şükela:  tümü | bugün soru sor
  • haberin linki
    baştan söylüyorum bu adamlarin , eğitimle falan olacağı yoktur.
    hürriyet'ten ismail saymaz'ın haberine göre kararda, s.’nin vücudunda otuzun üzerinde morluk, darbe ve yanık izi bulunduğuna; kız çocuğunun uzun süredir sistematik eziyete uğradığına dikkat çekildi. küçük s.’nin karşı koyacak ve evden çıkıp yardım isteyecek bir yaşta olmadığı belirtilerek, “tam anlamıyla çaresiz ve savunmasız durumdadır ve yapılanlara boyun eğmek durumundadır. olayın izlerini bir yaşam boyu üzerinde taşıyacaktır” denildi. bu nedenle sanıklara üst sınırdan ceza verildi ve indirime gidilmedi.

    istanbul 11. asliye ceza mahkemesi’nin gerekçeli kararına göre s.’nin annesi kudret k. ve babası ibrahim k., bir süre evli kalıp ayrıldı. dört yaşındaki s., babası ibrahim ile kaldı. ibrahim k., iş yerinde hatice t. ile tanışarak, ikinci evliliğini yaptı. küçük s. de çiftin yanında kalmaya başladı. hatice t.’nin küçük kızı dövmesi komşuların dikkatini çekti. komşu ömer güner, 13 ağustos 2017’de bimer’e yazarak, “bir kadın günde 20-30 sefer kızını sopa ve eliyle çok şiddetli dövüyor” diye ihbarda bulundu. çocuk bürosu, 22 eylül 2017’de eve geldi. hatice t., evde çocuk bulunmadığını öne sürerek, görevlilerin aramasına izin vermedi. gözaltı kararı çıkarılınca küçük s.’nin evde olduğunu kabul etti.

    küçük s., ifadesinde, yaramazlık yapınca üvey annesinin dişlerini kanepeye vurup kırdığını, üzerine kaynar su ve çay döktüğünü, kollarını, sırtını ve kulağını ısırdığını, saçından sürükleyip kapıya attığını, balkonda sopayla dövdüğünü, oklavayla bacaklarına vurduğunu, banyoda boğazını sıkıp boğmaya çalıştığını anlattı. babasının da kemerle vurup tokatladığını anlattı. adli tıp raporunda s.’nin vücudunda otuzun üzerinde morluk, kızarıklık, yanık ve ısırık izi saptandı.

    hatice t., s.’ye babası ibrahim’in eziyet ettiğini, onun kendisinden olmadığını düşündüğü için böyle davrandığını söyledi. ibrahim de eşini suçladı. gerekçeli kararda, baba ve üvey annenin çocuğa sistematik şekilde eziyet ettiği belirtilerek, “sanıklar ve özellikle hatice t., görevlilerin s.’ye ulaşmaması için yoğun bir direnç göstermiştir. bunun temel nedeni de s.’ye sistematik olarak uyguladıkları kötü muamelenin farkında olmaları ve bu eylemleri bilinçli ve yoğun bir kasıt altında yapmalarından kaynaklanmaktadır” denildi.

    s.’nin o tarihte dört-beş yaş aralığında olduğu vurgulanarak, şöyle devam edildi: “fiziken karşı koyma veya direnmesi mümkün değildir. evden çıkarak yardım isteyebilecek bir yaşta da değildir. tam anlamıyla çaresiz ve savunmasız olup yapılanlara boyun eğmek durumundadır. bulunduğu yaş itibariyle olayı ilerleyen yıllarda da hatırlayacak ve olayın izlerini bir yaşam boyu üzerinde taşıyacaktır.” bu nedenle üst sınırdan ceza verildi. sanıkların pişmanlık göstermemesi, suçu birbirine atması nedeniyle takdir indirimine gidilmedi. tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
  • bu haber bir ekşi sözlük yazarının vesile olduğu ve sayesinde ortaya çıkan olayla mı ilgili diye düşündüm okurken, hatırlayan/takp edenler varsa açıklarlar muhtemelen...

    "üst sınır" ceza olarak 8 yıl verilmiş; yetmez, yetmemeli... bu tür vakalarda daha caydırıcı cezaların uygulanması gerekli...
  • 4 yaşındaki minik kız çocuğunun üzerine kaynar su ve çay döken bir ruh hastasına 8 yıl bence az bile bir ceza.

    şöyle 30 yıldan açacaksın kapıyı bunun gibi şerefsizlere.
  • sekiz sene nefes aldırılmadan mandingo'ya siktirilse gene yeterli ceza olmayacaktı zaten.
  • 8 yıl cezanın çok az olduğu suçun işlendiği haber. bunlarin içinde insanlık kalmamış. itlaf edilmeleri gerekirdi.