şükela:  tümü | bugün
  • reddit suan bu olay ile calkalaniyor. ogrenciler daha guvenli yol icin protestoya cikiyor. devlet de nasil protesto edersiniz diye, polisleri, kendi genclik kollarini sokaga dokuyor. ogrenciler cok zor sartlar altinda. gozleri cikartilanlar, 4 tane kadin tecavuz edilip oldurulmus. ınternet kesilmis. 200 kadar ogrenci bir yerde mahsur kalmis. gercekten zor gorunuyr.
  • bangladeşin bizden ilerde olduğu gösteren üzücü olaylar. bizim o noktaya gelmemize 10 sene falan kaldı
  • insan bazen hayret ediyor. böyle bir şey olabilir mi ya diye tepki veriyorsun. ama elden başka bir şey gelmiyor.

    bu kadar vahşi olabilmek enteresan. şok içerisinde ve çaresizce izlenmekte.

    edit : benzer şekilde aylardır iran'da da protestolar var ki üstünkörü haber yapılıyor. benim nette bulabildiğim bir ay öncesine ait bir haberdi.
  • 1 orospu çocuğu ülkeyi ne hale getirmiş dediğim olaylardır.
  • yerli ve milli bir anlayışla yönetilen islam diyarı bangladeş'te gerçekleşen olaylar.

    güvenli ulaşım isteyenler de halkın kültürünü taşımayan batı yanlılarıdır kesin.
  • “devletin köpeği sağcı öğrenciler”

    neden her türlü olayda çıkıntılık yapan, güçlünün yanında haklıyı ezmeye çalışan, insanlara zarar verenler sağcılar oluyor?

    sağcılık zihniyeti sanıyorum dünya genelinde hastalıklı bir görüş.

    edit: tırnak içinde yazılmış kısım ilk entryden alıntıdır. entryi bu alıntıya atıfta bulunarak yazdım.

    gerçek sağcılığın bu olmadığı yönünde çok mesaj aldım.* kendi haklarını savunan, trafik kuralları ile ilgili düzenlemeler isteyen öğrenci topluluğuna saldıran bangladeş çomarları hastalıklı bir zihniyetin ürünüdür. bu zihniyetteki insanlardan bizim ülkemizde de var ve şaşıracaksınız ancak bu kişiler “sağ” görüşe sahipler. nasıl bu ülkedeki tüm solcular “vatan haini” ve “terörist” olarak nitelendiriliyorsa, ben de bu “sağcı” kesimi hastalıklı bir görüşün eseri olarak kabul ediyorum. lütfen bana sağı ve sağcıları savunan mesajlar atmayın.
  • anadolu ajansının haberi veriş biçimi;

    bangladeş'in başkenti dakka'da iki öğrencinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle sokaklara dökülen binlerce öğrencinin protestosu nedeniyle ülkedeki tüm eğitim kurumları kapatıldı.

    "dhaka tribune"ün haberine göre, bir otobüsün iki öğrenciyi ezerek öldürmesinin ardından düzenlenen ve beşinci gününe giren gösterilerden dolayı eğitim bakanlığı, ülke genelindeki tüm eğitim kurumlarının bugün kapalı olacağını duyurdu.

    eğitim bakanı sohrab hossain, öğrencilerin güvenliği için önlemler aldıklarını ve tüm eğitim kurumlarının faaliyetlerine bir gün ara verildiğini açıkladı.

    öğrencileri sokağa döken olayın ardından kazaya sebep olan otobüs şoförünün gözaltına alınmasını ve yol güvenliğinin artırılmasını talep eden gençler, dakka'da yolları kapatmıştı. protestolarda bazı yerlerde toplu taşıma görevlileriyle öğrenciler arasında çatışmalar çıkmış, otobüslere yönelik saldırılarda biri öğrenci 4 kişi gözaltına alınmıştı.

    içişleri bakanı esaduzzaman han, öğrencilere gösterilere son vermeleri çağrısında bulunarak, taleplerinin yerine getirileceği ve suçluların cezalandırılacağı sözünü vermişti.

    dakka'nın kurmitola bölgesinde hafta sonunda yaşanan olayda, bir otobüs, okul çıkışı eve dönmek için durakta bekleyen bir grup öğrencinin arasına dalmıştı. kazada 2 öğrenci olay yerinde yaşamını kaybetmiş, 7 öğrenci yaralanmıştı.
  • youtube'a düşmüş
    https://youtu.be/vr9eclhktic
  • bangladeş'in dehşet bir darbe tarihi var. uzun süre darbelere maruz kalan ülkeler bir türlü istikrara kavuşamıyorlar.

    bangladeş'in tarihi:

    "bangladeş, mö bölgede hüküm süren büyük devletlerin, ms 750-1200 arasında yerel palas hanedanlarının egemenliği altında kaldı. onuncu asırdan itibaren müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.

    bangladeş 12. asırdan 1757 yılına kadar müslümanların idaresinde, 1757'den 1905 yılına kadar ingilizlerin egemenliğinde kaldı. 1947 yılında da müslüman kesimi "doğu pakistan" adıyla pakistan'ın bir eyaleti oldu. 1969 yılına kadar pakistan'ın eyaleti olarak kaldı. 28 kasım 1969'da meclis üyelerinin teşkili için yapılan seçim propagandaları esnasında mucib-ür rahman ve onun "avami partisi" seçim propagandalarını doğu pakistan'a muhtariyet vereceği vaadi üzerine kurmuştu. aralık 1970'te yapılan seçimler sonucunda avami partisi 313 sandalyeden 167'sini aldı. 1 mart 1971'de millet meclisinin teşkili ertelendi. bu durum doğu pakistan'da meşru hakların ihlali sayıldı ve genel greve gidildi. bunun üzerine ordu, grevcilerin üzerine gitti ve iç harp başladı. bir kısım halk da hindistan'a sığındı. bu arada hindistan-pakistan savaşı başladı.

    1971 aralık ayında savaş bittiğinde hindistan, doğu pakistan'ın büyük bir bölümünü işgal etmişti. hindistan burayı iki hafta kadar kontrol altında tuttu. 22 aralık 1971'de mucib-ür-rahman'ın liderliğinde bangladeş müslüman halk cumhuriyeti kurulduktan sonra, hindistan ülkeyi terk etti. mucib-ür-rahman ve avami partisi'nin iktidara gelmesiyle karışıklıklar dinmedi. 15 ağustos 1975'te yapılan darbe ile mucib-ür-rahman ailesi ile birlikte öldürüldü. idareyi kandahar mustak ahmed ele aldı. 3 kasım 1975'te dakka garnizon komutanı tuğgeneral halid müşerref, mustak ahmed'i devirdi. ancak kendisi iktidarda sadece dört gün kalabildi.

    7 kasım 1975 tarihinde general ziya-ür-rahman bir darbe ile halid müşerref'i devirdi. ziya-ür-rahman zamanında ordu uzun müddet siyasetten uzak durdu. 1977 yılında yapılan seçimleri ziya-ür-rahman kazandı ve geçici olsa da, siyasi istikrar temin edildi. 30 mayıs 1981 tarihinde bir grup subay ve askeri birlik başarısız bir darbe yaptılar. ziya-ür-rahman'a bağlı birlikler darbeyi bastırdılar. ancak darbe esnasında ziya-ür-rahman öldürüldü. 15 kasım 1981'de seçim yapıldı ve milli birlik partisi lideri, öldürülen ziya-ür-rahman'ın yardımcısı abdüssettar, oyların % 66'sını alarak devlet başkanı oldu. ancak siyasi istikrar yine temin edilememiş ve kargaşa bitmemişti. nihayet hükumet, milli güvenlik kurulu kurulmasını kabul etti ise de, gerginlik durmadı. sonunda genel kurmay başkanı muhammed erşad, askeri bir darbe ile abdüssettar'ı devirerek idareye el koydu. askeri idare iki sene iş başında kalacağını ilan etti. 21 mart 1985'te yapılan referandumda erşad'ın devlet başkanlığında kalması onaylandı. diktatörlük ve otoriter bir rejimle ülkeyi yönettiği söylenen muhammed erşad'ın geniş çaplı kitle gösterileri neticesi istifa etmesi üzerine 6 aralık 1990 senesinde şahabeddin ahmed devlet başkanlığına vekaleten getirildi. 19 eylül 1991 senesinde yapılan seçimleri kazanan (ziya-ür-rahman'ın dul eşi) halide ziya başbakan oldu."
  • yobazlık, vahşet, tecavüz, ne ararsan bolca var.
    köpeklere benzetip güzelim hayvanların günahını almayın. bunlar kendi cinsinde tek.