şükela:  tümü | bugün
  • nasıl meydana geldiğini anlamadığım aşktır. böyle bi başlık açmak istemezdim. nereye yazacağımı bilmedim. içimi dökmek istedim ve işte buradayım.

    ben onu çok sevmiştim. sevmiştim değil aslına bakarsan hala seviyorum, sevmekteyim. bi kere olsun bunu ona söylemeyi isterdim ama alacağım cevabı her zaman tahmin ediyordum. belki biraz sessizlik, belki " benim kalbim yok " minvalinde cümleler. aylarca saçmasapan bi şekilde uğraştım. unutmaya çalıştım, belki beraber oluruz diye uğraştım. hepsi sonuçsuz kaldı. geriye dönüp baktığımda o kadar saçmasapan şeyler yaptığımı farkediyorum ki... gerçekten kör olsam ancak bu kadar benliğimden kopabilirdim.

    belki dünyanın en büyük aşkı değildi, belki kimsenin umrunda da değildi. ama benim için önemliydi. boynunun kokusu ya da gözümün içine bakıp gülümsemesi kadar önemliydi. koltukaltına girip günlerce orada bir kedi gibi uyumak isterdim. birgün olsun izin vermedi. belki bir günlüğüne izin verseydi en mutlu insan ben olurdum. öyle bi gülümserdim ki köşedeki bakkal abi bile beni öyle görünce mutlu olurdu.

    arkadaşlarım uyarmaya çalıştı. "salak mısın sen? bu kadar gurursuz olma. taktın bu çocuğa, seninki aşk değil" vs. aylarca bu cümlelerle uğraştım. belki kendilerince haklılardı. hala daha ismini söylediğimde içimi sıkıntıya sokan cümlelerle geri geliyorlar. hissettiğim aşk değilse bile bağımlılıktı. tenine bağımlılık ya da onun da beni sevmesi arzusu. bir gün sevseydi beni belki çok mutlu olurdum. öyle bi gülümserdim ki beni öyle gören komşularım bile mutlu olurdu.

    gururumu binlerce kez yoksaydım. ayaklarımın altına, belki yıkılan binaların enkazlarının altına attım. ama bi zerresi hep bende kaldı. bağıramadım ben sana aşık oldum diye. farklı yollardan hep söylemeye çalıştım anlamadı. anlamamazlıktan geldi. bir gün dedim, belki o da sever. sevmedi. sevmeyecekti biliyordum. dünyanın en acı şeylerinden biri ne biliyor musunuz? umutların tükenmesi. o tükenen umutla beraber sizin de yavaş yavaş tükendiğinizi hissetmeniz. umut gidince insanın içindeki aşktan sadece dayanılmaz bir acı kalıyormuş. sonsuza kadar sürecekmiş gibi hissettiren bir acı. ama hakkını yiyemem bana bir gün umut vermedi. ben salak kız triplerinde kendi kendime olmadık yerlerden umut çıkardım. yalan söyledim. ona da söylediğim ufak tefek yalanlar oldu ama en büyük yalanları daima kendime söyledim. kendime yaptığım en büyük kötülük de budur. ona aşık olmamdan bile daha kötüdür.
  • nasıl meydana geldiğini anlamadığı kişiye duyduğuna göre hz. isa'ya karşı beslenen aşktır zira diğer kişilerin nasıl meydana geldiği gayet açık.
  • (bkz: merhaba ben format, lütfen beni s.kmeyin)

    not: format dediğimiz olgu sadece sözlüğün kendi dinamikleri, imla ve noktalama kurallarından oluşmamaktadır. bu sözlüğün "bilgi" verme amacı vardır ve bu yüzden kişisel blog gibi kullanılması otomatik olarak "formata" aykırıdır.

    artık iyice sıkmaya başladınız ...
  • formatı s*kmeyen olaydır. her şey formata uygun biçimde tanım girilerek yazılmıştır. lütfen sözlük formatına bi göz atalım.
  • (bkz: koltukaltına girmek)'ten sonrasını okumadığım aşktır. durumum da vardı ama okumadım. o nasıl midesizliktir ya. koltukaltına girmek nedir allah aşkına ya.
  • bugün 4 şubat. içimdeki her bir boşluğu onunla doldurmuşum farkında olmadan. içimi kelimelere dökmek bir nebze iyi geldi. düne oranla daha az sevdiğimi hissediyorum. yaza yaza bitirebilirim belki içimdeki onu.

    artık bi yerden başlamam gerekiyor. kendime olan saygımı geri kazanmam ve duygusal açıdan kendimi onarmam lazım. aslında güçlü bi kızım. nasıl bu kadar kırılgan bi hale geldim ben de bilmiyorum.

    gerçekten aşkın gözü körmüş. normalde böyle biri değilim biliyorum. ya da tam olarak böyle biriydim de o kendimi keşfetmemi mi sağladı acaba? bilmiyorum. cevaplayamadığım bir sürü sorum var. hepsini tek tek cevaplamam lazım. bir gün ona çok kızmıştım. neden sevmedin beni demiştim. o da bana kızmıştı. saçmasapan bi tartışmadan sonra gitmişti yanımdan. sabaha karşı uzun bi mesaj atmış. "seni kırdığım için özür dilerim, çok isterdim sevmeyi ama kalbim yok benim" cümlesiyle biten. belki demiştim ben bulurum kalbini, daha çok seversem... ona olan sevgimin asla bitmeyeceğine yemin edebilirdim. ama gerek yoktu böyle bi şeye. hiç bi zaman istemedi. istemeyecekti.

    asla karşılık bulmayacak bi aşkla yanıyordum. keşke görebilseydi içimdeki ateşi.
  • bugün 5 şubat. hatta gün bitmek üzere. sabah yine onu düşünerek uyandım. uzun zamandır geçirdiğim en yoğun gün olduğu için sonrasında pek aklıma gelmedi. bu durum kafamda bir sürü soru işareti oluşturdu aynı zamanda. bu ne demek şimdi? benim bu çocuğa karşı düşüncelerim ne oluyor anlamıyorum.

    galiba boşluktayım. ve daha önce de dediğim gibi her boşluğu onunla doldurmuşum. yerine koyacak başka bi şey bulduğumda geçecekmiş gibi geliyor bana. yerine koyacak birini bulduğumda ya da?
  • o kilolar hala verilmediyse yürümeyecek is. pilatesle falan olmaz protein agirlikli diyet ve hafif agirlik calismasiyla bu is hallolur abla.