şükela:  tümü | bugün
  • ölmüş bir koyunu değerlendirmenin 37 yolu

    25. uluslararası istanbul film festivali bünyesinde gösterilen, yönetmenliğini bob hopkins'in yaptığı başarılı bir belgesel çalışması. film 20 yüzyılın başında bugünkü tacikistan, afganistan, çin, pakistan sınırlarındaki pamir bölgesinden göçen kırgızları anlatmakta. ana vatanlarından önce çin'e sonra afganistan'a oradan pakistan'a son olarak da türkiye'ye göçen ve bugün hala van'ın erciş ilçesindeki ulupamir köyünde yaşayan kırgızların yürek burkan öyküsü. şahsen hiç farkında olmadığım bir gerçeği çok güzel bir şekilde bana gösterebilmiş olan filmdir. ayrıca canlandırma kısımlarında köylülerin bizzat oynuyor olması da hoş bir hava katmış. film türkçe, ingilizce ve kırgızca.
  • (bkz: koyunlarla ilgili belgesel)
    gerçek olduğuna inanamıyoruz ailecek izliyoruz..
  • van'ın ulupamir köyünde yaşayan kırgız halkının yaşamını konu alan kısa film.ben hopkins'in tarafından çekilmiştir.
  • filmdeki yasli amcalardan birinin listeledigi bilimum sut urununu merak etmeme yol acmis olan, tribeca film festival'da da gosterilen film.
    (bkz: yogurt)
    (bkz: kaymak)
    (bkz: kirgizca)
  • kırgızların dengilmeyi sevdiğini öğrendiğimiz belgesel.
    (bkz: dengilmek)
  • buyuk bir firsatin kacirildigi filmdir. filme thy sponsor olsaydi "kurban derilerinizi thy ye verin" reklami da gayet guzel yapilabilinirdi..
  • insanı bir yandan üzen, bir yandan da kırgız halkının sıcaklığı, sevimliliği ve neşesiyle mutlu eden belgesel. seyretmeye doyamıyor insan.
  • pamir kırgızlarının orta asyadan başlayan, çin e, afganistana , pakistan a ve nihayetinde türkiye ye uzanan göçlerinin ve zaman içindeki değişimlerinin anlatıldığı son derece samimi, sıcacık belgesel. tek dişi kalmış beyaz sakallı dedelerin, çekik gözlü dünya güzeli teyzelerin anlattığı cinli perili, kahramanlarla ve mücadelelerle dolu hikayeler muazzam . ama en önemlisi onların bu belgesele gönülden inanıp bu kadar içtenlikle ekibe katılabilmeleri .olağanüstü.
  • sırayla sscb, çin ve afganistan ile ters düşüp asıl toprakları olan pamir’den ayrılmak zorunda kalan ve sonunda yolu van’ın ulupamir köyüne düşen pamir kırgızları'nın öyküsünü anlatan; göç, göçülen yerdeki öteki olma durumu, özlem, yabancılaşma üzerine düşündürücü bir belgesel. bir daha doğdukları yerlerle dönemeyeceklerinin bilinciyle pakistan’a yaptıkları göç, orada bir mülteci kampında geçirilen 4 yıl sonunda sıcaklar nedeniyle yaşanan hastalıklar ve ölümler cidden üzücü.

    köyde yaşayan yaşlılar eski topraklarına, eski adetlerine özlem duyarken gençlerin derdi istanbul’a gitmek ve yırtmak. tabii küçüçük bir deri atölyesinde günde 12 saat çalışmak nasıl bir yırtmaktır orası da tartışılır. ama belli ki gençlerin ilgisi koyunlardan çok internet kafelere yönelmiş. kültürel erozyonu yoğun olarak yaşayan bu toplum, pamir'i hatırlayan yaşlıların da ölmesiyle geçmişle olan bağlarını tamamen yitirecek, belki ulupamir köyünde iki üç aile dışında kimse kalmayacak. rüyasında sürekli pamir'deki dağları, yaylaları gören amca buna güzel bir örnekti. kendisini orada bir yurt çadırının içinde sanırken uyanıp taş evinin içinde bulduğu zamanki hayal kırıklığı vaziyeti çok güzel ifade ediyordu.

    güzel ve samimi bir anlatıma sahip, insanı sıkmayan aksine birçok yerde gülümseten bir belgesel bu. prime time'da izlenmez önyargısını yıkarak, her perşembe festivalde izleme fırsatı bulamadığımız belgeselleri ekran getiren ntv de ayrıca tebrik edilesi.