şükela:  tümü | bugün
  • o zamanlar üniversitede öğrenciydim, 31 mayıs sabahı güne neşeyle uyanmış, kahvaltıda ev arkadaşlarımla türlü komiklikler, şakalar yaptıktan sonra hazırlanıp bahar şenlikleri için kampüse gitmiştik..

    kampüste bahar şenlikleri için kurulan standların birinde biraz kalabalık olduğunu fark ettik ve sürü psikolojisi gereği oraya doğru yaklaştık, birde ne görelim, karşımızda b.k mavisi renkte cardfinans standı ve standın başında at hırsızından hallice 1 adet genç bir satış elemanı…

    eleman o kadar güzel tanıtım yapıyor ve o kadar güzel vaatlerde bulunuyordu ki kendimizi olayın büyüsüne kaptırmış pür dikkat dinliyorduk… örneğin kartın üzerinde ismimiz ve üniversitenin adı yazacaktı, bize büyük bir sosyal statü kazandıracaktı, bu kartla satın alamayacağımız ürün yoktu(toplam limit:200 ytl) ve bunların yanında en önemlisi kesinlikle kart kullanım ücreti, yıllık ödeme, başvuru ücreti vs. yoktu.

    hepimiz olayın büyüsüne kapılıp birbirimizi gaza getirerek kart başvurusu yaptık. hem ne olabilirdi ki, zaten kart kullanım ücreti yoktu, en kötü ihtimalle çöpe atarız diye düşündük.

    ve heyecanlı bekleyiş başladı, yaklaşık 2 hafta sonra postacı beklediğimiz kartları getirdi, büyük bir heyecanla zarfı yırtmamaya özen göstererek tırtırlı yerinden açtım. ve karşımda sosyal statümü 3 level arttıracak card finans duruyordu, ama kartın yapışık olduğu bölümün hemen altında kalın harflerle yazılmış bir yazı gözüme ilişti, aynen şöyle yazıyordu;

    sayın ….. card finansı tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. üniversiteliler özel cardfinans için ilk yıl kart kullanım ücreti yoktur, takip eden yıllarda 20 ytl kart kullanım ücreti size geçirilecektir.

    birden neye uğradığımı şaşırdım, breaking bad deki walter reisin , skyler bütün parayı ted’e verdiğini öğrendiğindeki duruma benzer bir durum yaşadım. adeta kazıklanmış olmanın dayanılmaz ağırlığı üzerime çökmüştü.

    olayın şokunu atlatınca hemen finans bank çağrı merkezini aradım, yaklaşık 20 dakika hatta bekledikten sonra bir bayan nasıl yardımcı olabileceğini sordu, bende her şeyi anlattım ve kartımı iptal ettirmek istediğimi belirttim.

    burada ikinci bir şok yaşadım. telefondaki yetkili kartı iptal edebilmem için 35 ytl ceza ödemem gerektiğini belirtti.

    o gün o olayı yaşayanların hiçbirisi bir daha finansbank ın önünden dahi geçmedi, hatta bir arkadaşıma finansbank tan iş teklifi geldi, kabul etmedi, bu tramvayı üzerimizden atabilmek yıllar sürdü, her yıl 31 mayıs günü olayın yaşandığı yere gidip siyah karanfil bırakıyoruz.
  • rezalet gibi rezalet. allah'tan bu tramvayı üzerlerinden atmışlar.
  • 2006’daki tek rezalet. her şey pek bir düzgünmüş sanki.
  • nostaljik tramvay dedikleri bu heralde. finansbank lokomotifi salmış üstlerine belli ki
  • nostaljik bir rezalettir.
  • 2007 yılında, bilmem kaçıncı izmir enternasyonal fuarı içerisinde, kurulmuş olan bir standda, başvuru yapanlara süt mavi renkte sırt çantasına benzer bir çanta hediye ediyordu, at hırsızı ile alakası olmayan, bilakis bir fuar mankeni kadar alımlı bir hanımefendi.
    biz de bu dağıtılan çantanın güzelliğine aldanıp, nasıl olsa bize kart mart çıkmaz, bir sürü borcumuz var diyerek, masum bir başvuru yapmış ve çantayı kapmıştık.
    aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum ama o meşhur zarf maalesef bize de ulaşmıştı.
    zarfın bize ulaşmasıyla, borcumuza borç, derdimize dert eklenmesi bir oldu.
    o borcu kapatmak da yıllarımızı aldı.
    çanta hala durur ve çantaya baktıkça izmir fuarının eski zamanlarını hatırlarım.
    marlboro standından çakmak, çaykur standından export çay almışlığım vardır.