şükela:  tümü | bugün
  • https://www.aydinlik.com.tr/…-turkiye-aralik-2017-1

    28 şubat'çı genelkurmay başkanı hüseyin kıvrıkoğlu'nun avukatı erol yılmaz aras'ın 28 şubat davasının üç gün sonraki duruşması öncesi beyanı. kıvrıkoğlu'nun bizzat kendi beyanı da olabilirdi. müvekkilinin hislerine tercüman olmuş. ben de 28 şubatçadan kendi dilime tercüme edeyim diye geldim.

    deniyor ki 28 şubatça olarak, "ülkeyi laik askerler skmeye devam edebilseydi, fetöcü askerler 'biz de skelim' diyecek kadar güçlenemezlerdi."

    acaba'larımla hayretlerimi sunuyorum. acaba askerlerin arada askerlikle de uğraştıkları bir rejimimiz olsaydı, akp fetullah'a muhtaç düşer miydi, o sinsi terör örgütü o güce erişebilir miydi, 15 temmuz'da o cesareti bulabilir miydi?

    paşaların formülüne göre ülke her halükârda skiliyor. demokrasi gibi, herkesin kendi işini yapması ve askerlerin de -şu sıra akp'nin emrinde yaptıkları ve doğu-güneydoğu onlara bırakıldığı için çok da mutlu göründükleri türden- askerlikle uğraşmaları gibi bir seçenek yok. illa "paşa sert konuştu" manşetleriyle uyanacağız bazı sabahlara. kenan evren'i genelkurmay başkanı çıkarabilecek zekâ ortalamasına sahip bir kurum her salataya maydanoz olacak, biz de onun emir ve komutlarıyla hizaya gireceğiz yani. (bkz: asker zekası)

    not: gerçek adımla yazdığım için herkes beni biliyor gibi bir yanılgıya sık düşüyorum. özür dilerim. biri aşağıda siz-biz filan diye konuşmuş. akp'li değil solcuyum ben. ama solculuğu laikliğe indirgeyip deniz gezmiş'leri asan orduyla kendisini aynı safta görenlerden değil, akp dahil bütün belaların başımıza kemalizm ve ordu yüzünden geldiğini düşünenlerden. sosyalist sistem dağılınca, sol ve sscb rejime tehdit olmaktan çıkınca her salataya maydanoz olmaya devam edebilmek için laikliği hatırlayan paşalarınızın evveliyatını da bilecek yaşta bir solcuyum bir de.
  • darbeci veya asker sevicisi değilim fakat türkiyede askerlerin gizli ve çok gerekli işlevleri vardır. bu milletin özgürlüğünü kısıtlamak gibi olsa da aslında geniş zamanda özgürlüğün teminatı olan yapıdır bence.. güçsüz asker, güçlü ve korkusuz siyasi demektir ki bu türkiye gibi bi özgürlükler ülkesinde yamyamlıkla sonuçlanıp kanımızın son damlasına kadar emilmesiyle devam eder. asker darbe yapmasın ama siyasilerin herzaman götü askerden korksun. bilime fene yeterince ilgi yokmu bas muhtırayı. ööyle tvde kadına kıza mı sövdü yardır tankı evinin önünden gavatın sıçsın altına. askerle milletvekillerinin karşısındaki en gerçek kurumdur öyle olmazsa milletvekilleri kendi askerlerini yaratır.. demokrasiyi dünya özelinde değil türkiye özelinde düşünün.
  • doğru olan önermedir. bu kararlar uygulanmış olsaydı ülke bu hale düşmezdi. bu apaçık bir gerçekliktir. diğer yönden 28 şubat olmuş da akp fetö'ye yanaşmış da. gerçi siz de haklısınız her dediğinize inanan bir güruh var bu memlekette. henüz 28 şubat'ın ayak sesleri yokken bank asya'nın açılışına da asker yüzünden katıldınız değil mi? şimdilerde sizi menzil ve türevleri cemaatlere de iten 28 şubat'taki askerler değil mi?
  • 28 şubat kararları fettoşilerin daha fazla kamufle olmalarını ve angaje edecekleri eleman konusunda daha seçici olmalarını sağladı. içeri sokabildiklerini soktular, tsk'ya giremeyenler de bunun demagojisini yapıp, siyaset sahnesine çıktı ve bugüne geldik.

    yani ülkenin bugüne gelmesinde en etkin müsebbip ve sorumlulardan birisi 28 şubat sürecinin ta kendisidir.

    gülenin 28 şubattan sonraki süreçte söylediği : "atılanlar, içeride kalanların zekatı bile değil" sözünü unutmayın. 15 temmuz sonrasında karşılaşılan kemalist görünüşlü fetullahçıları dikkate alın. ve 28 şubatın hiç bi ske derman olmadığını görün .

    hep dediğim gibi bu fetullahçıların hakkından sadece bir kişi gelebilirdi. o kişi de recep tayyip erdoğan'dır. tabi etrafındakilerden kurtulabilirse.
  • 28 şubat'ta kendilerini çok iyi gizleyen fettullahçılara hiçbir şey olmadı. aksine cemaatle hiç bir ilişkisi olmayan ender politikacılardan biri olan erbakan'ın arkasından teneke çaldılar: