şükela:  tümü | bugün
  • sizlere başımdan geçen talihsiz bir olayı anlatmak istiyorum.

    04.09.2013 tarihinde gençliğin getirdiği ahmaklıkla, alkollü araç kullanmaktan ehliyetime 6 ay el konuldu. belirli bir miktar trafik cezası çıktı ve bu miktarı 15 gün içerisinde ödedim. sonrasında askere gittim ve 6 aylık cezam askerlik ile beraber bitti.

    22.04.2014 tarihinde ehliyetimi geri almak için, vergi dairesinden aldığım borcu yoktur yazısı ile birlikte trafik şube müdürlüğüne gittim. ilgili memur evraklarıma bakarak bana ehliyetimi elden geri aldığıma dair bir belge imzalattı ve ehliyetimi verdi.

    bu kısma kadar herhangi bir durumla karşılaşmamıştım, ta ki 28.04.2017 günü mersin otoban gişelerinden geçip çevirmeye girene kadar.

    ilgili memur rutin bir kontrol olduğunu ve ehliyet ruhsat istediğini söyledi. ehliyetimi ve ruhsatımı verdim. arabada yaklaşık bir 10 dk oturduktan sonra memurun geri dönmemesi üzerine neler olduğunu öğrenmek için araçtan inip memurun yanına gittim.

    memur bana ehliyetimi daha önce kaptırıp kaptırmadığımı sordu. 2014 yılında kaptırdığımı ve cezamı çekip 6 ay sonra geri aldığımı söyledim. 2014 yılında yediğim bu cezayı da kendi sistemleri üzerinden (polnet) gördük. memur bu sırada benim ehliyetimin hala adana trafik şube müdürlüğü’nde göründüğünü söyledi ve ehliyetsiz araç kullanmaktan ceza yazacağını söyledi (elinde benim ehliyetimi tutarken bunu söyledi evet). kendisine konunun benimle alakalı olmadığını her ne kadar anlatmaya çalışsam da dinlemedi ve 1768tl bana, 1768tl de araç sahibine ceza yazdı. üstüne üstlük aracı çekmek üzere çekici çağırdı ve aracı da çektirdi. (bu kısımdaki rezillikler biraz daha uzuyor fakat detaylı yazmıyorum çekiciye 150tl ödemem, taksiye hayvan gibi para ödemem, 1 gece otelde kalmam vb vb.)

    trafik polisi olan bir arkadaşıma durumu açıkladım. olan olmuş artık mahkeme yoluna gideceksin dedi.

    olayı detayıyla araştırmak için hemen adana trafik müdürlüğü'ne gittim. ehliyetimi teslim aldığım adamı buldum. ehliyetim nerede diye sordum. burada görünüyor durun getireyim dedi. hiç zahmet etme ehliyet bende dedim ve ehliyeti gösterdim. şok oldu. gitti dosyamı getirdi ve içinde ehliyetimi bulamadı. ehliyetimi aldığıma dair imzaladığım belgeyi de dosyamda gördü. senin yüzünden tam 3500 lira ceza yedim dedim. bu arkadaş ehliyeti bana verdikten sonra sistem üzerinden onaylamadığı (veya her ne boksa) için ehliyet trafik müdürlüğünde görünüyordu. hatasının farkına vardı ve mouse ile yaptığı tek bir tık ile ehliyet artık polis sistemi üzerinde bana verilmiş olarak görünüyordu. tamam düzelttim gidebilirsiniz dedi, ve bir özür bile dilemedi.

    ehliyetimi 2014 yılında aldığıma dair yazıyı zor da olsa bu arkadaştan aldım ve mahkeme dosyasına ekledim. bu yazıyı aldıktan sonra davayı kazanacağıma neredeyse adım gibi emindim.

    geçtiğimiz aylarda benim açtığım davanın sonucu açıklandı ve bilin bakalım ne çıktı? davayı kaybettim swh . hakim resmen dava dosyasını bile okumamış. bir de üstüne 450tl gibi bir mahkeme ücreti tarafıma kitlendi.

    avukat arkadaşım kararın kesin hükümde çıktığını ve kanun yararına bozma yoluna gitmem gerektiğini söyledi ve ben de bu şekilde bir yol izledim. fakat yüce türk mahkemelerinin bu yolda da benim tarafımda karar vereceklerini düşünmüyorum. bunun sonucu henüz açıklanmadı.

    araç sahibinin davası da henüz sonuçlanmadı. oradan ne karar çıkacağını da bilmiyoruz. lehte bir karar çıkması mümkün değil çünkü benim davama halihazırda aleyhte bir karar verildi. (acaba kanun hükmünde bozma'nın sonucunu mu bekliyorlar? bilemiyorum)

    bu rezaleti buraya yazma sebebim hem siz değerli ekşi sözlük kullanıcılarından bilgi almak, hem de haksız yere yediğiniz bir trafik cezasına itiraz ederseniz başınıza gelecekleri önceden görmenizi sağlamaktır.

    bunlar dışında yapmam gereken neler olabilir?

    not: dava dilekçemi, ehliyeti aldığıma dair belgeyi, kanun yararına bozma dilekçemi ve mahkeme kararını buraya koymam sıkıntı olur mu?

    bu konuya internet kullanıcıları da yorum yapabilsin diye ekşi duyuruya da koyacağım.

    hepinize iyi günler.

    edit:

    arkadaşlar öncelikle destekleriniz için teşekkür ederim. aşağıda mahkeme dilekçesi, karar dosyası ve ehliyeti aldığıma dair belgeyi paylaşıyorum.

    mahkemeye sunduğum dilekçe

    ehliyeti aldığıma dair belge

    mahkeme kararı

    edit 2:

    sabahtan beri boş konuşan çıkmayınca sözlük baya değişti sanmıştım fakat geldi yine tipini sevdiklerim.

    alkollü araç kullanmak ahmaklıktı diye de yazdım halbuki entrynin başına. konuyu gereksiz bir noktasından tutup uzatmanın ne anlamı var? alkol olayı olmuş bitmiş bir mevzu yani. alkolsüz trafik kazası yapıp yine ehliyetimi kaptırmış olabilirdim değil mi? illa bi sosyal mesaj vereceksiniz aq.

    espri kasan arkadaşa da güldüm ya komikti gerçekten. ha ha ha. var ol.

    edit 3:

    bimer'e başvurumu ilettim.
  • (bkz: fox haber)
  • içişleri bakanlığı müfettişlerine ulaştır bu yazıyı
  • arkadaşım kusura bakma ama asıl rezalet senin o polis götünden kan almamandadır. baştan polise açacağın görevi ihmal davasının ardından alacağın tazminatla zararını rahatlıkla karşılardın. sulh ceza hakimliğine de bu dosya ile birlikte başvursaydın aksi bir karar çıkması imkansıza yakındı.
  • bimer'e ve diğer şikayet kurumlarına ve ana haber whatsapp hesaplarıyla paylaş.

    [davacı - kemal sunal https://www.youtube.com/…1xk1ujz86ldvlhmltvu&t=3255]
  • sağlam rezaletmiş. 10/10
  • türkiyede adalet arayacağına kerhanede iyi aile kızı arasan bulursun.
  • özet geçiyorum: alkollü araba kullanmayın.
  • yüce türk mahkemelerinin devlet aleyhinde ceza bozduğuna pek şahit olmadım.

    hatta bu konuda babam bayağı cenabettir. iki kere ceza yemiştir resmi kurumlardan.

    birincisi park cezası. hiç gitmediği bir şehirden. dava açtı ve kazanacağından emin gidip kaybetti.

    diğeri daha komik. kendisi oy kullanmadığı için ceza yiyen ilk insan olabilir. bunun nesi komik ulan diyebilirsiniz: adam askerde yemiş bu cezayı.

    velhasıl cezalara itiraz edip kazanan görmedim.
  • rezalet gibi rezalet. tabi ki sonucu senin lehine olan bir karar çıkıcak ama olan yine sana olmuş ve olacak. mahkemelerde ordan oraya koşturacaksın ve zamanın gidecek. paran ayrı gidecek. of ben daraldım valla.