şükela:  tümü | bugün
  • özetle veli (2) ernst (1) cenk (2) bir de kendi adamları olmak üzere 6 kaleye giden topa müdahele barındırır.

    ve aslında bütün olay yine cenk'in %100'lük gol vuruşunu kornere çelmesinin ardından kullanılan kornerle başlar, ki bu kısmı gözden kaçmaya çok müsaittir. trt özete bile almamış o kurtarışı.
  • oleksandr shovkovskiy'nin http://www.youtube.com/watch?v=ftnx4lxlwuq videosundaki wayne rooney'e benzer bir atlayış gerçekleştirdiği maçtır. o değilde beşiktaşlı olmamama rağmen beni bile hop oturtup hop kaldıran belki de beşiktaş tarihine geçmiş bir pozisyondur kendisi. hani normal hayatta izdüşümü chewbacca defense öyle bişey.*
  • karambollerin karamboludur efenim. fitbolu fitbol yapan olaylardandir. lakin su gercegi gozardi edemeyecegiz:
    cenk gonene methiyeler duzen futbolseverlerin neresiyle izledigini anlamadigim karambol. cenk gonen'den once robert hilbert'in, ismail koybasinin ve fabio ernst in golu cikardigi karambol. top ilk defa kornerden geldiginde cenk gonen bosa cikmis, ayila yussuf isimli oyuncu yusuf yusuf oldugumuz anlarda once robert hilbert'in yerde yatarken uzattigi ayak ucunu, sonra da ismail'in dizlerini gecememis, daha sonra kaleci olexandr shovkovskiy nin meshur olan ucan kafasinda topun gol olmasini ensesiyle onlemistir. bu sirada ortalarda gorunmeyen cenk gonen herhalde kiev oyuncularinin ofsayta dusmesi icin penalti noktasinin oralarda yatmaktadir. donen top tekrar kalemize yonlendirildiginde ise fabio ernst vucudunu siper ederek golu kurtaran adam olmustur. daha sonra artem milevskiy in sutunda cenk gonen guzel bir cansiparane kurtaris yapmistir, en son soldan gelen sutta da normal bir kurtaris yapmistir.
  • dinamo kievli oyuncuların öylesine gaza geldiği bir pozisyondur ki olayın en sonunda, takımın 2 (iki) numaralı oyuncusu, önüne düşen topu yaklaşık 30 metreden ayağının dışıyla kaleye sokacağından emin bir şekilde vuruş yapıp, meşin yuvarlağı boğaza yolladıktan hemen sonra hayal kırıklığı ile başını ellerinin arasına almıştır.
  • bundan ötesi olmaz dediğim karambolü, net gol pozisyonu adedinde olmasa da heyecan ve önem noktasında geride bırakmış karamboldür.

    dikkat çekici birkaç nokta var bu karambolde:

    - yaklaşık 8-9 saniye boyunca dinamo kiev kalecisinin, beşiktaş kalesine beşiktaş kalecisinden daha yakın durduğu ve futbol tarihinde eşi-benzeri pek görülmemiş bir karamboldür.

    - cenk'in düştükten sonra kalesine dönmek yerine kalkıp şutu çekenlerin üstüne üstüne gitmesini izah etmek için mantıklı bir sebep yok; ama o an için doğrusu buymuş.

    - hele shovkovskiy’nin yarım metrelik mesafeden yedi metrelik kaleye vurduğu kafanın önünde duran takım arkadaşının ensesine çarpmasının ise (bu hafta içinde adamın biri kendi yarı sahasından "kafa golü" attı rakip takıma) normal şartlarda herhangi bir rasyonel açıklaması da yok.

    - sabri ugan'ın resmen dili tutulmuş ilk karambolde ("yattı" falan gibi bir şeyler gevelemiş; ama olmamış).

    - ayrıca kim o bilmiyorum; ama beşiktaşlı bir futbolcu bütün bu olayların tamamını ceza sahası dışından seyretmiş.

    - ev sahibi takımın yaşadığı önemli gol tehlikelerinde tribünlerden gelen ve kadın taraftarların baskın olduğu çığlıklar bile duyulmamış karambol esnasında. hatta ıslıklar bile normalden daha cılız duyuluyor.

    - inşallah başta rıdvan dilmen olmak üzere kalbi olanlar pozisyonu izlememiştir; zira tekrarı dahi ürperti veriyor. yenilecek bir gol ülkedeki mutsuzluk katsayısını 90'lı yılların enflasyonu gibi yükseltirdi herhalde.

    manasını hiç bu kadar hissederek söylememiştim karambol kelimesinin.

    edit: q7'ymiş ceza sahasının dışında bir umut 93. dakikada top gelir de kontraatağa çıkarım diye bekleyen zat-ı muhterem. tahmin etmeliydim. alcoholic savage'a teşekkür ederim.

    edit 2: kendi yarı sahasından kafa golü atanın linki de burada.
  • bu karambol yüzünden yakinda mac biletlerine " besiktas öldürür" diye zorunlu yazi bastiracaklar ya da " cok gec olmadan size en yakin psikologdan yardim alin " . dattiri dat daaatt dattiri dat daat dat daaat
  • çok samimi bir dostumla maç bittiğinde telefonla konuştuk.ikimiz de gülerken ağlıyorduk sinirden.maç bittiğinde arkadaşımı eşi, beni ise anam; öldün mü yaşıyon mu iyi misin diye tokatlıyordu.ben böyle bir şey görmedim,yaşamadım.rahmetli kazım kanat:'beşiktaşlı bir adamın 60 yaşını görmesi büyük başarıdır.' demişti.ben de diyorumki;beşiktaşklı olan birinin her an ölüm tehlikesi vardır.

    edit;hece eksiği..hala elim ayağım titriyor.kiev kalecisi nasıl uçmuş öyle...
  • futbolun ne kadar enteresan bir oyun olduğunu gösteren pozisyon. bazen gol atmak için 50-60 metrelik geniş alanlarda kontra arasınız, bazen oyunu daraltıp 40 cm de gol bulamazsınız. pozisyon için dinamo kiev kalecisi ile forveti arasındaki mesafe 40 cm. adamlar oyunu daraltıp futbolun tüm gereğini yapmışlar.

    ayrıca pozisyonda yanlış saymadıysam 4 adet ofsayt var. neredeyse tüm çekilen şutlarda ofsayt var.

    bu pozisyonun uzun versiyonu için;

    (bkz: 16 dakika)

    not: aynı duygu olmadğının farkındayım. binde biri anca olabilir.
  • ben ki maç biletlerini saklayan biri değilimdir. en fazla maç sonrası çok çok anlamlı bi maç değilse yırtar atarım, 100. yılında alınmış kombine durur bir de bi kaç efsanevi maçın biletleri dururdu kenarda köşede. bugün de gişelerden içeri girerken beşiktaş'ın mevcut performansı gereği atsam mı atmasam mı diye düşündüm bileti, sonradan -dur lan kenarda dursun, belki efsanevi bi'şi olur da ilerde anlatırız bu bileti gösterip, demiştim, iyi ki de atmamışım. fevzi'nin ayağından ıskaladığı maçın biletinden ve 100. yıl kombinesinden sonra bu bilet bence 3. sırayı almıştır arşivde. öyle bi çılgın karambol işte. seneler sonra da yine aynı heyecanla anlatılır bu karambol.