şükela:  tümü | bugün
  • etrafımızda yakın zamanda hastalık geçirenleri düşününce mantıklı gelen iddia. iddia sahibi bir doktor.
    ilgili tweet
  • arkadaşlar, şu virüs hakkında varsayımlarınızı bu şekilde aktarmayın lütfen.
    bu yine masum, belki de öyle ama yanlış bilgilendirmeler başımıza bela açabilir.
  • ocak ayında ailece geçirdiğimizi düşündüğümüz için e-nabız uygulamasından baktım. akut tonsilit teşhisi konulmuş. kuru öksürükten boğazımdan kan geldiğini hatırlıyorum. eşim 20 gün yattı. ben işe yarı ölü gittim sonunda dayanamayıp rapor aldım. o dönemde öyle ağır bir salgın vardı ki serviste maske takanlar vardı. insanlar kişisel önlem almıştı. eğer sağlık bakanlığı aralık ocak aylarında zatüreden ölüm kayıtlarını açıklarsa ya da ulaşabilirsek daha net bir fikrimiz olabilir.

    edit: varoluş sancısı çeken orospu çocuklarına dert olmuş yukarıdaki entry. benim şahsi düşüncelerim oluyor onlar. düşünce özgürlüğü var ya hani bilmeden savunduğunuz öyle birşey işte.
  • ya sayı saymayı bilmeyen ya da hayatında dayak yememiş suser(ler)in beyanı.
    he abicim he, bir senedir vardı bu virüs ama hükümet saklıyordu, zaten bunlar hep ameriganın oyunları.
    haydi hayatınızda exponansiyel nedir bilmediniz ne bileyim mühendislik okumadınız, matematik eğitimi falan hiç almadınız da çevrenizde de mi yok anlamadım ki? size hiç mi anlatan olmadı anlamadım ki ... diğer ülkelerin yayılma hızlarına bakaydınız bari ! ne bileyim basit bir oran orantı bile bilseniz bu cümleleri da işte ...
    (bkz: bi bitmediniz amına koyim)

    ps: bak şimdi güzel kardeşim, corona kapmış sadece bir kişi bile gelmiş olsaydı, metrobüse bineydi, bir cuma namazı kılaydı, bir meyhaneye gidip iki tek atıp yanındakileri, yan masadakileri falan kıyak kafayla sarılıp öpseydi,ne bileyim iki vapurda tur ataydı neler olurdu bir düşün ?
    evet adı korona ya da morona ya da ne dersen ondan olmazdı ama hastanelerin önünde yüz binlerce insan olurdu can cekişen, şu günlerde camileri bile neden kapatıyorlar sanıyorsun ? cehapeye özendiklerinden mi ? insana zorla hükümeti bile savundurtuyorsunuz ya daha ne desem bilemedim size.
  • yeni tip corona virüs hastalığı namı diğer covid-19'a bağlı bulaşıcı hastalığı hem dünya ve gayet tabi türkiye olarak yaşadığımız gerçeğidir.
    burada yazdıklarım kesin, bilimsel bilgiler değildir. hastalık kronolojisi ve testin uygulanmaya başlama süresi ile ilgili farklı bir bakış açısı oluşturmak istedim.

    corona virüs günlüğündeki kronolojiye bakacak olursak; 1 ocakta wuhan'daki egzotik hayvan pazarı kaynaklı pnömoniler görülmeye başlandığı, 10 gün kadar sonra ilk ölüm gerçekleştiği, 14 ocakta çevre ülkelerde vakalar bildirilmesine rağmen taa 21 ocak'a kadar who bu virüsün sadece hayvandan insana geçtiğini ve insandan insana geçmediğini kabul ediyordu. o gün acil toplantı kararı sonrası dünya teyakkuza geçti ve biz 23 ocak tarihinde haftada 4-5 sefer olan wuhan-istanbul direkt uçuşları durdurma kararı aldık.

    bu tarih ve sonrasındaki 1 ay çin ve birkaç uzakdoğu ülkesi haricinde ortalıkta pek rakam dolaşmadı. o ülkelerde corona testi pozitif sayıları sadece test yapılan hastaların sayılarıydı. 21 ocak'a kadar who'nun bile insandan insana geçtiğine inanmadığı bu hastalığın tanı kitini kimi ülkeler çok efektif kullanarak hastalığın önüne geçmeye çalıştı. çin'de özellikle wuhan'da ise artık tanı koymak için teste gerek olmadığı, klinik bulgular ve göğüs tomografisi ile tanı konabilirliği kabul edildikten sonra olay koptu, çin dış dünyaya kapıları kapattı ve herkes gibi benim inandığım gerçek vaka ve ölüm sayılarını gizledi.

    sonrasında iran, italya, avrupa ve en nihayetinde türkiye ile ilgili gelişmeleri anlatmama gerek yok.

    2 gerçeğe dikkat çekmek istiyorum.

    1. bu yeni hastalık ve bu hastalığın kesin tanısı kendisine özel test ile konuyor. ve bu testi uzak doğu ülkeleri ocak ortasından itibaren ilk kez kullanmaya başladı. yani kimse raflarda olan bir testi, bilinen bir hastalığa uygulamadı. testin kullanılıp o vakalara corona pozitif denmesi de vakaların ilk kez görüldüğüne tabi ki delalet etmez. yepyeni olan bu hastalığın yeni olduğundan şüphelenilip, farklı bir klinik antite sayılması, test geliştirilmesi, uygulanması nerden baksan 2 aylık bir süreç. bu 2 ay da sallama bir süre değil. 13 martta yayınlanan bir rapor bize patient zero yani ilk korona klinik vakasının 17 kasım 2019 tarihli olduğunu söylüyor.
    yani bu hastalık en iyi ihtimalle 17 kasımdan beri hayatımızda.
    ve artık çok iyi biliyoruz ki, çok hızlı yayılıyor, çok kolay bulaşıyor ve wuhanlılar bunu çok hızlı yaydı. özellikle wuhanlı dediğimi söyleyip dikkat çekmek istediğim 2. maddeye geçiyorum.

    2. türkiye özelinden konuşacak olursak 23 mart öncesi haftada 4-5 seferden 2 ay boyunca binlerce insan wuhan-istanbul arası uçuş yaptı. istanbul'da karantinaya alınmadılar*, turistik veya iş amaçlı ülkenin birçok şehrine dağıldılar. kimisi gezmeye kapadokya'ya gitti, kimisi iş bağlantıları için yurdumun diğer güzel şehirlerine. ve bunlar sadece wuhan-istanbul uçuşu. daha wuhan'dan çine yayılan ve oralardan şubata kadar devam eden uçuşlar ya da çinden iran'a, italya'ya yayılan ve mart ortasına kadar devam eden geçişler var, umre ziyaretleri var, varoğlu var... şubatta 5 bin çinli 97 bin iranlı geldi haberi.

    bu iki madde sonrası tek sorum. 11 mart 2020 öncesi türkiye'de hiç vaka olmaması inandırıcı mı?

    türkiye'de ilk vaka tanısı 11 mart 2020'de kondu. bu demek oluyor ki test ilk kez o zaman kullanıldı. öncesi test kullanımı ile ilgili hiçbir veri yok. bu hastalığı biliyoruz ki; semptomu olmayan %80 kişi de başkalarına bulaştırabiliyor. sınırlı verilerle 8-18 aralık 2019 arası 7 vakadan bahsediliyor. bunlar muhtemelen ağır olanlar. daha bunun hafif geçireni, hiç semptomu olmayan 10 katı enfektesi var. bunlar doğal olarak çin'in diğer bölgelerine, dünyaya, türkiye'ye bunu hızlı bir şekilde yaydılar.

    şimdi bu pencereyi kapatıp başka pencere açalım.
    şu çarpıcı haber ve aralık sonundan başlayıp ocak ortasına kadar devam eden sözümona ağır grip salgını gerçeği var.
    (bkz: 2020 grip salgını)
    çalıştığım hastanede o dönemde yoğun bakım ve servisler tamamen dolmuştu ve acil servisin bir kısmını yataklı servis gibi kullanmaya başlamıştık. diğer hasanelerin de bizden farkı yoktu ki hiç sevk yapamıyorduk ve nispeten kötü olan hastaları seçip diğerlerine evde tedavi öneriyorduk. yine aynı dönemde bizim hastanedeki sağlık personeli, doktor ve özellikle hemşirelerden hergün birkaçı bu gribi yaşıyorlardı.
    yoğun bakıma yatan pnömoni hastaları klasik tedavilere cevap vermiyordu. şu günlerde diğer hekim arkadaşlarla konuştuğumuz zaman aşağı yukarı herkesten aynı şeyleri duyuyoruz.

    bütün bunlar bize neyi gösteriyor?

    biz ve dünyanın önemli kısmı bilmeyerek toplumsal bağışıklık yöntemini uygulamış olabiliriz. birçoğumuz hasta olduk, birçok insan hayatını kaybetti ama bir şekilde bu enfeksiyonu geçirdik, geçiriyoruz.
    dikkat çekmek istediğim tek şey wuhan'da vakaların iyice arttığı aralık ortasından mart ortasına kadar bu virüs bize sürekli taşındı ve biz zaten ocak başından itibaren kendi içimizde birbirimize bulaştırdık.

    tabi herşey bu kadar açık ve net mi? asla değil.

    mesela şu günlerde herkes teyakkuzda ama benim yaşadığım şehirde bir salgın belirtisi yok. bunda hastalık ile farkındalığın, sosyal izolasyonun, kişisel hijyene dikkat emenin etkili olduğunu düşünüyorum.

    ya da bir akıllı ben miyim? o kadar who'su ayrı bm'si ayrı bunları göremedi mi?
    ya da madem böyle niye bu kadar ekonomiler çökecek derecesinde ağır tedbirler alınıyor? bilmiyorum. belki de beklediğimiz mevsimsel gripte de olduğu gibi ikinci piktir.
    herşey tartışmaya açık...

    edit: hem başlık altına hem de mesajla onlarca vaka yazıldı. birçok arkadaşımız da o dönemde her zamankinden ağır grip geçirdiğini söylüyor.
    genel sorularla ilgili:

    1. who dahil, hekimler, akademik çalışma yapanlar,idareciler, siyasetçiler bu hastalığı yeni tanıyor. buzağılarda aşısı bile olan, şimdiye kadar zoonotik seyredip artık insandan insana bulaştığı bile yeni kabul edilen bu hastalık ile ilgili şu şöyle dedi, bu böyle kesin konuştu demek bence doğru değil.

    2. testpozitifliği neden az? çünkü yapılmıyordu yakın zaman kadar. bir de başta zengin hastalığı gibi gözüktü. yok nba oyuncuları, hollywood starları falan. bizde de fenerbahçe'nin yaptırdığını biliyoruz. demek ki azıcık aklımız varsa parası ve nüfuzu olan kişilerin bu testi yaptırması kolay. test konusunda bir istatistik yayınlanmadığı ve şeffaflık olmadığı için tst sayıları bize çok bilgi vermiyor maalesef.

    3. italya ile ilgili sorular geliyor. orada patlama neden şimdi oldu diye. öncelikle şu linki paylaşayım. orada geçen ifade tam olarak şu:
    "there has also been speculation that, as in china, there were a number of undiagnosed cases in ıtaly that created multiple lines of contagion. the ıtalian health authorities have already noted that they had a higher than usual percentage of pneumonia hospitalizations before recognizing the outbreak." yani italya'da da salgın farkedilmeden önce normalden daha fazla pnömoni yatışları olmuş.
    bu da ilginç.

    4. ilgili tweet'te amerikalılar influenza diye öldüğünü düşündükleri kişilerden yapılan testlerin covid-19 pozitif çıktığını söylüyor.

    edit :gerçeği kısmına takılanlar olmuş.
    burada bir komplo teorisinden bahsedilmediği gibi, bilimsel kabul edilmiş bir gerçek de yazmıyor.
    ama 17 kasım ilk vaka gerçeği, aralık ortası wuhan, ocak başı çin'de yayılma gerçeği ve 23 ocakta wuhan, şubat ortasında iran gibi ülkelerden uçuş yasağı gerçeği var.
  • covid-17 ile neredeyse 3 senedir yaşıyoruz. olan oldu ölen öldü bu kadar gündeme getirmediler. her gripten ölen binlerce yaşlı oluyor zaten. mesele bu filmin ardından ne çıkacağı.
  • tamamen mantıklı bir yaklaşım herkes çok daha öncesinden bunun bulaşmış olacağına emin olduğu halde rahat rahat hareket etti grip olan herkesle "sen de corona var kesin." diyerek alaya alıp hayatımıza hiç bir şey olmamış gibi devam ettik.bizim durumları geç algılayan bir ülke olmamız toplumsal bağışıklığın önünü açtı. 80 milyon insan var ve yanı başımızdaki ülkelerdeden neredeyse 1 ay sonra vaka açıkladık. son cümleye tekrar katılıyorum bu süreç istemsizce ingiltere örneğine dönmüştür ve bazı alınan geç önlemler toplumun yüksek oranında bu virüsün atlatıldığını düşündürmektedir. italya ile kıyaslayanlar büyük oranda hata içerisindedir çünkü orada yaşanan siyasi kaygılardan ötürü bu derece şiddetli geçmektedir.
  • doğru olma ihtimali yüksek diye düşünüyorum. bende de ocağın ilk haftası 38 derece ateşle başladı. 2. gün ayağı kalkamayacak derecede kas ağrıları eşlik etti hastalığa. fakat kesinlikle en küçük bir burun akıntısı yaşamadım. öksürük allah'a şükür olmadı. 3. ve 4. günlerden sonra toparladım. birlikte çalıştığım 1 arkadaşta da aynı belirtiler baş gösterdi. o da bir haftada atlattı hastalığı. o zaman çocuk doktoru bir akrabama sordum. aralığın ortasından bu yana çok garip, hiç alışık olmadığımız bir grip salgını var demişti.
  • 4. ayın sonunda 22.03.2020 tarihi itibarıyla

    340,824 vaka;

    35,834 yeni tespit edilen vaka,

    14,582 ölüm,

    22.03.2020'de 1,575 ölüm,

    97,574 kurtarılan,

    228,668 aktif vaka,

    10,620 kritik olanların sayısı şeklindedir.

    1 ay sonra tekrar güncellerim. global krizi daha derinleştireceği kesin bence 12 maymun filmi gerçek oldu sanırım yer altında yaşamaya başlarız.

    ekleme: en fazla yeni vaka 14,550 ile günü abd çekiyor.
    ekleme-2: periyod olarak baktığımızda en hızlı yayılan ülkelerden biri de türkiye
    ekleme-3: virüs cidden çok hızlı yayılıyor arkadaşlar lütfen dikkat edin. şakası yok 21.03-22.-03 arasında 1 günlük süre içerisinde 80.000 kişi enfekte olmuş.
  • borsalar bile bu virüsün etkisiyle tedirginliğe insanliktan önce başladı. yalpalandigi anlarda anlamalıydık. paranin yönü her şeyi belirler bunu öğrenmiş olduk.