şükela:  tümü | bugün
  • bu ne be sendromu. neden? cunku:

    (bkz: 30 yas bunalimi)
    (bkz: otuz yas bunalimi)
  • yirmisekizden itibaren hafiften düşülmeye başlanan, ilk otuzlardan sonra arsızlığa vurularak geçiştirilen " yaş ta geçiyor ha, milletin boy boy çocukları oldu, bizde daha bir şey yok" buhranıyla etraftakilerin dayadığı "yaş ta geçiyor ha, milletin boy boy çocukları oldu, sende daha bir şey yok" buhranı arasında sıkışıp kalma durumudur.
  • işinden, eşinden, evinden, çocuklarının - ailesinin dertlerinden*en az birinden bir şekilde illa ki muzdarip olunan, her şeyi bırakıp gitme, sahil kasabasına yerleşme teranelerini söyleten, her şey hep aynı diye, hayat bu muydu yani? diye sayıklatan sendromdur bu.***
  • yakalananları depresyona sürükleyen sendromdur.

    en çok hissedilen; geç kalmışlık hissinden kaynaklanan kaygılardır. hele ki sendromdan muzdarip kişinin, eş-dost-aile diye adlandırılan gruplar tarafından ondan beklenen sosyal statüye, gelire, imkanlara sahip olamaması söz konusu ise kaygılar daha da artar. hayattaki en mantıksız, en sarsıcı, en yıkıcı kararların alındığı dönem bu sendromun yaşandığı döneme tekabül eder. bir an önce eksik görünen şeylerin giderilmesi telaşı buna sebeptir.
    kadınları erkeklerden, bekar kadınları ise evli olanlarından daha fazla etkiler. yakalanan kişinin kendisine tuzak kurmasına neden olur. kişinin; bekarsa illa ki evlenmeli, evliyse illa bebek yapmalı, evliliğinde biraz mutsuzsa boşanıp daha da geç kalmadan herşeye yeniden başlanmalı hastalıklarına tutulmasına sebep sendromdur bu.

    en makbul olanı; içine düşülmeyeni, hissettirmeden geçip gidenidir. yoksa daha bunun kırkı var, ellisi var. pollyanna olsan yırtamazsın, benden söylemesi.
  • insana ¨geçmiş on yılı tamamen silip on yıl öncesinden başlasam çok şey değişirdi¨ dedirten sendrom.
  • daha önümde 3-4 sene olmasına rağmen, beni de içine almış sendrom.
    en çok ağır basan da geç kalmışlık hissi.
  • 28 veya 29'da evlenince size uğramıyor sanırım bu, telaştan aklınıza bile gelmez bu sendrom, bekar kalmayın, evlenin.
  • (bkz: ekşi sözlük izdivaç timi)
    şıkıdık şıkıdık oynayıvering gari,
    gari de gari...
    evlenin la develer!
  • 35'imde kanser korkusuyla girdiğim sendromdur...

    3 ay önce bir oğlum oldu. eşim hamileyken sigarayı bıraktım. çocuk doğmadan önce içkiyi bıraktım.

    şimdi tek yudum içsem karaciğer kanseri, tek nefes çeksem akciğer kanseri olup da oğlanı 15'inde babasız bırakacakmışım gibi geliyor. yalan da değil aslında. 20 sene sigara içtikten sonra devam etsem kesin acılar içinde ölürüm.

    yaşlanmak böyle bir şey sanırım. insana bir kal gelmesi. "ya siktiret baba noolcak bi paket içsen boşver" dediğinde sana iç sesin, oğlunun gözlerini düşünerek içmemek. içememek.

    köpek gibi sigara içmek istiyorum ne yalan söyleyeyim. 11 aydır içmiyorum ve eşşeğin ziki gibi istiyorum şu an. bir nefes çeksem ohhh. üfürsem şöyle. ama bir kez içersem ölürüm. zira şu an başlarsam bir 10 sene daha bırakamam. o on sene de beni öldürür. işte yaşlanmak budur. sigara içememek, içki içememek....

    içkiyi de baba usülü haftada bir cumartesi akşamı yemekle 2 kadehe indirdim.

    yarra yedik canım!!!

    sözün kısası, sen kendini 21 - 22 yaşında hissederken, senin eline bakan biri tüm dünyadan habersiz melek gibi bir bebek, diğeri tüm dünyayı karşısına alabilecek kadar güçlü ama yegane gücünü senden alan bir kadın. başını alıp gitme isteğini çok evvel bırakmak zorunda kalmış bir de bakmış 35 yaşına gelmiş bir adam.

    35 yaş nedir abi bana bir söyler misiniz rica edicem?

    bu yazıyı okuyup gülen, taşşak geçen ibneler. çok değil 1-2 sene sonra benimle aynı yaştasınız. çünkü bu zaman boku öyle hızla geçiyor ki, 1 - 2 sene önce üniversiteden mezundum öyle diyeyim ben size. nasıl olsa sike sike geleceksiniz sözüme...
  • beraberinde 10 yıl sanki çok kısa bir süreymiş gibi geliyor. 40'ta hayat bitecek gibi. insanı tek eşliliğe geçişe zorlayan bir yaş 30. hani hemen değil de birkaç yıla kadar zorunlulukmuş gibi. 30 gerçekten çok fazla. yo dostum yo, ben buna hazır değilim. işin bir kötü tarafı da şu, kendimi 30'a hazırlamakla o kadar meşgulüm ki 29. yılımdan keyif alamıyorum. 29. yaşın ikinci yarısını çöpe götüren sendromdur 30 yaş sendromu.