şükela:  tümü | bugün
  • hem sebebi hem sonucu yalnızlıktır.

    edit: açan tarafından terk edilip başına kalan başlıklara sahip çıkar.
  • evliliği düzen kurmayla ilişkilendirenlerin saçma tanımlamalarına maruz kalan insandır. 2010'lu yıllarda yaşıyoruz ki dünyada evlilik kurumu son demlerini yaşamakta. insanların zamanında farklı sebeplerle uydurduğu ve evli olanların en az yarısının nefret ettiği evlilik kurumu çökmeye, bitmeye, erimeye mahkum zaten. yaşlanınca tek başına kalma korkusunun önemli bir motivasyon olduğunu da düşünmekteyim evlilik konusunda. evliliğin getirdiği 'düzen'in monotonluk, bıkkınlık ve sıkkınlık olduğunu hatırlatalım. ev, araba, okul taksidi ödemek; belli periyotlarla kavga etmek, düzenli bunalım geçirmek düzense, düzen sağladığı doğru evliliğin. bir de "ben yandım, başkaları da yansın" insanları var ki 30 yaşına gelmelerine rağmen keyfi ve kahyasıyla yaşayanları paniğe sevketmek ve onları da kendi sıkıcı yaşam tarzlarına sahip olmaya itmek adına iş başındalar.
    edit: konuyla ilgili bir şarkı sözü de vardı: "yaftayı takıp sınıflandırıyorlar, eğriyi doğruyu bilen ya onlar; insanı kaderine küstürüyorlar"
  • psikolojik çöküşünde en büyük etken arkadaşlarının birer birer evlenip artık onunla adeta selamı sabahı kesmeleridir. artık gençlik yıllarındaki hiç bitmeyecekmiş gibi canciğer dostlukların bitmeye mahkum olduğu gerçeği tüm soğukluğu ve acımasızlığıyla gözler önüne serilir. adeta ölüm yaklaştığında bu hayatın biteceği gerçeğinin serildiği gibi. hayat bu tip soğuk gerçek gözler önüne serilimleriyle dopdoludur. işte hayatın ana gerçeği de budur. soğuk içiniz.
  • illa, genelin iddia ettiği sebeplere sahip olması gerekmeyen kişidir. belki de başka nedenleri ya da beklentileri vardır kimbilir.
  • kendini düşünmek yerine hayatını ailesine, başka insanlara feda etmiş, kendisinin olacak bir hayatı düşlemenin ötesinde hiç bir şeyler yapmamış fedakar evlattır. bir gün yalnız kalacağını bilse de, bir hayatı olmayacağını düşünse de bunu yapmaya devam eder.
  • (bkz: prologue)

    siradanlik bana gore degil, gez toz daha iyi.
  • kişinin yirmi'li-otuz'lu yaşlardan beklentileri,'düzenli bir hayat' ifadesinden ne anladığıyla doğrudan ilişkilidir.kimisi için otuzlu yaşlar olgunluğa(belki sorumluluğa) yavaş yavaş atılan adımlar olurken,bir başkası için tüm dünyayı dolaşma hayalinin belki daha ikinci ayağını tamamlamaya denk gelebilir.dolayısıyla yanlış bir genellemedir.
  • "devamlı iş seyahati halinde olma"nın psikoloji skici etkisi altındadır muhtemelen.
  • lan adami ayar etmeyin. neyi varmis 30 yasin! hem duzenli bi hayat da neymis? sokayim duzenli hayata. ben duzensiz hayat istiyorum. her gun sabah kalkip ise gitmek istemiyorum mesela, her pazar balkonda kahvalti yapmak istemiyorum, carsamba gunu yapmak istiyorum mesela. sadece cumartesi gunu disari cikmak istemiyorum, pazar gecesi cikmak istiyorum mesela.

    ha evlilik baska tabi onu istiyorum. da bunun 30 la nalakasi varrrrr!!!!

    duzenli hayattan anladigi tekduze dusunen adamlardan farkli olan adamdir.