şükela:  tümü | bugün
  • şehit olan işçimiz nejdet demir evli ve üç çocuk babasıydı. babası hıdır demir güvenlik korucusuydu ve aynı bölgede 1990'da çıkan çatışmada şehit olmuştu. amcası hamit demir ise 1996'da şehit düşmüş. ruhları şad olsun. ayrıca çatışmada bir işçimiz yaralandı. acil şifalar.

    --- spoiler ---
    olay, bugün saat 14.30 sıralarında, şemdinli'nin derecik beldesi gerdan tepe bölgesinde meydana geldi. üs bölgesinde, çevre emniyet sisteminin yapımı için çalışan iş makinesine, ırak toprakları içerisinde ve sınıra yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulunan tanisana sırtlarından güdümlü füze ile saldırı düzenlendi. saldırıda ilk belirlemelere göre, 1 işçi yaşamını yitirirken, 1 işçi de şarapnel parçasıyla sol dizaltından hafif yaralandı. yaralı işçi, bölgeden taşınıp, tedaviye alınırken, alandaki teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için operasyon başlatıldı.
    --- spoiler ---

    ilgili haber
  • allahtan rahmet diliyorum.
    --- spoiler ---

    kendisi istemeyerek de olsa a haber'in iki üç günlük propoganda aleti haline gelmiştir.
    --- spoiler ---
  • cinayettir.

    siyasetle, davayla, ülke kurmayla, ideolojiyle, "bu uğurda bazı şeyler normal"lerle, "devlet daha ağırını yaptı"larla veyahut da başka şeylerle izah edilebilecek bir şey değildir.

    ben son iki seçimde hdp'ye oy verdim. partizanlıktan değil, mecliste bulunsunlar, siyasete alan açalım diye oy verdim. barajı geçtiler, ikinci gün karayılan sonucu başarısızlık olarak değerlendirip selahattin demirtaş'a yüklendi. anında partizan hdpliler selahattin demirtaş'a aynı gerekçelerle yüklenmeye başladılar. sonra erdoğan yüklendi demirtaş'a ve bugüne geldik. başarılı bulduğum bir siyasetçiyi piyasadan sildiler elbirliğiyle. ve anladım ki taban olarak akp ile hdp arasında hiç bir fark yok. çünkü güdülmeye elverişli ve tepeden inmeci bir tavrı kabul içindeler. zaten en yoksul kesimin oy verdiği parti de bunlar çıktı anketlere göre, ortak bir diğer nokta olarak ekledim bunu.

    üstüne bir de tekrar 90'ların reflekslerine büründü iki taraf. bir tarafta devlet, diğer tarafta devlet iddiasındaki teröristler. devleti sistematik şiddetle suçlayanlar, suçlamalarına neden olan şeyleri uyguluyor.

    şimdi de işçilerle uğraşıyorlar. çünkü devletin işini yaptıklarından ölümleri meşru değil mi? devletin resmi tarihini, resmi dilini öğretti diye öğretmen katletmek de meşru değil mi?

    peki bunlar olurken eğitim-sen üyesi oldukları için sürülen öğretmenleri nasıl savunalım? nuriye ve semihi savunan avukatların hapsedilmesine nasıl karşı çıkalım? senin devlet iddiasıyla yaptığını dünyanın en güçlü ülkelerinden ve dünyada herkesin tanıdığı bir ülke yapınca nasıl meşruiyetini reddedelim uygulamalarını?

    diğer tarafta devletin her kurumunda çalışan hdpliler de devletin resmi ve ideolojik işlerini görmekteyken, sen nasıl olur da dağda çalışan işçileri öldürürsün, neden kendi partizanlarına geçmez sözün?

    apaçık ortada artık, partizanları dışındaki herkesi geri dönüşü olmayacak şekilde kaybettiler. ama ne o öğretmenler ne de işçiler gelecek. aci çekiyorum, tırnaklarım acıyor üzüntüden.