şükela:  tümü | bugün
  • bir aydan daha uzun süredir devam eden ve evkur'a verdiğim söz nedeniyle anlatacağım rezalettir.

    26 ağustos'ta evkur izmir çiğli şubesinden bir buzdolabı satın aldım. 29 ağustos'ta satış işlemi onaylandı ve 30 ağustos'ta buzdolabını eve getirdiler. buraya kadar problem yok.
    araya bayram tatili girdi.

    buzdolabının servis tarafından açılıp çalıştırılması gerektiğinden servis çağırdım. servisin müşteri hizmetlerinden kaynaklanan bir sıkıntıdan dolayı ancak 16 eylül'de servis elemanı geldi ambalajı açtı ve buzdolabının 4 farklı yerinden hasarlı çıktığını gördük ve değişim talep ettim. servis elemanının düzenlediği formla birlikte aynı gün buzdolabını aldığım evkur izmir çiğli mağazasına gittim. benden formu ve buzdolabındaki hasarların fotoğraflarını aldılar ve değişim için gerekli işlemleri başlattılar.

    şube çalışanlarından b.... bey tarafından işlemler takip edilmeye başlandı ve 20 eylül'de b.... bey "deponun teslimatı bugün yetiştiremediği, 21 eylül perşembe günü yapılacağı" bilgisini verdi. işte rezaletin büyük kısmı buradan sonra başlıyor.

    bekledikçe gelmeyen buzdolabını sormak için aradığımda telefonlarıma cevap verilmeyince hem evkur genel merkezini arayıp durumu bildirdim hem de iş çıkışı şubeye gitmek için bir fırsat yaratıp 27 eylül akşamı şubeye gittim. mağaza müdürü olduğunu söyleyen biri ve b.... bey hiçbir şeyden habersiz tavrıyla yanımda depoyla görüşüp "teslimatın 29 eylül cuma günü yapılacağı" bilgisini verdi. ertesi gün ise evkur genel merkezinden aradılar ve "teslimatın 30 eylül cumartesi yapılacağı" şeklinde bilgi verildi. "şubeniz cuma diyor siz cumartesi diyorsunuz" dediğimde "biz şubeyle görüşüp döneceğiz" ve kimse geri dönmedi.

    29 eylül cuma akşamı şube çalışanlarından bir bayan b.... bey'in telefonundan beni arayıp "bugün en geç 21:00'a kadar teslimatın yapılacağını olmazsa 30 eylül cumartesi günü yapılacağını" söyledi. 30 eylül cumartesi günü sabahı evkur genel merkez'e ait bir numaradan aranarak "bugün sizin bulunduğunuz bölgeye sevkiyat olmadığı için teslimatınız gerçekleşmeyecek. pazartesi ya da salı günü teslimatınız yapılacak." şeklinde saçmalayan kişiye bi ton bağırdıktan sonra telefonu suratına kapattım ve aksilik bu ya hafta sonu boyunca hasta olduğum için yerimden kıpırdayamadım bile.

    2 ekim pazartesi günü tekrar tekrar aramama rağmen b.... bey telefona cevap vermedi. yine evkur genel merkezini arayıp durumu izah ettim. bana "ürün teslimatının 3 ekim salı günü yapılacağı" söylendi. buna karşılık ben de kendilerine teslimatın yine gerçekleşmemesi halinde yasal yollara başvurup durumu sosyal medyada paylaşacağımı bildirdim. 3 ekim salı günü mesaim bitene kadar yine b.... bey'i birkaç defa aradım ve cevap alamadım. yine iş çıkışı fırsat yaratıp evkur çiğli şubeye gittim ve mağaza müdürüyle görüşmek istediğimi söyledim. bu sefer bir bayan çıktı karşıma ve tekrar olan biteni baştan anlatmak zorunda kaldım. hemen çok üzgün bir tavırla birini aradı ve teslimatın neden hala yapılmadığını sordu. telefonunu kapattığı gibi söylediği şey "ürününüz şu anda dağıtımda. bu akşam en geç 21:00-21:30 da teslimat yapılacağı" oldu ve ben de kendisine genel merkezlerine söylediklerimin aynısını söyledim. "siz merak etmeyin. ürün bu akşam elinizde. siz çok haklısınız vs." sözleriyle oradan ayrıldım. ne olduğunu tahmin etmişsinizdir sanırım.

    hala daha mutfağımda duran hasarlı bir buzdolabı ve teslimat yapılmadı.

    edit: paragraf

    edit2: ilginç bir şekilde 15:00 sularında buzdolabını getirmişler. stres sona erdi mi? tabi ki hayır. servis gelip kutuyu açana kadar "acaba bu da hasarlı mıdır?" stresine devam. adamlar önce yan apartmana çıkarıp indirmişler dolabı sonra bizim eve.
    evkur genel merkezden hala ses yok. gelişmelere göre güncelleme yapacağım.

    edit son: buzdolabı geldi ve şükür bu sefer sağlam çıktı. servis elemanları ertesi gün gelip açtılar ve kullanıma hazır bir şekilde teslimatı tamamladılar. marka müşteri temsilcileri bile arayıp alaka gösterdiler. ama evkur'dan şikayetlerimle alakalı hala bi ses soluk yok. sonuç olarak tecrübe ederek gördük ki bir daha evkur'dan alışveriş yapmamak gerek.
  • rezalet puanı 10/10

    yazarda iyi sabır varmıs. bir araç kiralayıp buzdolabını adamların kafasına atmaya götürmemiş
  • tek kelimeyle rezalet durum. yerinde olsam önce o markaya mail atar durumu bildirir, ardından iadeli taahhütlü mektup gönderirim ev kur genel merkezine. paramı faizi ile ödeyin ya da tüketici haklarına giderim diye. inat için yeni ürünü almam. posta masrafı da dahil hepsini isterim.
    sadece bayi hatası olan işleri pek önemsemem ama genel müdürlük de aynı havadaysa ev kur da alınmayacaklar listesine girdi demektir.
  • şark kurnazı bir firmanın küçük hesapları ile marka değerinin içine etme çabasıdır. aferim evkur devam et.
  • 'kimi kime şikayet edeceksin de derdine çözüm bulacak ?' dedirten olaylardan biri daha.zaten bunu bildikleri için utanma duygusundan arınmış şekilde yalanlar söyleyebiliyorlar.
  • ulan keşke böyle bir 1 aylığına düzgün bir ülkeyle hukuk sistemimizi takas etsek de bütün bu rezaletler küçük kurnazlıklar sokağa salınan katil tecavüzcüler falan halledilse.

    büyük rezalettir.
  • şaşırmadım bende taksitle bir ürün almak istediğim zaman ilk kez alışveriş yapacağım için iş yerine gelip gerçekten böyle bir yer var mı yok mu diye bakmak istediklerini söylediler. 2-3 gün sonra bir telefon adreste olup olmadığımı sordu. bende o sıralar e-ticaret işleriyle uğraşıyorum ufak , tek bölme bir yer tutmuşuz 2 masa atmışız 1 pc var geri kalan her yer de ürünler var.

    neyse bu arkadaşa 2. iş yeri adresinde olduğumu söyledim ki normal adres ile araları 3-4 km kadar. eleman tamam diyerek depo ya geldi.

    ve asgari ücret bile aldığından emin olamadığım , konuşma tarzından , hal ve hareketlerinden , saçından başından , üstünden başından ( evet gömüyorum eziyorum ) ne tip bir model olduğu belli olan bir şahıs içeri girdi. ilk tepkisi resmen bende şok etkisi yarattı. elemanda ki cümle " aaa şimdi sizin ofis diye çağırdığınız yer burası mı " diyerek 10 numara 5 yıldız bir giriş yaptı. neyse uzatmadan herif özgün ve aşmış ufku ile bizim depoyu beğenmedi size mal veremeyiz diyerek döndü çıktı.

    bu arada alacağımız şirketteki bir çalışan arkadaşa orta direk 2 bin tl ' lik bir cep telefonuydu. yorumlar sizde ...
  • rezalettir, yazar arkadaşımız eğer tutar limiti aşmıyorsa doğrudan hakem heyetine başvursun, bildiğim kadarıyla online da başvurulabiliyor.