şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri olan çanakkale'de yaşadığımız çirkin bir olaydır.

    şehir dışından gelen annem ve dört arkadaşını çanakkale kordon boyundaki küçümen refika adlı mekana açık büfe kahvaltıya götürmemle başlayan olaylar zincirini anlatmak istiyorum.

    misafirlerimle hep birlikte dışarıda kahvaltı etmeye karar verdikten sonra deniz manzarası olduğu için küçümen refika adlı restauranta girdik. tabaklarımızı alıp keyifle yemeye başladık. bir süre sonra misafirim s.'nin hareketlenip yüzünü buruşturduğunu gördüm. elini ağzına götürüp ağzındakileri çıkarttı ve patates salatasının içinden bir sigara izmariti çıktı. evet patates salatasından sigara izmariti.

    sigara izmaritinin fotoğrafı : link

    dışarda yemek yiyenlerin geneli buna benzer şeyler illa ki yaşamıştır ama alışık olduğumuz şey nedir ? saç çıkar, kıl-tüy çıkar. ağzımızdan sigara izmariti çıkarttığımız halde ben misafirlerime sakin olmalarını ve gerekli özrün dileneceğini ve açıklama (nasıl olacaktı bilmiyordum ama) yapılacağını söyledim. karşı masalardan birinde oturan mekan sahibi veya işletmecisi olduğunu düşündüğüm hanıma kibar bir şekilde "bir bakabilir misiniz lütfen" dedim. yanımıza geldiğinde annem "rica etsek şuna bir bakabilir misiniz" dedi. hanımefendi bir peçeteye koyduğumuz üstünde peynirler ve yeşillikler olan peçeteyi aldı açmadan masasına gitti, yavaşça peçeteyi açıp baktı. biz o an çok mahçup bir şekilde gelip binbir türlü özür dilemesini tahmin ederken o yanımıza geldi ve "böyle bir şey mümkün değil bu yemekleri ben yapıyorum ve sigara bile içmiyorum olamaz" diyerek dış kapıya gitti ve peçeteyi dışarda duran çöp kovasına attı. yetmez gibi mekana girip üst kata çıktı ve bir daha kendini bize göstermedi. çıkarken de beklediğimiz şeyin sadece bir özür olduğunu söylediğimizde ilk önce duymamazlıktan geldi, kendisini 5. defa çağırdığımızda bize dönüp pişkin ve terbiyesiz bir tavırla " özür dilenecek bir durum yok, özür mözür dilemiyorum, istediğiniz yere şikayet edin." dedi. bunun üstüne ortam daha çok gerilmesin diye misafirlerimle birlikte mekandan çıktık. ben mekandan çıkarken hanımefendinin çöpe attığı peçeteyi aldım ve fotoğrafını çektim.

    tüm bunların üstüne ne yapabilirim bilmiyorum. buraya yazıp sizin desteğinizi ve fikirlerinizi almak istedim. türkiye'de birileri ciddi zarar görmedikçe önlem alınması ne yazık ki çok zor.

    not : bahsi geçen mekanda yaşadığımız olaydan sonra başka birçok kişiden de benzer olaylar veya takınılan tavırla ilgili şeyler duydum ama burda yalnızca kendim yaşadığım hadiseyi anlatmak istedim. ki bu bile yeterli olmalı.
  • siz de nereye şikayet edilebiyosa şikayet edin. ceza almasa da -ki ona güvendiği için böyle rahat- uğraşşın dursun. mekana ayırdığı vakti azaltmak zorunda kalsın. sağolsun devletimiz evrak işlerine bile gerçekten bir ceza havası verebiliyor. bütün sağlık kurumları, tarım müdürlükleri, bimer, cimer allah ne verdiyse bulup yazın şikayet edin. çanakkale facebook gruplarından boykot çağrıları yapın. böyle esnafların azalarak bitmesi biz tüketiciler sayesinde olacaktır.
  • biraz geç oldu ama öncelikle geçmiş olsun. umarım gerekli şikayetler yapılıp bazı yaptırımlar uygulanmıştır(pek sanmıyorum ama). hayır benim anlamadığım bu özgüven nerden geliyor bunlara. kardeşim o izmarit çıkmış mı çıkmış senin sigara içip içmemen beni ilgilendirmez ki o zaman temiz tutacaksın kocanın, garsonunun ya da başkasının mutfakta sigara içmesine engel olacaksın. ulan bir böyle kendini savunmak için çirkinleşen esnaf bir de (bkz: taksici esnafı) bıktık lan siz ve sizin gibilerden.
    tanım: rezalet gibi rezalettir.