şükela:  tümü | bugün
  • 18 yaşında babyı kaybedersin. kendi ayaklarının üzerinde durmaya mahkumsundur. sırf o vasiyet etti diye 3 defa sınava girer 20 yaşında üniye başlarsın. 24 yaşında mezun olursun. 25 yaşında master yapmaya başlar 28 yaşında bitirisin. derken öğrencilik dönemindeki kredilerin ödemeleri başlar, üzerine askerlik eklenir. bir de üniversite okuyan kardeşin masrafları derken aldığın para uçuverir. kısacası vardır mantıklı bir sebebi.
  • çok zorlu hayat şartlarına gark olmamışsa ve de arabasız yaşam gibi düşüncesi yoksa net başarısız ve silik bir adamdır.
    geçen gün kendimden (30 yaşındayım) 5 yaş küçük ve 5 yaş büyük ne kadar akrabam ve yakın arkadaşım varsa şöyle bir gözden geçirdim, hepsinin iyi kötü bir arabası var.
    30 yaşına gelip de evi arabası olmayan adam toplum tarafından kınanır mı? kınanmaz belki ama yarın bir gün evleneceğiniz zaman hatunun birçok akrabası tarafından kıyıda köşede hakkınızda “ kaç yaşına gelmiş, kaç yıldır da çalışıyor, ne ev var ne araba, bu hödük bizim kıza bakamaz.” gibi moral bozucu tahminlerde bulunabilir.
    hulasa bir brodway yahut bir uno almali:)

    düzeltme: melâli ve de humouru anlamayan nesle aşina değiliz. cem yılmaz diyor ya yahşi batıda “ humour yok humour, amerikan humouru s.ktimin humouru” o misal. derdimi layıkıyla anlatamadım sanırım. işine bisikletle ve servisle gidip gelen şehir içi ulasımda bisikleti şehirlerarasında otobüs kullanan bir adamım. çevremdeki algıya gönderme yapmak istedim bu girdide ve fakat bir oğuz atay olmadığımızdan mütevellit yanlış anlaşıldık.
  • tarikatina mensup oldugum hatta "30 yasinda ehliyeti olmayan erkek" olarak arttirdigim erkektir.

    ıstanbul'un gobeginde ve elit sayilabilecek bir semtte ikamet ediyorum, evden sadece ama sadece icki icmek amacli cikiyorum ve en muhimi altimdaki arabaya bakip bana tav olacak beyinsiz karsi cinsten tiksiniyorum.

    kendimle ilgili elbette sorunlarim var, ancak yukaridaki artist kadar da beyinsiz degilim...

    edit: yukaridaki arkadas artist ve beyinsiz laflarima bozulmus. hakli pek hos olmamis. kendisinden o sifatlar icin ozur diliyorum ancak kendisi de kendi cevresinden yola cikarak genelleme yaparak insan etiketlememeyi ogrenmeli.
  • new york city'de yasıyor olabilecek bir erkek.
  • zeka kırıntısı içermeyen başlıklardan biri daha... insanları kendi sığ ve boş pencerenizden bakarak basit kalıplara oturtmayı ne kadar seviyorsunuz yahu. evi olan adam evi olan adamdır, evi olmayan adam evi olmayan adamdır. araba yahut x bir şeyin olayı yine tamamen aynıdır.

    ikisi arasında şöyle bir fark varsa o da şudur ev ihtiyaç araba ise lükstür. şahsınıza ait ev yoksa evleneceğin ortalama türk kezbanının ailesi laga luga yapabilir ama aynı şekilde yine yargılama ve boklama hakkına sahip değildir zaten böyle olası bir durumda insan çeker gider. hepimiz eşit koşullarda yaşayamıyoruz bu hayatı, hayat bize bir takım yollar çiziyor. hayata bu kadar maddiyat üzerinden bakılırsa insanın huzuru bozulur fakat elbette kişi kendini tamamen bu paranın etrafında dönen bir takım gerçekliklerden soyutlamamalıdır, zaten istese dahi tamamen soyutlayamaz. ihtiyaç ve lüksün ayrımı yapılmalı ve en azından şahsi ihtiyaçlar karşılanmalı daha doğrusu kendi kendimize yetebilmeliyiz. ihtiyaçlar kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir, araba kimi insan için lüks iken belli koşullar altında ihtiyaç halini alabilir.

    kişiyi doğrudan tanımlayan olgular hesabında bulunan parası, mesleği, annesinin babasının mesleği, ırkı vb gibi dış etmenler kesinlikle değildir daha doğrusu kişiyi zaten siz tanımlayamazsınız kişi kendini tanımlar. bir insanın hayata, insanlığa, çevreye dair düşünceleri, derin yargıları ve en mühimi kendisi hakkındaki değerlendirmeleri onun değerini biçer... herkes nihayetinde bir çeşmenin başını tutuyor fakat çeşitli değişkenlere bağlı olarak herkes malesef hayatı ekonomik anlamda iyi veya çok iyi bir seviyede yaşayacak durumda olamıyor. beyaz türkler ve hayatı para üzerinden yorumlama çabasına giren ruh hastaları kabul etmese dahi bizi biz yapan sadece fikirlerimizdir.

    yeryüzünde kendi yarattıklarının kölesi olan tek canlı türü insandır. insan parayı yarattı ve insan yarattığı paraya taptı! başlık sahibi arkadaşın entrysine detaylıca bakarsanız çarpıklığı ve hatayı anlayacaksınız, araba onun için sahibi olacağı/olduğu ve işini kolaylaştıracak basit bir araç değil adeta onun taptığı put olmuş, o arabasının sahibi değil arabası onun sahibi olmuş. üzülüyorum bu zihniyete ve bu zihniyete sahip yozlaşmış insanlara...
  • bu devirde iyi yapıyordur. ister arabayı kaldıracak ekonomik gücü olsun ister olmasın. eğer arabasız yaşayabilecek şartlara sahipse tabi.
    neden iyi yapıyordur:
    bir defa arabanın sebep olduğu sera gazı emisyonuna katkıda bulunmayarak çevreyi koruyor.
    arabanın mtvsi, yıllık bakımı, lastiği, kaskosu, zorunlu trafik sigortası, beklenmedik arızaları vs bu gibi harcama kalemlerinden kurtuluyor.
    yani hem çevreye hem de kendi bütçesine faydası olan insan oluyor bu kişi.

    yalnız, arabasız yaşam nasıl mümkün olabilir, bisiklet veya elektrikli bisiklet çok sempatik geliyor ancak ne derece güvenli.. bilemiyorum.

    edit: aküyü değiştirdim 280 tl :/
  • benim. arabayi alacak parasi olmasina ragmen yine almayan da benim.

    ayni zaman da kendine degil, ilerde esi olacak kadina arabayi alacak olan benim
  • çok şükür bugün de engelledik.
  • belki arabasını satıp o parayla arsa almıştır? bir kaç sene sonra 3'e katlanmış parayla gidip daha güzelini alacaktır?
  • +4 yaklaşıkla ben.
    şu devirde araba almak mesele değil, şaaaak çekersin bankadan krediyi paaaat diye arabayı alırsın. takip eden yıllarda bankaya çalışırsın, olur biter. arabayla gezmek için de yakıtını koyman gerekiyor tabi. bunları yapabilirsen bir süre sonra 'arabası olup gezmeyen tip' şeklinde başlık açarlar. araba ihtiyaç yeaa, dünyaya bir kere geliyon yeaa. hem ben toplu taşımadaki kavgaları izlemeyi seviyorum, eğlenceli oluyor.