şükela:  tümü | bugün
  • gayet mümkün bir eylemdir.
  • isteniyorsa yapılması gereken durumdur.

    zaman geçiyor, eğer gerçekten istenilen şey hukuk okumaksa, bana göre en yakın zamanda yapılması gerekendir. hayat bir kez yaşanır, bu yüzden eldeki şartları gözden geçirerek sevdiği bölümü okumak cana can katar.
  • en takdir edilesi insanın yaptığı şeydir, yaşı kaç olursa olsun insan hayallerini izlemelidir. bunu yapabilen insanlar dünyadaki en cesur insanlardandır çünkü etrafına aldırmadan, hali hazırda var olan kariyerini de çöpe atmayı göze alarak sevdiği işi öğrenmektedirler. maalesef ben aynı cesareti gösteremeyip tıp okuma hayallerimi çöpe atmışımdır, uktelerle yaşamaktayımdır. o nedenle denemeden denemediğine pişman olmaktansa deneyip öğrenip pişman olun daha iyi.
  • deliliktir. 34 yaşına gelmiş aklen olgunlaşmış bir bireyin bunu bir ihtimal olarak bile aklına getirebilmiş olması dehşet vericidir. isteyene diploması bende var, beğeneceğim bir tanesi ile değiş tokuş edebiliriz. ama sonra geri gelmeyin ben diplomamı geri istiyorum diye. vay ben duymadıydım, vay ben bilmiyordum olmasın..
  • gayet de yapılabilir bir eylemdir. 34'de gir hadi diyelim uzata uzata 42'de bitir. stajdı ıvırdı zıvırdı derken 45'de olursun tam bir avukat. 65-70 yaşına kadar nerden baksan var 20 sene. insanın istediği işi 1 gün dahi yapması ve ya istediği ünvanı taşıması ayrı bir zevktir. ki okurken çalışma hayatına da devam edileceği öngörüsüyle maddi olarak zorlanılacağını da sanmıyorum pek. yani diyorum ki olaya bir çeşit meşguliyet süsü verip okuyom ben ya diyerekten mezun olma sürecini uzatırsanız da kızmam ben.
  • 34 yaşına kadar kendini azıcık da olsa geliştirebilmiş kişiler için, 18 yaşında hukuk okumaktan daha kolaydır.

    mali müşavirlik yapan bir tanıdığım 40 yaşında üşenmedi, sınava girdi ve hukuk fakültesini kazandı. aynı anda start aldık. adam diploma ve ruhsatı dört yılda cukkalarken ben hala icra iflas ve kamil yıldırım'la boğuşuyordum. sonra nihayet azat ettiler beni okuldan, ben bu amcanın yanına ortak olarak girdim, birlikte çalıştık. yani aslında alman usulü oldu; ben çalışınca o da çalışmış sayıldı. sonra ne mi oldu; şerefsiz fena kazıkladı beni, o oldu. ayrıldık. adam kırkbeş yaşında, mali müşavir, kafa fena çalışıyor, çakalın diplomalısı. ben 23 yaşında döpiyesin altına converse giyilmez mi ki acaba hesaplarında bir saf. diyeceğim o ki; 34 yaşında hukuk okumak ne ki; istersen aklına bile koyarsın.
  • sol fireymde görünce bir an matt barlow' dan bahsediliyor zannettim.
  • planlarım arasında olan eylem.

    hayat başka şeyler getirdi başka şeyler oldu. şimdi düşünüyorum, hayat öyle getirmese, bu da ne biçim iş, ne pis şeylerle uğraşıyorum, onun bunun davası, bin türlü dalavere bişiler bişiler diyebilirdim avukatlık filan yaparken. avukat olmuş olurdum şimdiye. gerçi ben "hukuk okusaydım ya" demeye üniversitedeyken başladım ama, şartlar müsait olsa, tutup okurdum, okul biteli pe heeey. oldu baya yani. neyse, okusaydım büyük ihtimalle bana göre olmadığını anlardım hukuğun ama okumadığım için emin olamıyorum.

    en azından emin olmak için, şimdiki işlerimi bitirince, bir geçip bakasım var. olur mu olur? şimdi değil ama sonra. şimdi hayatın başka getirdikleri var. bence insan kendini sınırladıkça, yaşa maşa taktıkça ölüme doğru hızlanıyor. kafaya takarsan, taktıklarını yapana kadar ölme ihtimalin bence azalabilir. yaşama azmidir bu. yaşarken, o andan beklenilen şey. sonrasında avukat olurum, iş bulurum-bulamam değil. eylem hukuk okumaksa, 70 yaşında da olur.
  • sivil polislerin bilgi birikimlerini genişletmek için yaptığı eğitim öğretim faaliyeti.*