şükela:  tümü | bugün
  • malesef sonuca ulaşmayacak olan hareket.
    çünkü bu iş onların ellerinde değil, kanalların, yapımcıların ve oyuncuların elinde.
    şöyle ki ;
    şimdi önceden prime-time dediğimiz yani haber sonrasından gece yarısına kadar olan sürece 2 dizi sığdırıyorlardı. bir program reklamlar dahil 2 saat olacak şekilde planlanıyordu. ancak bugün günümüzde prime-time kuşağına 1 program sığdırıyor kanallar. peki nasıl yapıyor? elbette ki özet adı altında dizinin geçen haftaki bölümünü koyuyorlar peşine de yeni bölümü koyuyorlar ve prime-time doluyor. reytinglere bakıyorsun dizinin yeni bölümü 1.olmuş. özeti 4.olmuş. bak özet diyorum. pek çok yapım bütün sezonda 4.lüğü göremeyebiliyor.
    sonuç olarak da kanallar yeni yapımlar için tutar mı tutmaz mı riskine girmeden, maliyetleri de azaltarak prime-time'ı tek programa ayırıyor. bu da yeni yapımların önünü tıkarken yayındaki yapımları da uzun çalışma sürelerine zorluyor.

    şimdi;
    kanal maliyeti düşünüyor. tek diziyle günü kotarırım diyor.
    yapımcı parasına bakıyor.
    oyuncu keza aynı şekilde para derdinde.

    dizilerin sürelerinin kısalması için her şeyden önce maliyeti düşürmek gerekiyor.
    ancak burada bir çıkmaz var. kanal, 1 saatlik diziye 2 saatlik diziye verdiği parayı vermiyor reklam sayısı azalacağı için. doğal olarak yapımcı da oyuncuya yüksek ücret veremiyor kanaldan az para alacağı için. oyuncu da düşük ücrete çalışmam diyor ve iş tıkanıyor.
    oyuncular ağlıyor uzun çalışma saatlerinden ötürü ama iş paranın azalmasına gelince hepsi aslan kesiliyor.
    artık zaten hızlı tüketim çağındayız 2 saat dizi evde oturan koca karıları bile sıkmaya başladı. bir şekilde azalacak bu süreler ama birilerinin taşın altına elini sokması lazım.
    ya kanallar, yapımcılar ve oyuncular daha az kazanacak ya da dizi sektörü pay-tv sistemine kayacak. masum dizi gibi.
    yoksa her geçen gün dizi kalitesi düşecek ve bir dönem sinemamızda olduğu gibi karanlık bir döneme girilecek. artık aydemir akbaş pornoları da kurtaramaz sektörü.
  • hangi dizilerin senaryolarını yazdıklarına baktım, yazdıkları dizilerin başlıklarına baktım, kazandıkları paraya baktım...

    daha da kolay para kazanmak için yaptıklarını düşündürüyor nedense.
  • kendilerine çok üzüldüğüm arkadaşlar. içim parçalanarak okudum. bir an kendimle yüzleştim ve vicdan azabı çekiyorum:

    arkadaşlar, ben kamuda 8-17 mesai yapan, cumartesi pazarı olan, siki taşağına denk bir kardeşinizim. herhangi birinizle tek sezonluk becayiş yaparım. bu kıyağı da babanız yapmaz.
  • bir holivud yazar grevi değildir. beter olun senelerce sömürüye göz yumdunuz. bi sik yazdığınız da yok zaten.
  • sonuna kadar desteklediğim hareket.

    ethemciğimde listeye 29.sıradan giriş yapmış. keşke poyrazın son 1 saatini çekmeyeydin, 60 dadikada bırakaydın da mutlu bir son görseydik be muhterem.
  • bu yazdiklariniz senaryo muydu ulan dedirten grevdir. turk dizilerinin kalitesizligini bilen bir birey olarak hicbirini izlemesem de 2 erkegin bir kiza asik oldugu, dunyadaki tum felaketlerin bir kisinin basina geldigi, mermilerin mucizevi bir bicimde her defasinda iskaladigi, konunun surekli yeni oyuncu eklemeli entrikalara dayandigi, iyi kalpli fakir vs. zengin cadaloz versusunun bokunun ciktigi diziler gormek istemiyorum.

    dizilerin 60 dakika olmasi bunu degistirecek mi? hayir. fakirler yine melek, zenginler seytan olacak. o zengin kadinin kocasi fakir kadina asik olacak. dizinin karakteri bir bolum kacirilacak obur bolum bicaklanacak. ansizin diziye katilan halasinin kizi bunlara kotuluk yapacak. oldu sanilan anne bir gun aniden cikip gelecek.

    dizilerin 60 dakika olmasini destekliyorum, umarim basarili olursunuz ancak yaptiginiz ise azicik yaraticilik katin. yabanci dizilerdeki kurgulara calisin drama izlemek istemeyen kisiler icin bir seyler yapin.

    not: 46 yok olan dizisi yukarida yazilanlardan muaf tutulmaktadir.

    not 2: televizyon izlemiyorum

    not 3: saatten oturu cumle dusukleri olabilir, uyarirsaniz duzeltirim.
  • uzun zamandır dizilerin 40 dakikadan uzun sürmemesi gerektiğini savunuyorum, ama artık her şey için çok geç. şimdi 60 dk'lık dizi çekmeye başladınız diyelim ne olacak? o açık iki dizi ile dolacak e ama her kanalın 5 dizisi olsa (daha çoktur da neyse) 10 dizi çekilmesi gerekcek, e 10 tane kanal olduğunu varsaysak 50 değil 100 dizi çekilecek. tv yöneticilerine bunu nasıl açıklayacaksınız mümkün değil. bu 10 kanaldan ikisi kapansa falan anca olur.

    artık insanlar filmden uzun dizi bölümü seyretmeye alıştı, annem uyuyarak izliyor dizileri çünkü o kadar tek düze, o kadar sıkıcı durumda. tv yöneticileri ya propaganda dizileri ya da sıkıcı aşk, dram komedi, fantastik elementlerin hepsini içinde eriten dizileri yayınlamak istiyor. işin kalitesinin hiçbir önemi yok. bundan yıllarca hayvanlar gibi para yendi, izleyici alıştı. ben aliye'den sonra tv izlemeyi bıraktım. evimde tv'de yok.

    cartoon network daha akılcı, daha sürükleyici, daha ilgi çekici işler yapıyor artık. tv sektörü resmen çöp olmuş. bunu değiştirmek için iş bırakılıyor. bu protesto 2000 yılında en geç 2010 yılında çoktan yapılmalıydı, bu güne kadar ne oldu? yıllardır duyuyorum diziler uzun diye şikayet eden oyuncuları, senaristleri. aksiyonlar çok geç alındı.

    birkaç kısa dizi denemesi yapıldı kimse izlemedi, acayip hikayeler'i duydum internetten izledim gayet iyiydi ama kimsenin izlediğini de duymadım. çünkü artık insanlar tv'ye bakmadan "izleyebileceği" arkada kart oynarken takip edebileceği, bir bölüm kaçırdığında hikayeden hiçbir şey kaçırmayacağı çünkü yarım saatlik özeti olan dizilere a-lış-tı. bu saatten sonra yapılabilecek tek şey bu işi tamamen bırakıp internet dizisi çekmektir. hiç şansınızın olduğunu zannetmiyorum.

    not: bu kadar umutsuzluğa rağmen umarım başarılı olurlar da ben de evime tv alırım. cartoon network'u pc başında sandalyede izlemekten sıkıldım.
  • karar ve eylemlerinin desteklenmesini istemişler de işin ilginç yanı şu bu metinde karar veya eylem yok. *

    şartları, sıkıntılarını yazmışlar ve hepsinin sonuna mutsuzuzu eklemişler o kadar. çalışmıyoruz, işi bırakıyoruz, grev yapıyoruz benzeri bir ifade görmedim ben.

    ya iş bırakma filan yok ya da mesleği yazmak olan 100 senaristin imza attığı ve iş bırakacaklarını ilan ettikleri metne iş bırakacaklarını yazmayı unutmuşlar. *
  • senaristler tepki göstersin göstermesine de sizler işin kaymağındasınız. set işçileri sizin aldığınız paraların 1/10'i fiyata sizin kaç katınız çalışıyor. üç gün eve gidemeyen insanlar tanıyorum. oyuncu paraya katlanır çalışır, senarist parası iyi der çalışır peki ya set işçileri? sorun yapımcının değil. adam insan ve aç gözlü çünkü. sorun bu insanların sömürülmesine göz yuman denetim mekanizmalarında..