şükela:  tümü | bugün soru sor
  • öncelikle eğitimin kelime anlamına bakalım kişinin toplumda yer edinebilmesi için gerekli bilgi beceri ve anlayışları edinebilmesi konusunda yardımıdır.

    hepimizin yakındığı konu; eğitimimizin kalitesizliği konusunda wef(world economic forum) 2017 yılında yayınladığı araştırmada türkiye; nijerya, brezilya gibi ülkelerin üzerinde 101. sırada kendine yer buldu. yine pısa direktörü andreas schleicher tarafından ülkemizdeki eğitim bilgilerinin artık çağ dışı olduğu ve ezbere dayanan bir eğitim yapıldığı habertürk gazetesine verdiği röportajda yer almaktadır. ezbere dayalı eğitimin yaratıcılığı körelttiğini de eklemeden geçmemiştir.

    bir diğer konu ise :bir çocuğun eğitiminde ailesinin sosyoekonomik sınıfı çok önemlidir neden mi? johns hopkins üniversitesinin ünlü sosyologlarından karl alexander'ın yaptığı illköğretim aşamasında ki araştırmada(california archivement test ile) 1. sınıfta alt, orta ve üst gelir sınıfı öğrencilerinin arasında ki farkın çok az olduğunu ancak 5. sınıfa geldiklerinde aradaki farkın daha da açıldığı sonucuna ulaşmıştır. çünkü üst gelir grubu aile çocuklarının yazları aldığı eğitimi, kursları ve aktiviteleri orta ve alt gelir grubu çocuklarının alma imkanı yoktu.

    hatta alexander haziran ve eylül aylarında iki farklı test yapmaya karar vermiştir. bu da yaz dönemi ve eğitim döneminde ki öğrencilerin gelişimini ölçmek üzerinedir. veriler çok ilginç eylül- haziran arasında yapılan testte( yani eğitim yılı başında ve sonunda) orta sınıf gelir grubu aile çocuklarının gelişim yüzdesinde ilk sırayı yer aldığı görülürken haziran-eylül(yani yaz tatili dönüşü) yapılan testlerde ise sıralama tahmin edeceğiniz gibi üst-orta-alt olarak gerçekleşmiştir.

    peki biz özellikle devlet okullarında yaz tatili sürelerini kısaltırsak bu adaletsizliğin önüne geçebilir miyiz ve topyekün eğitimde kalkınma sağlayabilir miyiz? ülkemizde ve avrupada 1 eğitim yılı ortalama 180 gündür. bu rakam çin japonya kore gibi ülkelerin yanına bile yaklaşamaz. japonya da 243 kore de 220 gün... hatta haftalık eğitim süreleri ise bize oranla %30-40 daha fazla.

    bu ilk başlarda pek tabi zor gelecek gün bitene kadar yerinde duramayacaklar ama bunun bir bölümü sabır diğer bölümü ise motivasyon diyor david levin.

    bu uygulama emin olun araştırdığım kadarı ile alt ve orta gelirli aile çocuklarına verilen en büyük fırsat olacak. bill gates amerikanın en zengin ailelerinden birinin oğlu ve ilk zaman paylaşımlı bilgisayara sahip okulun öğrencisi peki o okula bu bilgisayarı kim aldı? tabiki ailesi. bill gates çok çalıştı fırsatları iyi değerlendirdi ama...

    bizim böyle bir imkanımız yok, temel kaynağımız motivasyon çalışmak ve sabır olmalıdır. benim önerim bu şekilde olacak değerli dostlar...
  • (bkz: biraz sessiz ol ogretmeni uyandiracaksin)

    öğretmenlerle düşman olmak isteyen yazar başlığı
  • hatta bir kampanya başlatıyor ve diyorum ki yaz tatili bir ay olsun
  • ben de bu durumda dünya'dan çeşitli örnekler paylaşayım:

    ortalama bir okul günü finlandiya'da 5, sinagapur ve almanya'da 5.5, kanada ve japonya'da 6, avustralya ve yeni zelanda'da 6.5, abd'de 6.8, çin ve hollanda'da 7, güney kore'de 8 ve tayvan'da 8.5 saat. bu süre türkiye'de ise 8-9 saat arasında (ikili öğretim düzeni hariç).

    öğrencilerin okulda bulundukları süre estonya 175, abd 180, finlandiya, hong kong, yeni zelanda ve bizi kıskanan almanya'da 190, singapur ve kanada 193, hollanda 200, japonya 210, güney kore 220 gün. bu süre türkiye'de ortalama 180 gün.

    demek ki, okul saatlerini veya okula gidilen gün sayısını arttırmak çok da işe yaramıyor. dünyanın en iyi eğitimlerinin verildiği finlandiya, abd- almanya, kanada vs gibi ülkelerde okul süreleri bizdekinden çok daha kısa olmasına rağmen pisa gibi uluslararası sınavlarda sağımızdan atıp solumuzdan geçiyorlar. kendi yazdığını okuyamayan, anlayamayan öğrenciler mevcut.

    okul gün sayısının ise genellikle daha sıcak memleketlerde daha kısa olması yönünde bir eğilim var. daha soğuk ülkeler ise biraz daha uzatabiliyor. ancak bu konuda dünya ortalamasından çok geride olmadığımız gibi bizden kat be kat daha iyi eğitim veren ülkelerle yaklaşık gün değerlerine sahibiz.

    özet olarak, istersen okulu tüm sene boyunca açık tut, istersen okulu sabah sekiz akşam sekiz yap, eğitim zihniyetini modern düzeye çıkartmadıkça malesef hiç bir yere varamazsın.
  • çok fazla bilgiye maruz kalmak çok fazla öğrenmek anlamına gelmediği için katılmadığım önerme. verilen eğitimin kalitesi düşük olduğu için çocukları ekstra 1-2 ay daha işkenceye maruz bırakmanın yararlı olduğunu düşünmüyorum. eğitim kalitesi arttıkça da 1-2 ay ekstraya gerek olacağını düşünmüyorum.
  • ödev yok.
    sözlü yok.
    ölçme değerlendirme mevta olmuş.
    öğrenci zayıf alsa veren öğretmen fırça yiyor.
    "eğitim = bir sonraki seçme sınavına hazırlık" olmuş.
    öğrenme hazzı unutulmuş.

    bir gün eğitimle 365 gün eğitim arasında fark kalmadı bence. bildiğiniz gibi yapın.
  • şimdi, öncelikle başlığı iyi analiz etmek lazım. öğrenciler neden yaz mevsiminde 3 ay tatil yapıyor?

    bu gelenek cumhuriyet döneminden gelen bir olay. harman zamanı, öğrenciler ailelerine yardım etsin diye 3 ay tatil varmış. aynı zamanda birçok öğretmen de tarım ile uğraştığı için yaz mevsiminde eğitime ara verilmesi zorunlu gibi bir şeymiş.

    şu anda durum ne? böyle bir olay artık söz konusu değil. peki neden sistemi değiştirmiyoruz? çünkü müfredat sistemimiz tamamı ile 9 ay eğitim-ögretim üstüne kurulu. değiştirmek istesek bile şak diye olacak bir iş değil. okulları yavaş yavaş geç kapatıp yavaştan erken açmaya başlayabiliriz.

    çünkü gerçekten de 3 ay eğitime ara vermek çok gereksiz.

    edit: klimadan bihaber insanları gösteren başlıktır aynı zamanda.

    edit 2: ayrıca, "o sıcağın altında" öğrencilere matematik öğretmek zorunda değilsin. otur satranç oynat. yüzmeye götür. film izlet, bunun üstünden çocuklara tartışmayı öğret. münazara yaptır. yabancı dil öğret. enstrüman çaldır. resim yaptır. fotoğrafçılık kursu ver.
  • 4 + 4 + 4 (yaz tatilli)

    4 + 3 + 3 (yaz tatilsiz)

    15 yaşında üniversiteye girilsin, o da yaz tatilsiz 3 sene olsun (ortalama)

    18 yaşında üniversite mezunu gençlerimizle geleceğe koşalım

    dikkat : bu yazı ciddi değildir ama ciddiye de binebilir
  • (bkz: bullshit) ağustos sıcağında çocukları havasız, nefessiz sınıfa tıkıp eğitilmelerini mi bekleyelim yani?