şükela:  tümü | bugün
  • eğer inat etmeye başlamışsa yapılacak bir şey yoktur. efendi gibi bilgisayarı kapatıp çimlerde uzanmak akıl sağlığı ve mimarlık camiası açısından faydalıdır. ofiste papatya çayı bulunduranlar, kettle'a 4 poşet atıp bir litre papatyayı kafaya dikerek sakinleşebilir. papatya çayı olmayanlar, papatya da yiyebilir. ben tazesinden 1 kilo papatya yedim sakinleştim. şehir papatyası lezzetsiz oluyor, yem tadı geliyor. oysa eskiden papatyalar bir başka olurdu; et gibi dağılırdı damakta. neyse papatyayı yedim, saplarını da kaynar suya atıp sağlık versin diye içtim. sağlıklı yaşam uğruna altına yatmadığımız rejim kalmadı ya neyse.

    eğer 3ds max gününde değilse, tam render tuşuna basacakken hata verir. recover dosyasını autoback klasörüne kaydettiğinden bu çok da sorun olmaz. ama 3ds max, gerçekten gününde değilse recover dosyası da almaz. amırcık gibi kalırsın elinde mousela. o yaptığın motifler, bar bankoları, ahşap göbekler, paslanmazlar, şarap şişeleri ve kadehler cehennemin dibine gitmiştir. save ettiğin halde aniden kapanan horozbu çocuğu program, günün en başına döndürür. dolayısıyla 3ds max bilinen ilk zaman makinesidir. sabah bulunduğun noktaya geri gönderir, aynı işlemleri yeniden yaptırır. aynı kelimeyi bin kere yazdırıp kalıcı olmasını sağlayan ilkokulun rasyonaliteye aykırı yöntemleri gibi 3ds max de aynı sırayı uygulatır. şu hayatta ılık sütten ve save as'dan nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmem.

    aynı sıradan takip edip deja vu coşkusuyla 4 saat önce vardığın noktaya yeniden varırsın. 200 mb'lık dosya fil sürüsü gibidir, hemen dönmez. ağırdan alıp ya sabır çeke çeke doğru açıya getirirsin. sonra render efendiyi beklersin. metalden yansıyan ışığın ahşap üzerindeki etkisini hesaplamaya çalışan bilgisayar, öyle bir sikertir ki sistemi sözlüğe girmek namümkün hale gelir.

    eğer pislik yapası varsa render alırken de atar programdan. durduk yere çaylak olmuş gibi, elini koyacak yer bulamazsın. mail bekleyen adamlara kahkaha gazı yollayıp güldürürken düşündürmek gibi fikirler geçer aklından.

    uzay boşluğunda kaybolmuş uzay gemisi kaptanının, kontrol panelinin önünde umutsuzca bakması gibi ekrana bakar, hiçbir şeyle uğraşmak istemezsin. hayatının geri kalanında yüksek tavanlı taşkahve'de akşama kadar kağıt oynayıp yaşıtlarınla yaşlanmak düşüncesi geçer gölge gibi. her şeyi bırakıp giden adamın ayvalık'taki mavi panjurlu evi gelir aklına, adamın yüzündeki huzuru yeniden kıskanırsın.

    feri kaçmış gözlerinle bir kez daha tıklarsın proje dosyasına. kim bilir kaçıncı kere bakarsın açılış sayfasında autodesk'in binasına. photoshop açılırken çıkan thomas knoll ve seetharaman narayanan isimleri kadar tanıdıktır artık bu bina. hayatında hiç görmediğin insanların isimlerini hatasız yazmak, gelişen teknolojinin hediyesidir.

    milyonlarca poligon sevişir gözlerinin önünde; binlerce maddelik bir listeye hızlıca göz gezdirirsin. gözlerin hızla tarar, yanlış küpü seçtiğin an sabırsızca esc'ye basarsın. küpün annesine ve anne tarafından tüm akrabalarına küfreder, nefesini tutarak bir daha denersin.

    bir gün daha geçerken hayatından, tüm gün uğraştığın modelin renderını alır adamın mailine yollarsın.
  • eğer yüzüklerin efendisi'nde cinema 4d yerine bu erendil'in cezası program kullanılsaydı, muhtemelen yüzük daha modellenme aşamasında kaybolurdu. model dosyası, sürekli hata verip recover dosyaları üzerinden işlem yapmayı mecbur kıldığından, lotr extended'lar yerine, tüm insanlık lotr_recovered diye değişik bir versiyonla muhatap olurdu. türkçe'nin t sini bilmeyen 3d animatörler, birden dile gelir ve " nerde lan bu amına koduğumun save dosyaları?" diye birbirine sorardı. türkçe'nin en güzel taraflarından birisi de bu: ağız dolusu küfredebilmek. hemen ingilizceye bakalım:

    "where are those fucking save files?" hiç hoş değil. öfkeyi yansıtmıyor.

    çalıştığım bilgisayarı 4 yerinden bıçakladım. ağır yaralı olarak, şişli etfal'e kaldırıldığından başka bir bilgisayardan giriyorum entryi. yoğun bakımdaymış, sabahı çıkarmaz dedi doktor.

    örnek dosya inceleyelim: 5aralık.max

    problem çıkmasın diye miladi takvimi, isa'nın doğuşunu baz alıyorum ama yarından itibaren hicri takvime geçeceğim. işimi şansa bırakmak istemiyorum. bu 5aralık bir kere çöküyor. save klasörüne 5aralık_recover olarak kaydediyor dosyayı. onu açıyorum, 15 dakika sonra yine çöküyor, 5 aralık_recover_recover oluyor. sabah başladığım 5 aralık.max, öğlene doğru anadolu ekspresi gibi oluyor ziyadesiyle. katar katar.

    vista üzerinde çalıştırdığım için 2 kat şiddete maruz kalıyorum. photoshop'um yanıt vermiyor. neyin var diyorum, pencereden dışarıya bakıyor. uçuşan yapraklara bakıp hüzünleniyor. zuhal olcay'a dönüştü güzelim program.

    hal böyle olunca da, insan teknolojiden ölesiye tiksiniyor. işlerimi kolaylaştırsın diye alanımla ilgili olan ne kadar program varsa öğrendim. uzay gemisinden, allah diye bağıran aslana kadar her şeyi projelendirebiliyorum. mantığıma göre, diğerlerinin 1 hafta uğraştığı projeyi benim bir günde bitirip sonra keyfime bakmam lazım ama pazartesi sabahından, cuma akşamına, masayla, sandalyeyle, osmanlı motifinin modernizasyonuyla uğraşınca sigortalarım atıyor. her şey bitmişken, mal sahibi olacak estetik yoksunu, parası bol röfle kafa "olmamışşş" diye dudağını büzünce, yangın tüpüyle söndürmek istiyorum kafasının üstünde yanan cehalet alevini.

    estetik cahili öküzlerin gölgesinde mimarlık, para odaklı üretim süreci konulu entrymde görüşmek üzere. coming soon.
  • lightwave 3d'den daha iyi olmadığı halde, daha çok reklamı yapılarak, daha çok yaygınlaştırılan bir "piyasa" 3d programı.
    3 button eklenerek yeni versiyonun çıkan programlardan.
  • ilk çıktığı zamanlarda celeron 333, 64mb ram makinamla 8 saatlik render neticesinde kendi etrafında dönen çaydanlık yaptığım program.

    sanırım türkler bu programı açınca ilk önce çaydanlık yapıyor.
  • eğer bir insan olsaydı, sabahtan akşama, gece yarısından şafağa, közlenmiş patlıcanla kırbaçlayacağım program.

    kullanıcısını bu kadar delirten, işi yokuşa koşan, sevimlilikten uzak başka bir program daha yok. o ahşap malzemesini dolaba atana kadar, birebir ölçülerde dolap çakardım ulan. evet şimdi de, hata verip kapandı. kendisi hakkında sözlükte, ana avrat düz gittiğimi anladı heralde.

    bunu gördükçe, zaten hastası olduğum cinema 4d'ye körkütük aşık oldum. tüm autodesk, senin taşşağını yesin lan 4d. gaaahhh, sinire kestim be.

    edit: liverpool'luyum.
  • en favori görselleştirme programı. mimarlar ve iç mimarlar bir bu, bir de vrayi pek severler render için. endüstri ürünleri tasarımı bölümlerinde de bir aralar çok popülerdi mınakodumun eziyeti; senelerce meslek hayatımda kullandım; neyse ki sonra akıllanıp üretime uygun modelleme programları olan rhinoceros,alias,solidworks falan öğrendik. hem çiziyorum, hem 3d print ediyorum-cnc'den basıyorum, hem de istersem vray; istersem keyshot ile trink render alıyorum. dünya varmış amk nokta çekiştire çekiştire bilgisayar kastırarak modellemekten anam ağladıydı 3ds max ile. mınakodumun maxi.

    kullanımı için şunu diyebilirim ki 3ds max kullananların saçları hızla dökülürken rhino kullananların saçları ahenkle halay çekiyor, sultans of the dance gibi turneye çıkıyor, rakı eşliğinde zeybek oynayıp keyfine bakıyor. öyle bir eziyettir kendisi. hem psikolojinize, hem hardware'inize.
  • ilginc bir sekilde cinema4d ve maya ile karsilastiriliyor, hatta sacma sapan basic rendering programlari ile.

    ustelik, cahil graphic designerlar tarafindan yabanci forumlarda bile "is 3ds max running out?" sonuna gelindigi asparagaslari dolastiriliyor.

    3ds max nedir, sektorde nerede kullanilir, fonksiyonlari ve amaci nedir sorularinin cevabini veren birisi icin 3ds max in autodeskin en onemli programlarindan biri oldugu ortadadir.

    3ds max, evrende var olmus ve olabilecek butun cisimlerin modellerini cikartabilecek bir cizim programidir.

    entegre modelleme iceren animasyon programi degildir! (maya gibi)

    3ds max da cizer-modellersin, mayada anime edersin. iki program birbirinden iki kutup kadar uzaktir.

    3ds maxin bitirilip mayayi guclendirmek ise bok sicmigidir, cunku, eger boyle birsey olacaksa, maya bitirilip 3ds max guclendirilir. cunku 3ds max biterse, autodeskin modelleme programi kalmaz.

    3ds max, 3 boyutlu modellemenin alabilecegi en son haldir, modelleme dili olarak, hatta eger birgun ai evreni ele gecirmeye calisirsa bunu ilk olarak 3ds max i kullanmayi ogrenerek ve 3d printerda yazabilerek gercekletirecek.
  • yeni sürümde kaydedilmiş bir dosyayı misal 2013, eski sürümde açamıyorsak halen, misal 2009'da, şu an sayesinde ölmek istediğim program. ben güneşli bir pazar günü evde iş yapmayı göze almışım, sen neyin tribindesin bu dosyayı açamıyorum ben diyerek? biraz autocad den feyz al namıssızz!
  • kendisi tam bir trajedir. cubic tragedy
  • autodesk ibnesinin in yavaş yavaş softimage gibi rafa kaldırmaya hazırlandığı program. sen durup dururken potaya sok vraydir rayfire dır fume fx dir efennime söyliyim phoenix fd dir falan derken program highend olsun 25 sene sonra şimdi de arge yi maya ya doğru kaydır. ben bunun kadar iğrenç bir şirket daha görmedim yemin ediyorum. sana harcadığım paralar haram olsun inşallah batarsın.