w'lık bir amfinin 1-2.seviyesinde(daha düşük bir seviye yok) çalıyordu soft bir müzik. ezan okunduğunun farkında dahi değildim sözlük. evim 3.katta ve şehrin ana caddesi üzerinde. her gün binlerce araba geçiyor. bunu neden yazıyorum; bu tarz yerleşim yerlerinde saat 22:00'a kadar gürültü yapmak serbest. yasal olarak böyle şikayet gerektirecek bir kaide yok. bağıran sokaktan geçen bir hizbullah militanı mıydı reis sevdalısı yan komşu muydu o kısmı tam olarak anlayamadım. ama elim ayağım titriyor sinirden şu an. ben bunun dinde olmayan, sonradan eklenen, zamanın şartlarına bağlı gelişip şuan kadük olan birşey olduğunu biliyorum lakin bu heriflerin taklidi imancı kişilik bozukluklarını göz önüne alıp her halükarda müziğin sesini kısmaya özen gösteriyorum. yani diyecek laf bulamıyorum sözlük, adamı katil ederler... üst veya yan komşuysa tekrar etmesi halinde kendisini fetöcü diye ihbar etmemle son bulacak önümüzdeki günlerde.

    edit: ne dinliyordun diye soranlar oldu. metal, prog falan da değil aha şu

    saat 22:00 diye aklımda kalmış, arkadaşlar sağolsun uyardı 24:00 olarak düzeltildi.

    2559 sayılı polis vazife ve selahiyet kanunu,
    madde 14 - "şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek dışında saat
    24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe menolunur. bu yasağı dinlemiyenler hakkında
    ceza kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır.
  • tecavüz de edebilirdi yine iyi yırtmışsın dediğim azardır.
  • ezan okunurken saygısızca müzik dinleyen fasık bir kişiyi, değerlerine saygı gösterilmediğini düşünen bir vatandaş uyarmış.

    iyi yapmış. ağzına sağlık.
  • dövebilirdi,adam toplayıp yakabilirdi,hatta canlı canlı derini yüzebilirdi.

    (bkz: fetö)cü diye ihbar etmek. ülke ne halde ulan korku,baskı devleti aldı başını gidiyor.
  • müziği beğenmemiş olabilir.
    aç bir dombra ezan mezan kimse takmaz.
  • - 29 kasım 2016'da hepsi geçecektir. önünüze bakınız, hayat devam ediyor.
  • yoldan geçen biriyse dinlediğin müzik türü ya da komşunsa yaşam tarzın, ona senin "öteki" olduğunu düşündürtmüş olabilir. ve muhtemelen "öteki" oluşuna beslediği düşmanlık, yakaladığı bir fırsatı değerlendirip sana çemkirmesine neden oldu. her mitinginde "biz..." ve "onlar..." diyen birinin marifeti bu. artık türkiye geçeği...
  • aslında bunu okuduğumda birden aklımda şöyle bir şey canlandı.

    hani illa ki hayatımızın bir köşesinde karşımıza çıkan komşular vardır ya özellikle de üniversite öğrencilerinin komşusudur bunlar.

    ne yapsan merakla izlerler, kapıdan kim girmiş kim çıkmış, eve saat kaçta gelmişsin, üzerine ne giymişsin vs... sürekli bir takip, kontrol altında olursun ve her fırsatta ev sahibine şikayet edilmekle tehdit edilirsin. aslında o eve girmek isteyip girememenin, komşuda pişer bana da düşer lafının sapkın bir tezahürüdür bu davranışlar.

    işte tam da böyle insanlar , tabir-i caizse bizim çomarlar bir şekilde bu düşüncelerini içlerinde tutuyorken, siyasi güçlerin gazıyla haklı olduklarını düşünmeye başlayıp daha da ileri gitmeye başladılar. eskiden gözleriyle süzen, hani bildiğimiz adeta yiyen komşu, işi azıcık da bana ver zihniyetine kadar getirdi. hareketlerini kısıtlama ihtiyacına girmeden, ulu orta aldığı cesaretle ilerledi. çünkü azıcık onun gibi olan toplum çekincesiyle yapamayan adam "eee, bak normalmiş." fikri ile yapmaya başladı, bunu zaten yapan ise daha bir özgürce, genişçe yapabiliyor hale geldi.

    biraz iç dökme gibi oldu, ne bileyim bir dertlenesim geldi.
  • bunun bir örneğini birinci boğaz köprüsü üzerinde yaşamıştım. bmw x5 in içinde babalarının nasıl zengin olduğu belli olan iki akp'li genç, yan tarafımda gidiyorlardı. trafik köprü ağzında yavaşlamıştı ve ben müzik dinliyordum. baktım bana el kol hareketleri yapıyorlar. "herhalde yol soracaklar dedim" artık o sıra ezan sesini nerden duymuşlarsa (muhtemelen cılız bir ses olarak beylerbeyinden geliyordu) "ezan okunuyor" dediler. birden kafamın tası attı. "ne yapayım dedim, namaza mı durayım, sanane benden kardeşim" dedim. onlar "müziğin sesini kapa " diyince daha çok açtım ve "ben müslüman değilim, hristiyanım" dedim, tabi uyuz oldular. halıcıoğluna kadar birbirimizi taciz ettik, devamlı önümüze geçerek. sonra güzergah farklılığından dolayı dağıldık başka yönlere. hayatımda hiç ama hiç bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. mesele ezan v.s değil. mesele bu tip orospu çocuklarının çok rahat bir şekilde insanlara baskılamaya çalışması. alttan almayın!