şükela:  tümü | bugün
  • doğuda küçük bir ilçede görev yapıyorum. 4 bin tl maaş alıyorum ve hiç keyifle yaşayamıyorum.
    4 bin tl az demiyorum çok hiç demiyorum.
    evin kirası yakıtla birlikte 600 tl civarına geliyor.
    2 kişi kalıyoruz, servis parası 200 tl veriyorum.
    haftada bir 5-6 bira içiyorum bir gün daha içmek istersem ay sonunu düşünüyorum. 25-30 bin civarı bir araba almak istiyorum fakat kredi faizleri çok yüksek hayatım yeterince kalitesizken daha da kalitesiz olur diye girişmiyorum o işlere.
    bilgisayar oyunlarına, ayakkabıya, elbiseye çok para gidiyor.
    iki yıldır çalışıyorum 5 tl kenara atamadığım gibi borcum da var.
    ya hayat çok pahalı ya ben yaşamayı pek bilmiyorum ya az maaş alıyorum ya da üçü birden doğru.
    ne olur yalnız olmadığımı söyleyin:(
  • kendinizi daha iyi hissettirecekse, istanbul'da 10000 lira maaş alıp da güzel yaşayamayabiliyorsunuz.

    çok da şeetmeyin bence.
  • 1000 dolar demektir. eh biz euro dolar üzerinde yaşadığımız için haftalık 40 saat ise yaklaşık 6 dolara geliyor saat başı ödenen miktar. tabiki haftalık 40 değil 60 saat çalışıyor herkes. yani yaklaşık 4 dolara geliyor bu durumda saatlik ücret. eh biz maalesef meksika, endonezyadan bir tık geriye yani letonya ve doğu avrupa ülkelerine doğru evrildik. üzgünüm.
  • 600 kira+200 servis+ayda 200 tl bira=1000tl

    mutfak masrafı taş çatlasın 500 tl arkadaşın var sanırım / 2=250tl

    doğuda olduğundan sosyal aktiviten yok denecek kadar az o yüzden saymadım onları.

    geriye kaldı 2750 tl birader. bu parayla her gün pubg, gta 5 alıp hediye etmiyorsan millete nasıl yetmiyor birader. bence temel muhasebe kursuna git bir an önce

    edit: altta elemanın biri sadece mutfak masrafıyla mutlu olunmaz gibi birşeyler zırvalamış. evet haklısın birader bak ben 3000 tl maaşla mutlu yaşıyorum neden ?
    çünkü para sikimde değil ailem yanımda sağlıklıyım. bu para da bana yetiyor artıyor bile. önce mutlu olmayı öğren sonra para diye ağlarsın.

    koca sakıp sabancı ne demişti engelli oğluyla ilgili "koskoca toyota fabrikam var ama kullanacak oğlum yok". elinizdekiyle yetinmeyi bilin sonra gerisi gelir zaten.
  • aslında fena para değil de her şey çok pahalı ekonomi yapmadan rahat rahat yaşayamazsın o parayla. gerçi daha fazla para alsan da güzel yaşayamazsın ortam malum. ben serbest çalışıyorum hiçbir yere bağlı değilim az çok o kadar alıyorum; ipimle kuşağım zikimle taşağım o kadar. ama 6-7 yıllık memur arkadaşlarım var 4.500 lira maaş alan kişi 7 yılda 10000 tl biriktirebildi. başına bişey gelse (ki her an gelebilir) siki tuttun demektir! hayatını, harcamalarını, hayallerini minimalize etmen lazım kafam rahat etsin diyorsan. çok gerekli değilse araba alma mesela. çok büyük borç altına girme. büyük hayallarin varsa zamana yay onları da. huzurlu yaşamadıktan sonra manası yok hiçbir şeyin. takma kafana siktir et.
  • güzel yaşayamamak bu ülkede artık parayla ilgili bir konu değil... ne kadar paran olursa olsun günün ona buna atarlanan, asabi ve kötücül bir hödüğün maceralarını izleyerek geçiyor...
  • sorun "x tl maaş alıp güzel yaşayamamakta" değil, bizzat maaş almakta.
    maaş alıyorsan eğer, istersen otuz bin al, sadece uygun görülen zamanda izin kullanabilirsin. sabah işte bulunmak zorunda olduğun bir saat vardır mesela, mesain bitmeden de çıkamazsın. aldığın maaşın hakkını vermek ve istenildiğinde de ske ske hesap vermek zorundasın. o yeni aldigin spor kıyafeti eskitemezsin bile çoğu zaman, zira hafta içi resmi giyinmek zorundasındır eğer maaş alıyorsan. çocuğunun karne gününde bile yanında olamayabilirsin, bulunmak zorunda olduğun bir toplantı olabilir tam da o saatte. başlıktaki rakamı silip güzel yaşamayı bunların arasına sıkıştırmaya çalışın şimdi. efendim?
  • bu ülkede ekmeğinden kullandığın elektiriğe suya kadar vergi ödeyip, güvenlikli siteye sağlık sigortasına özel okula para harciyorsan üstüne gelecek kaygısı ile 3-5 kuruş kenara atmaya çalışıyorsan 4 değil 14 te alsan güzel yaşayamazsın. mevzu ne kadar maaş aldığın değil yaşadığın ülkede insana ne kadar değer verildigiyle ilgili.
  • doğuda 4000 fazlasıyla yeter. ağzını burnunu kırarım senin artis. millet 3000'e istanbul'da, ankara'da debeleniyor sen ne ayaksın?

    ben niye bu kadar sinirlendim ki sana yaa? neyse.