şükela:  tümü | bugün
  • dün yayınlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile gelmiş olan yeni gümrük vergisi artışıdır. vergiler tekstil, deri, ayakkabı gibi 40 farklı ürüne %20 gümrük vergisi artışı şeklinde yansıyacak.

    kulağımızın arkası, ayağımızın altı ve daha nicelerine...

    link

    edit: giyim kesinlikle lüks değildir, özellikle kaliteli ve sağlıklı ayakkabıya ulaşım gibi konular kişi için elzemdir, şarttır. türk markaların kaliteli ayakkabı, giyim ürünleri üretme konusundaki durumu başka bir tartışma konusu ancak düzenli olarak yurt dışı ürünlere yüklenen bu ağır vergilerin türk firmalara kalite konusunda bir tetikleyici olacağını düşünmek fazla iyimser olur. vergi lüzumlu bir kavram dahi olsa üretimsiz toplumlarda tekelleşmeye sebep olan, fakirleştiren bir olgudan fazlası olamamakta. fakir zaten kaliteli ürünlere ulaşamıyordu, orta gelir ise bu ürünlere zor da olsa ulaşabiliyordu ancak mevcut türk ekonomisinin geldiği noktada orta gelirli kavramının silinmeye ve tamamıyla fakirleşmeye başladığını görüyoruz. geçmişte lüks olmayan ve olmaması gereken pek çok şey artık orta ve orta-iyi durumdaki aileler için bile ulaşması zor hale gelmekte. halkın bu duruma ne zaman tepki göstereceği muamma zira kurbağa deneyi gibi yavaş ısınan bir durumda ülkemiz uzun süredir.

    komünist manifesto, kapitalist sistemin en büyük destekçilerinden birinin mevcut vasat durumlarını sürdürmek için çabalayan orta gelir kesim olduğunu, proleterleşmedikleri sürece sisteme ve erke karşı gelmeyeceğini savunur. ayrıca ekler, kapitalizm zengin ile emeği sömürülen arasındaki uçurumu zamanla açmak doğasındadır ve orta gelirlileri de fakirleştirmek; bu yönden kendi sonunu hazırlamak kaderinde vardır.

    sistem elbette değişmeyecek ancak fakirleşen halkın düzene başkaldırması için gereken şartlar ziyadesiyle oluşmakta. daha nereye kadar devam edecek bu, artık aklım almıyor.
  • (bkz: halk ağır vergiler altında eziliyordu)

    vergilendirilmiş kazanç kutsaldır ya hani bu bir takiyye falan olmalı... kutsallık nereden geliyor peki? "kutsallık dine atfedilebilecek" bir yorum tarzı. oysa laik sistemimizde böyle bir mevzu yok.

    dini devlet işlerine alet edemezsiniz. insanların uhrevi duygularını dünya çıkarlarına kullanamazsınız. bunu yaparsanız, birileri de dini temel alarak dünyevi işlerinize el atar. gık diyemezsiniz.

    hadi dini devlet işlerine alet ettiniz... bu kadar vergi alamazsınız!!!

    vergilendirilmiş kazanç da vergilendirilmemiş kazanç da kutsal değildir. hepsi tamamen dünyevidir. dünyevi hesaplara ahireti ve ahiret duygularını katamazsınız. bu durum laikliğe aykırıdır. islamdaki kutsal "zekat" ile benzetme yapacak ahmaklar var ise hemen ellerini o klavyeden çeksinler, dangalaklığın lüzumu yok.

    zekat, bir müslümanın malının 40’ta birini her sene allah için devlete vermesi midir? bugün yüzde 40 civarı vergi veriyoruz. bunun islamla bir ilişkisi var mı? yok.

    öyleyse kutsallık nerede?

    gelelim verginin kendisine. ben bir girişimde bulunuyorum. kar edersem devlet yüzde 40 ortak. etmezsem ortak değil. "bak başının çaresine" diyor. zararda yok, karda ortak. adil olmayan şekilde bölüştük ve payını aldı. bana düşen pay ile telefonda iş görüşmesi yapıyorum. "ver" diyor. hem vergi, hem kdv hem de deprem vergisi. deprem olalı kaç sene geçmiş. bu bahane vergisi. bari adını değiştirin, havaya girelim.

    var mı "mantıksız" diyecek aklı başında biri?

    ben vergi vermek üzere iş yaparken harcamalarda bulunuyorum. bu harcamalardan zaten dolaylı vergi alınıyor. her harcamayı da kabul etmiyorlar. sineye çekiyoruz. devlet kendisine düşenden harcama yaparken kimseye hesap vermiyor. oysa ben her harcamamda vergisi ödenmiş temiz ve semiz paramdan yine devlete ödeme yapıyorum. adı dolaylı vergi.

    şimdi şunu soruyorum; kaç kez ödeme yapıp paramızı "temiz" kılacağız? bilen var mı?
  • kulak arkası bile kalmadı. yazık bu millete bunları reva görenlere.
  • cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin maliyetli bir rejim olduğunu bize göstermiştir. katkılarımızı sunacağız beyler. hep beraber son kuruşumuza kadar paramızı vermemiz lazım. zira bu bayrak inmez bu ezanlar susmaz.
  • hayatımıza giren yeni "düzenlemelerdir". sıradaki için (bkz: nefes alma vergisi)
  • dışarıdan ürün alacak dolar olmayınca çareyi yeni vergilerde buluyorlar. ortamda dersin ''yerli üreticiyi koruyorum '' kim ne diyecek.
    (bkz: başkanlık sistemiyle türkiyenin uçması)
  • padişah'ın beyaz çay stokları azalmış ya da bi akrabasına paracık lazım diye gelmiş olması muhtemel zamcıklardır.