şükela:  tümü | bugün
2082 entry daha
  • inanmayacaksınız eskiden o da bir minicik kız çocuğuymuş.
    çocukken çok zenginlermiş de.

    tarikatçı bir babası varmış, annesini dövermiş.
    lisede iken maddi durumu okumaya elvermeyen kız arkadaşları ile kafası okumaya basmayan kız arkadaşları henüz lise çağında, kendilerinden de yaşça çok büyük adamlarla birer birer evlendiriliyorlarmış.
    hatta maddi durumu iyi olup da kafası zehir gibi olan kız arkadaşları da sırf babalarının tüccar arkadaşları ile evlendirilmek zorunda bırakılınca bütün evlenen arkadaşları için üzülüyormuş.

    neyse bir gün o aptal babası evi terk etmiş.
    ailecek bir arada daha mutlu olmuş bu kız ve ailesi. abisi varmış sonra bu kız ile anne ve kardeşlerine bakmak, para kazanmak için okuduğu üniversiteyi bırakmış ve bir fabrikada düz işçi olarak çalışmaya başlamış.
    sonra askere gidince şehit düşmüş, tek isteği de kız kardeşlerinin okumasıymış...

    gelelim 2018’ e. bu kız çocuğu 30 yaşına gelmiş, babasının erken yaşlarda evlendirmesi istekleri gerçekleşmemiş, aileye maddi olarak yardımcı olmak için yıllarca çalışmış bir yandan da okumaya çalışmış.
    hala ailesi için borç öderken sevmediği işte çalışıp borçlarından geriye kalan parayla da okumaya devam ediyormuş.
    yaşıtları kendilerini çocukla avutadursun, o makyaj malzemesi yerine lisans eğitimine harcıyormuş kendisine bile yetmeyen parasını, borçları bitince hatta yüksek lisansını yurt dışında yapma hayaliyle direniyormuş.

    şimdi düşünüyorum da;
    -bu kızın annesini döven, onun okumayıp evlenmesini isteyen, tarikatçı o baba bozuntusu mu
    -okumasını isteyen abisi mi haklı?...

    sonuçta 30 yaşına gelip sayfalarca yaftalanmış bir türk kızı , kendini birey hissedemediği, cahil babası ile %80 aynı görüşte olan bu toplumun o’ na saygı duymadığı, geri kalmış bir ülkede çocuğuna neyi, nasıl öğretebilir?