şükela:  tümü | bugün
  • arka sokaklar senaristini görünce şaşırtmıştır. abi 435 bölüm sonra mı aklına geldi bu olay :(
  • yerli dizi yersiz uzun sloganıyla 97 tane aktif senaristin 60 dakikadan daha uzun süreli dizi yazmayacağız kararı alması durumu. bir zamanlar şahsımın da 75-90 dakika arası dizi senaryoları yazıp piyasaya sunmak isterken, süreler uzadığı için duman olmaya karar verdiği tv sektöründe inanıyorum ki bu kez istenilen sonuca ulaşılacaktır. işte o zaman belki ben de şirinleri görebileceğim

    edit: sözlükteki senarist arkadaşlardan çok fazla sayıda özel mesaj geldi, hayır iş bırakmadık sadece rica ettik uzun dizi süreleri kısaltılsın diye. sanırım ürkmüşler işsiz kalacakları için. ben 2 yıl önce yazdığım 9-10 tane senaryoyu rafa kaldırıp başka bir iş ile meşguliyet sağlamıştım sırf bu niteliksizleştiren düzenin bir parçası olmayayım diye.
    elini taşın altına sokmayan korkak senaristler bir yana bu cesur arkadaşlar bile geri adım atmaya başladılarsa biz her şeyin en kötüsünü hak ediyoruz demektir. her hafta çekildikten sonra çöpe atılan bol bakışmalı 150 sayfaları yazmaya devam edin o zaman.

    https://www.facebook.com/…ri/posts/1352047641556799

    --- spoiler ---

    ilan ediyoruz: #yerlidiziyersizuzun
    türkiye dizi sektöründe, senaryo yazarları olarak mutsuzuz.
    dünyanın hiçbir yerinde örneği olmayan, sadece hakkıyla üretme sürecini değil, izleme sürecini de imkansız kılan 120-150 dakikalık diziler yazmaktan dolayı şiddetli mutsuzluk içindeyiz...

    140 dakika, çarpı 30 küsür hafta boyunca, hikâye anlatmaya çalışırken, dramanın gereği olan tüm temel ögelerden verdiğimiz tavizlerden ötürü,
    temposuz, akmayan, uzun bakışmalar, müzik-altılar ve flashbackerle şişirilmiş bölümler yazmaktan ötürü mutsuzuz.

    her hafta 140 dakikalık metin üretmek için, hayatımızda başka hiçbir şey yapmaya fırsat vermeyecek şekilde çalışmaya mecbur olmaktan ötürü mutsuzuz.
    mesleğimize olan aşkımız, tutkumuz mevcut durumu devam ettirme gücünü bize verirken, bu tempoya ayak uyduramadığı ya da uydurmak istemediği için mesleği bırakmış pek çok ustamız, meslektaşımız adına mutsuzuz.

    yazdığımız dizilerin her bir bölümünün, yurt dışına satılırken üçe bölünmesi ve çarpı 3 bölüm para kazandırması uğruna, sinema dilinden uzak, günlük hayat ritminde akan senaryolar yazdığımız için mutsuzuz.

    bir hafta içinde 140 dakika, tempolu ve sürükleyici bir bölüm yazmanın imkansızlığına rağmen, arada hasbel kader iyi yazdığımız bölümlerin de zamansızlıktan ötürü deforme edilmesi ya da etkisiz çekilmesi yüzünden mutsuzuz...
    dünyanın hiçbir yerinde bu sürelerde dizi yazılmaz ve üretilmezken; yıllar önce 90 dakikaya hayır dediğimiz ‘yerli dizi, yersiz uzun!’ eyleminden bu yana yayın süreleri 150 dakikalara çıkmış olduğu için; mesleğimiz, işimize olan saygımız, hikaye ve senaryo üretirken sahip olduğumuz profesyonel görüşler ve insani şartlarda çalışma arzumuz yok sayıldığı için mutsuzuz.

    bu tempo yüzünden çok hızlı yıprandığımız, yıprandığımız için de, yapımcıların kolayca senarist değiştirebilme halinden ötürü mutsuzuz.
    süreler yüzünden hikayelerimizi hızlı tükettiğimiz, sonrasında top çevirerek kendi hikaye ve karakterlerimize ihanet eder duruma düştüğümüz için mutsuzuz...
    uzun süreler yüzünden hikayesini sezon finalinden önce tüketen, tükettiği için de sezon ortasında final yapan diziler ve işsiz kalan bütün dizi çalışanları adına mutsuzuz.

    yapım şirketlerinin, aynı saatte diğer kanalda yayınlanan diziden daha uzun süre yayında kalma hırsı uğruna, daha uzun bölüm talep etmesinden; hikâye süresini, hikayenin kendisinin belirlemesi gerekirken, bu rekabetin mevcut süreyi belirler duruma gelmesi saçmalığından ötürü külliyen mutsuzuz!
    dizi sürelerinin kısalmasının, türkiye dizi sektöründe çalışan her birim ve her birey için, daha insani şartlarda yazmak, üretmek, çekmek, oynamak ve daha evrensel, daha kaliteli işler yapabilmek için hayati olduğunun altını çizerek,
    biz aşağıda ismi bulunan senaryo yazarları olarak 60 dakikadan uzun süren diziler yazmamak için bir araya geldiğimizi, güç birliği oluşturduğumuzu ve görmezden gelinemeyecek, gözden çıkarılamayacak bir çoğunluğa ulaşmak için çalıştığımızı sektöre ve kamuoyuna ilan etmek isteriz.

    dizilerin ve kanalların gelir kaynağı olan reklam bütçelerinin, bu sürelere göre revize edilmesini, tüm birimlerin bu konuda iş birliği içinde olmasını ve el birliğiyle, hızla bir batağa doğru giden türkiye dizi sektörünün intiharına mani olmak için bu karar ve eylemimizin desteklenmesini bütün oyuncu, set çalışanı, yönetmen arkadaşlarımız ile yapımcılarımıza rica ile beyan ederiz.

    senaryo yazarları
    1. selcan özgür
    2. ezgi özcan (seviyor sevmiyor)
    3. zeynep küçükerciyes (adını sen koy)
    4. nuran evren şit (vatanım sensin)
    5. ali aydın (vatanım sensin)
    6. funda alp
    7. meriç demiray
    8. cem görgeç
    9. cenk boğatur
    10. derem çıray (paramparça)
    11. berfu ergenekon (anne)
    12. ercan mehmet erdem (46 yok olan)
    13. ceylan güleç (kiralık aşk)
    14. sinan biçici (hayat bazen tatlıdır)
    15. d. gülden çakır
    16. melih çam (hayat şarkısı)
    17. özlem elginöz (kırgın çiçekler, aşk ve mavi)
    18. mahinur ergun (hayat şarkısı)
    19. ozan yurdakul (arka sokaklar)
    20. erkan birgören (kırlangıç fırtınası)
    21. kerem deren
    22. ilker arslan (tatlı intikam)
    23. deniz akçay (bana sevmeyi anlat)
    24. birol elginöz (kırgın çiçekler, aşk ve mavi)
    25. ayça üzüm (paramparça)
    26. özlem yılmaz (kara sevda)
    27. burcu görgün (kara sevda)
    28. pınar bulut
    29. ethem özışık (poyraz karayel)
    30. cüneyt bolak
    31. barış erdoğan
    32. ayşenur sıkı (vatanım sensin)
    33. melek seven (poyraz karayel)
    34. deniz gürlek (poyraz karayel)
    35. melih özyılmaz (poyraz karayel)
    36. gökhan horzum
    37. cansu çoban (yüksek sosyete)
    38. serap gazel (dayan yüreğim)
    39. sinan yurdakul (arka sokaklar)
    40. murat özdemir (adını sen koy)
    41. deniz dargı (güneşin kızları, güneşi beklerken)
    42. murat aras (seksenler)
    43. güliz kucur
    44. didem ayberkin
    45. ilker barış(kiralık aşk)
    46. gül abus (kırgın çiçekler, aşk ve mavi)
    47. berrin tekdemir
    48. nilgün öneş
    49. neşe cehiz
    50. elif usman ergüden (cesur ve güzel)
    51. nergis otluoğlu akoğlu (vatanım sensin)
    52. nuriye bilici (vatanım sensin)
    53. sema ali erol
    54. mahir erol
    55. ercan durmuş
    56. hakan bonomo
    57. aksel bonfil
    58. serdar soydan (cesur ve güzel)
    59. alphan dikmen (hangimiz sevmedik)
    60. başak angigün
    61. hazan toma (adını sen koy)
    62. teoman gök (adını sen koy)
    63. münevver yıldız (adını sen koy)
    64. inan güngören (adını sen koy)
    65. eren azak (adını sen koy)
    66. elif yılmaz (adını sen koy)
    67. pınar ordu (tatlı intikam)
    68. feza doğru
    69. burcu över (kırgın çiçekler, aşk ve mavi)
    70. deniz madanoğlu (bu şehir arkandan gelecek)
    71. korcan derinsu (deli sevda)
    72. cihan çalışkantürk (deli sevda)
    73. yılmaz şahin
    74. yeşim çıtak (kırgın çiçekler)
    75. ozan aksungur
    76. yelda açıkgöz
    77. onur ünlü
    78. orçun okşar
    79. gözde baykara
    80. sevgi saygı
    81. sinan tuzcu
    82. bilal babaoğlu
    83. pınar uysal (seni kimler aldı)
    84. betül yağsağan (karagül)
    85. fikret bekler
    86. şahika erkıran çakırca
    87. ayşe günsu teker
    88. sevgi yılmaz
    89. aylin alıveren (istanbullu gelin)
    90. ayşin akbulut (evlat kokusu)
    91. gülsüm öz
    92. gözde baykara
    93. burak acar (elif)
    94. atasay koç (evlat kokusu)
    95. yekta torun (umuda kelepçe vurulmaz )
    96. onay durgun (kardeş payı)
    97. tufan bora (seni kimler aldı)

    basın iletişim:
    sen-der (senaryo yazarları derneği)
    senaryoyazarlari@gmail.com
    --- spoiler ---
  • bu tepkinin başarıya ulaşması büyük ihtimalle ülkedeki dizi sektörünün de başarıya ulaşması anlamına geliyor.

    sonuna kadar desteklenmesi gereken tepki.
  • en son böyle dendiğinde diziler 90 dakikaydı. hatta 1 saatlik sit-com'lar mevcuttu. yazının sonunda da yapımcılardan "rica ile beyan" etmişler. mutsuzlarmış bir de anladığım kadarıyla. rica minnet ile olacak bir iş değil bu. abd'de yapılmışı var. 2007 ya da 2008'di sanırım. maalesef grev yapmadan hiçbir yere varamazlar.
  • 1-kabul ediyorum.türkiye'de senaristler kızağa bağlı köpekler gibi çalışır.kar fırtına kasırga demeden,koşturmacayla geçer hayatları.....fakaaaattt;

    2-senaristler arasında birlik çok zayıf olduğu gibi hepsi birbirinin arkasından konuşur,birbirinin işini kötüler,birbirilerine pislik atıp dururlar.

    3-yıllardır; film ekipleri,setçiler,ışıkçılar,sanat yönetmenleri,prodüksiyon reji ekibi filan; detroit fahişeleri gibi gece gündüz düzüldüler.tek allahın senaristi bile,tek bir senarist bile film ekiplerine sahip çıkmamıştır.arkadaşları için tek bir protesto tek bir etkili eylem söylem de bulunmamışlardır.

    4-senaristler yapımcıların itliğini yapmayı tercih etmişlerdir.

    5-senaristler ; ben aldığım paraya bakarım; mantığıyla sektörün anasını sikmişlerdir.

    6-senaristler arasında yıllardır batıdaki dizileri ve filmleri birebir kopyalayan yüzlerce sahtekar olmasına rağmen,tek 1 tepki gösteren olmamıştır.

    7-senaristler parayı hamuduyla götürürken; ezilen ve 20 saat çalışıp basur olan dizi ekibi arkadaşlarının ücretlerinin ve çalışma saatlerinin düzeltilmesi için hiçbir söylemde bulunmadıkları gibi,kendim şahidim çoğu ekibe hakaret eder.

    8-senaristlerin amk.

    9-iş kendi götlerine dayanınca seslerini çıkaranların amk.

    10-sadece kendileri için eylem yapıp; esas bu işin hamallığını yapan gariban film emekçilerini böcek gibi gören senaristlerin amk.

    evet eyleminiz hayırlı olsun,şerefli senaristler.
  • adını sen koy'un senaristi mi varmış lan? ben öyle spontan takılıyorlar sanıyordum, çok şaşırdım.

    neyse geyik bir yana, sözlüğün eski güzel günlerinin hatırına tanım da gireyim; mikimde olmayan eylem. öncelikle yerli dizi zaten izlemiyorum, kalitesizliğin süre ile alakası yok. leyla ile mecnun çok uzun geldiği halde izledim, kısa olsa gene izlerdim. senaryosu kısalınca arka sokaklar san francisco sokakları'na dönmeyecek.

    ikincisi daha önce yazılmış zaten bu işin içinde set ekibi var, bir sürü başka insan da var. eylem ekip işi olarak yapılsa daha anlamlı olur. oysa burada bazı arkadaşlar yazmış senarist set ekibine kötü davranır, diğer senaristlerin arkasından konuşur. klasik türk kafası. o zaman da bi bok olmaz, seni de arkandan vururlar, yerin çabuk dolar. ama belki iyi olur, bakıyorum listede hep popüler dizilerin senaristleri var. belki gençlerle taze kan gelir sonrasında.

    üç; millet izliyor amk. ne versen yiyor. saat 8'de başlayıp 12'de biten diziyi izliyorlar lan. valla leyla ile mecnun'un bile ikinci yarısını ertesi güne bırakırdım ben. yarın iş var, uyumam lazım. ama işsiz de çok herhalde ülkede, onları da böyle uyutuyorlarsa demek. neden ben işsizim diye düşünecek yerde behlül bihter'i düdükledi mi derdinde.

    edit: "kompozisyon bile yazmamışsınız, siz ne anlarsınız". şekerim tabii ki anlamıyorum yoksa ben de senarist olurdum. ben senin hizmeti sunduğun kişiyim. beğenmezsem tabii ki yorum yapacağım. pastacının nasıl pasta yaptığını da bilmiyorum ama bilmiyorum diye bokum gibi pastayı yemem, güzelse yerim. "sen ne anlarsın pastadan" deyip kendini düzeltmezse müşteri kaybeder. bu kadar. hayır sanki yazarken türevli integralli formül giriyorlar da oradan senaryo çıkıyor, "sen ne anlarsın yazmaktan". e sonucu görüyorum evladım.
  • malesef sonuca ulaşmayacak olan hareket.
    çünkü bu iş onların ellerinde değil, kanalların, yapımcıların ve oyuncuların elinde.
    şöyle ki ;
    şimdi önceden prime-time dediğimiz yani haber sonrasından gece yarısına kadar olan sürece 2 dizi sığdırıyorlardı. bir program reklamlar dahil 2 saat olacak şekilde planlanıyordu. ancak bugün günümüzde prime-time kuşağına 1 program sığdırıyor kanallar. peki nasıl yapıyor? elbette ki özet adı altında dizinin geçen haftaki bölümünü koyuyorlar peşine de yeni bölümü koyuyorlar ve prime-time doluyor. reytinglere bakıyorsun dizinin yeni bölümü 1.olmuş. özeti 4.olmuş. bak özet diyorum. pek çok yapım bütün sezonda 4.lüğü göremeyebiliyor.
    sonuç olarak da kanallar yeni yapımlar için tutar mı tutmaz mı riskine girmeden, maliyetleri de azaltarak prime-time'ı tek programa ayırıyor. bu da yeni yapımların önünü tıkarken yayındaki yapımları da uzun çalışma sürelerine zorluyor.

    şimdi;
    kanal maliyeti düşünüyor. tek diziyle günü kotarırım diyor.
    yapımcı parasına bakıyor.
    oyuncu keza aynı şekilde para derdinde.

    dizilerin sürelerinin kısalması için her şeyden önce maliyeti düşürmek gerekiyor.
    ancak burada bir çıkmaz var. kanal, 1 saatlik diziye 2 saatlik diziye verdiği parayı vermiyor reklam sayısı azalacağı için. doğal olarak yapımcı da oyuncuya yüksek ücret veremiyor kanaldan az para alacağı için. oyuncu da düşük ücrete çalışmam diyor ve iş tıkanıyor.
    oyuncular ağlıyor uzun çalışma saatlerinden ötürü ama iş paranın azalmasına gelince hepsi aslan kesiliyor.
    artık zaten hızlı tüketim çağındayız 2 saat dizi evde oturan koca karıları bile sıkmaya başladı. bir şekilde azalacak bu süreler ama birilerinin taşın altına elini sokması lazım.
    ya kanallar, yapımcılar ve oyuncular daha az kazanacak ya da dizi sektörü pay-tv sistemine kayacak. masum dizi gibi.
    yoksa her geçen gün dizi kalitesi düşecek ve bir dönem sinemamızda olduğu gibi karanlık bir döneme girilecek. artık aydemir akbaş pornoları da kurtaramaz sektörü.
  • dizilerin 60 dakikaya indiğini düşünüyorum da... kalıbımı basarım bir tane 60 dakikalık dizi kanala 60 dakika olarak gitmez. minimum 62-63-64-65 gider. her hafta karşı diziden 2 dakikalık reyting çalmak isteyen diğer dizi bir dakika bir dakika arttırır. sonra diğeri 70 dakika gönderir bandı. böyle böyle derken 2 yıla yine 120 dakikaya uzar diziler.

    kandırmayın kendinizi senarist abilerim-ablalarım. hepiniz yapımdan "2 dakika daha uzat" telefonu alıyorsunuz. hatta çoğunuz hırs yapıp kendiliğinden bile uzatıyorsunuz o senaryoyu. dizi kısalsa da zihniyetimiz sündürmeye müsait komple.
  • karar ve eylemlerinin desteklenmesini istemişler de işin ilginç yanı şu bu metinde karar veya eylem yok. *

    şartları, sıkıntılarını yazmışlar ve hepsinin sonuna mutsuzuzu eklemişler o kadar. çalışmıyoruz, işi bırakıyoruz, grev yapıyoruz benzeri bir ifade görmedim ben.

    ya iş bırakma filan yok ya da mesleği yazmak olan 100 senaristin imza attığı ve iş bırakacaklarını ilan ettikleri metne iş bırakacaklarını yazmayı unutmuşlar. *
  • bu durumda yapım ekibi

    -eski bölüm senaryolarının sayfalarını şöyle bir karıştırıp tekrar kullanabilir,
    -bir stajere diğer dizilerin senaryolarından kokteyl yaptırabilir,
    -bir yeminli tercümana kore dizisi çevirtebilir. (haklısınız google translate de çok gelişti.)
    -bir yazılımcıya; jeep, villa, adam kaçırma vs kelimeler içeren senaryolar üreten bir bot yazdırılabilir.

    tam olarak ne fark ettiğini de kimse anlamaz.

    bu arada güçlü bir sendikası olmayan işçi hiçbir hakkını alamaz. işçi hakkını almak istiyorsa önce sendikalaşmalıdır.