şükela:  tümü | bugün
  • birçok aynı doktor tarafından söylenen iki çelişkili ifadedir.

    ifade 1: günde 300 hasta bakıyorum
    ifade 2: gelen hastaların sadece %5'i acil

    ön yargılarımı bağışlayın ancak iki şikayetten de mağdur çıkma şeklini birisi aydınlatırsa sevinirim. çünkü söylediklerine göre canla başla kırmızı alanda 300 değil, (%5) 15 hastayla uğraşmış oluyorlar. diğer 285'i sarı veya yeşil alanda -hastanenin durumuna bağlı olarak- 3-4 saat kadar bekletilip iğne yapıp yollanan kişiler oluyor. bu durumda sorun ne tam olarak?

    buraların neyle dolacağını bildiğimden ötürü ayrıca eklemek istiyorum.

    olası bir savunma: kan idrar tahlilleriyle röntgenlerle acili oyalıyorlar asıl acillere bakamıyoruz.

    o zaman sıkı durun diğer bir çelişki geliyor. leblebi tozu gibi reçetelenen ağrı kesicilerin bile prospektüsünde beklenmeyen etkiler kısmında kaşıntı, baş dönmesi, mide bulanması, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi/düşmesi var. bunlardan birini deneyimliyorsanız acile başvurmanız söyleniyor bu prospektüslerde. aktardan ot alıp iyileşmeye çalışan cahil adam değil, verdiğiniz ilacın uyarılarını dikkatle okumuş bilinçli hasta söyleneni yapmış ve acile gelmiş. o zaman yine şikayet edilen nedir?

    kendi kendine teşhis koyup tedavisini kendi isteyen hastalar da yine diğer bir alay konusu. öyleyse neden mide ağrısıyla gelen adam acili oyalamış görülüyor? veya burnu akan? başı ağrıyan?

    gelen hastalar mide kanamasıyla reflünün farkını bilmiyor. bu kişi hayatıyla ilgili nasıl kumar oynayabilir? burnu akıyor geldi diye alay edilen, acili oyaladığı söylenen hastada burundan gelenin çarpmaya bağlı omurilik sıvısı olmadığını tahlil yapmadan anlayabiliyorsanız helal olsun tabii. veya ateş şikayetiyle gelen hastada pulmoner emboli durumu varken "üf ateşi var aile hekimine gitmemiş acile gelmiş" falan demiyorsunuzdur diye düşünüyorum.

    anlatmak istediğim acillerin durumu gayet anlaşılır. aort damarı yırtılmış, infarktüs geçiren, kolu kopan adam harici gelenler acili oyalıyor derken bu kişilerin evde özel muayenehaneleri yok. gecenin üçünde yüz lira taksi parası verip gelen kişiye de mide kanamanız yok demek ve dahiliyeye yönlendirmek bu kadar zor veya hor görülen bir şey olmamalı diye düşünüyorum. fikirlerinizi alabilirim.
  • malpraktis diye bir şeyin olduğu dünyada doktorların yaptığı anlamsız versus.

    senin 6 yıl tıp eğitimi + x yıl uzmanlık eğitim alarak yanlış tedavi yaptığın yerde ben nereden bilebilirim yaşadığım şeyin aciliyet oranını.

    neremiz ağrıdığında geleceğimizi belirten bir liste verirseniz ona göre geliriz artık acile doktor arkadaşlar. tevbe est.
  • hastaların işi de iş değil. ne geliyorsun acile kardeşim. öl evinde işte. oyalama doktoru.
  • bugun 13 vakaya gittim ambulansla acil hasta sayisi sifir, yok. artik trafikte arkamdan ambulans gelince yol veresim gelmiyor. hadi diyorum kirk yilin basi ciddi bir seydir belki gene veriyorum. dusun ne kadar aci. bu yaziyi yazmadan once gittigim vaka burun kanamasi. konsulte edilmesini talep ettim aldigim cevap ama evde yalnizmis devam edin. bu vakaya giderken yolda motosiklet kazasina denk geldik surucu ehliyeti olmadigi icin kacmaya calisti zor ikna ettim araca aldim neyse hafif siyrik bir seyi yoktu. ondan once bir hastanenin plastik cerrahi servisinde konversiyon geçiren hasta icin servis hemsiresi 112yi aramis serviste yatan hastaya mudahale etmeye gittik. serviste diyorum bak serviste. bunlar son 3 saatte olanlar. yani sgk'nin ve turk saglik sisteminin patlamasi yakindir. araclara mazot koyamayacak duruma gelmemizi dort gozle bekliyorum. kendi maasimin odenmesi icin verdigim vergiyi helal etmiyorum.

    kafanizda bir fikir olusmasi açısından bir ayda gercekten ambulans endikasyonu olduğunu dusundugum max 3 hastaya gidiyorum. bu 3 hastanin da 1inin durumu cok kotu oluyor. ayda gittigim vaka sayisi 70 civaridir. kontak cevirmek 300 lira civari bir masraf yaratiyor. aracin masraflarini ve personel maasini saymiyorum bile. vaktim olursa genis capli anlatirim bir ara.
  • sıkı durdum okudum sonuna kadar.. ateş pulmoner emboli, burundan kan omurilik sıvısı falan google yine iş başında anlaşılan. bak sevgili kardeşim burun kanamasına kimse acile neden geldin demez, ateş yüksekliğine de demez. ama senin gibi google dr larına da ateşin yüksek evet şu sebepten ve korkulcak bir şey yok yarın ilgili polknkten sıra alıp tedavini ol diyince bık bık edip ama pulmoner emboli diyince sanırım bir tepki aldın koştun buraya.. çok koşma googleda da yazar kalp krizi falan geçirirsin dikkat et.
  • acilde acil hasta az olması gereken önerme;
    acile poliklinikte uzman tarafından bakılması gereken şikayetlerle gelen hastalardan şikayetçi olunuyor yoksa başım ağrıyor diye gelen hastaya temel bi nöroloji muayenesi yapıp arveles yazmaktan erinilmiyor ama şikayet edilen durum şu;
    h: 2 haftadır böbreğim ağrıyor...
    yivitbey: neden bugün geldiniz? ağrınız mı şiddetlendi?
    h: -.-
    yivitbey: bakalım ama dahiliyeye gitmeniz gerekiyor benim uzmanlığım değil.
    h: nasıl yani hepiniz aynı okula gitmiyor musunuz?
    yivitbey: -iç ses-şu an john hopkins'te olabilirdim ama en azından zorunlu hizmetimi yapayım diye kaldım hale bak -iç ses- onlar daha güzel okula gittikleri için dahiliyeci olmuşlar.

    acilde ben, ''kakamın rengi 5 gündür biraz daha açık renkli sanki'' diyen de duydum antibiyotiği enfeksiyon bölgesine sürmeye çalışanda o yüzden sorun hekimlerde değil hatta sistemde de değil türkiye'de acil sistemi nispeten iyi çalışıyor, sorun insanların kendini geliştiremeyip en iyi ben bilirim kafasında olmalarında.
  • sorun şudur: asıl acil olan 15 hasta değil de kalan 285'i en acil kendisinin olduğunu düşünüp bir an önce muayene olmak istiyor.
  • cozumu kolay. acil olmayan durumda gelen, ambulans cagirana fatura cikarirsin, sadece ihtiyaci olan musteriler gelir
  • (#98686282)

    işte böyle tahrik edici konuşuyorlar sayın uzuvlarımın latincesini bildiği için kendilerini allah ilan edecek olan doktor hazretleri sonra hasta neden sizle düzgün iletişime geçemiyor. gerçekten düzgün iletişim kurmak istiyoruz şu aşağılayıcı
    tavırları bıraksanız. karşındaki hastayı önce hafife alıp gazeteci, avukat vs çıkması durumunda nasıl renk değiştirdiğinizi de biliyoruz ya neyse.

    konuyu kişiselleştirmemek için yazmadım ama pulmoner emboli örneği benim annemdi. feci bir ateş ve titreme ile başvuruldu, ateş düşürücü iğne yapıldı kan testi yapıldı ancak kimse emboli demedi, ateşi geçince polikliniğe gidin dendi. kadın deli gibi terlemeye devam edince o çirkeflik yapan hasta yakınlarından biri olarak lanet okuyup başka hastaneye gittiğimizde 1 ay yoğun bakımda kalması gerektiğini söylediler. doktorlar çok tehlikeli olduğunu, ölümcül bir hastalık olduğunu söyleyip hiçbir kesin ifade kullanmadı.

    etrafımda yanlış teşhisle hastalığı ilerleyenlerin sayısını ve hikayelerini tek tek anlatmak istemiyorum ama hepiniz biliyorsunuz bayağı var.

    google'ı açmış gelmiş diye alay ediyorsunuz ya işte bu tavrınıza karşılık o tavırları sergiliyor o insanlar. diploman falan kimsenin umrunda değil, maaşımı ve mesleğimi deklare etmedim. hastayım orada ben. sen de doktor. hasta kendisinde bir durumdan şüphelenip o durumun olmadığının doğrulanmasını bir kasaba falan sorup rahatlaması gerekiyor çok doğru. ya sabır.