şükela:  tümü | bugün
  • 2006 şubat - 2007 şubat tarihleri arasında eğitim çavuşluğu (bkz: eğitim çavuşu) yaptığım birlik. dağıtımını %99 doğu ve güneydoğu'ya yaptığı doğrudur.

    eğitiminin ağırlığı konusunda pek sıkıntı yoktu aslında. ben yaptırdım ordan biliyorum. normalde astsubay ve uzmanların vermesi gereken eğitimi ben verirdim. rütbeliler ise laklak yapardı. benim vereceğim eğitimden ne olur allasen.

    bir de düşünün ki 2,5 ay boyunca abi - kardeş ilişkisi yaşadığınız acemi askerlerin hepsi çatışma bölgesine gidiyor. ve sadece sizden aldıkları eğitimle orada hayatta kalmaya çalışacaklar. gerçi vicdanım rahat, gönderdiğim hiçbir asker şehit olmadı. ama yine de rütbeliler varken erbaşların üstüne bu kadar sorumluluk yüklenmesi ilginç bir olaydı doğrusu.

    sonraları işi daha sıkı tutmaya başladılarsa da benim şafak azalmıştı. son iki - üç ay ben yattım, uzmanlar yardırdı.
  • anlatacaklarım kısa dönemler içindir, not düşeyim. öncelikle yemeklerden başlayalım.

    yemekler düzelmiş falan denmiş yukarıda ama berbat ötesi yemeklere sahip bir alay mutfağı vardır burasının. daha önce olduğu gibi, 2011 ağustos ayı içerisinde de yine küçük çaplı bir zehirlenme vakası yaşanmıştır. türkiye'nin en büyük eğitim birliklerinden biri olduğu için -her gün 6.000-8.000 kişilik yemek çıkıyor amk- yemek konusunda herhangi bir beklentiniz olmasın. 5 ayda hiçbir fiziksel aktivitede bulunmadan 20 kilo vermiş biri olarak konuşuyorum.

    kantinde tost, tavuk-et döner, hamburger, pizza gibi yiyecekler satılır. poşet içinde, kapalı bir şekilde gelir. genellikle bunlardan yemenizi tavsiye ederim. dışarıdan da askerler genelde donas (soslu tavuklu dürüm) söyler. öyle bir alternatifiniz de vardır. ama bir süre sonra hep aynı şeyleri yemekten mideniz bulanacak, bu nedenle çarşıya çıktığınızda daha çok sıcak yemek yemeye dikkat edin.

    1. ve 2. taburun bina ve koğuşları yenidir. askerlerin hepsi 8-10 kişilik koğuşlarda kalır. binaların içinde duş imkanı vardır, imkanları daha iyidir. 3. taburun binaları ise barakadan bozmadır, 100-150 kişilik koğuşlar mevcuttur. refüze taburu olarak geçer burası, özellikle 3. ve 4. bölükler. buraya gelen askerler gerek bedensel, gerek ruhsal nedenlerden dolayı refüzedirler. içinde iti kopuğu çoktur, komutanları da ayrı bir alemdir. 3. tabura düştüyseniz askerliğiniz pek rahat geçmeyecek demektir. burası dışında tugay karargah bölüğü ve poligon birliği de düşülebilecek en kötü yerlerdir. buralara düştüyseniz nöbet manyağı olmaya hazır olun şimdiden.

    alayın içinde iki tane ziraat bankası atm'si vardır. buradan her bankanın kartıyla para çekebilirsiniz. dolayısıyla yanınızda çok fazla para getirmeyin.

    kantinde her türlü şey vardır. teslim olmadan önce asker çarşılarından bilumum kıyafet, alet, edevat almayın, kazıklanmayın. içeride her şeyin çok daha ucuzu var. en fazla 1-2 haftalık malzeme getirin yanınızda.

    alayda yaşayacağınız en büyük problem nöbettir. koca alayda nöbet tutmayan asker sayısı bir elin parmaklarını geçmez. bunlar da bulundukları bölük ve çalıştıkları yer itibariyle böyle bir istisnaya tabi tutulmuşlardır. ama siz çok ama çok şanslı değilseniz, gece en az 2 saat nöbet tutacaksınız, kaçarı yoktur.

    usta birliğinde mühim olan bölükten mümkün olduğunca uzak durmaktır. bu nedenle daha çok kantin, fotoğrafçı vb. bölük dışı görevlere talip olun. bu hem nöbet saatinizin az olmasına hem de içtimalardan muaf olmanıza imkan tanır. bölükte bir ton angarya iş olur, bir sürü komutan olduğu için her kafadan ses çıkar, bir ton sıkıntı. bölükten uzak olmak iyidir.

    çarşı izinleri genelde haftada birdir. ama bazı bölüklerde -mesela tugay karargah- 2 haftada birdir. bölük dışı görevlerde olmanın burada da bir avantajı vardır. bölükte salak bir askerin yaptığı salak bir hareketten dolayı bütün bölüğün çarşı izni kitlenebilir. ama dış görevde olanlar bundan etkilenmez, bütün bölük arkasından bakarken, o paşa paşa çıkar çarşısına.

    çarşıda yapılacak aktivite sayısı sayılıdır. genelde kahvaltı edilir, internet kafeye gidilir, pes oynanır, yemek yenir, geri dönülür. çarşıda zaman zaten su gibi akıp geçer, birlikten çıkmanızla girmeniz bir olur. ısparta'nın geneli için (bkz: ısparta/#29222735)

    kantinde lig tv vardır. ama alayın içinde internet imkanı yoktur.

    buraya çoğunlukla iç güvenlik eğitimi (terörle mücadele) almaya gelen 18-19 yaşında, daha bıyığı yeni terlemeye başlamış çocuklar gelir. hepsi de üfürükten eğitimler alırlar. yemin töreninden sonra "komando oldunuz" diye gazlanırlar. 8-10 haftalık sözde eğitimden sonra %95'i güneydoğu'daki sıcak çatışma yaşanan illere, sınır karakollarına, orada yıllarca dağları evi bellemiş, ak-47'yi vücudunun herhangi bir uzvu gibi benimsemiş teröristlerle savaşmaya gönderilir. doğu'da şehit olan askerlerin hatırı sayılır çoğunluğu temel eğitimlerini bu birlikte almıştır. burada yapacağınız bir iki günlük gözlemle, yıllardır neden bu kadar çok şehit verildiğinin cevabını bir nebze de olsa bulabilirsiniz.
  • 333 kdy olarak tugay karargah bölüğünde çile çekmiş bir birey olarak bildiğim tüm kısa dönem askerlik yapan arkadaşlarımdan farklı bir askerlik deneyimi yaşatmıştır bana. bundan daha kötüsünü (kısa dönem olarak) bulabileceğinizi sanmıyorum. eğer olurda burada askerlik yapacak olursanız tugay seçmelerinde aptalı oynayın kantinci falan yapıyorlar hele inşaatla alakalı bir mesleğiniz varsa kendinize saklayın tugay karargah bölüğünden uzak durun
  • 5,5 ayımın ebesini sikmiş yerdir. askerliğimi yapmamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hala sık sık rüyalarıma girer bu iğrenç dönem.

    özellikle bölük yazıcısı olarak çalışıyorsanız, durup durup ranzadan düşen, aralarında kavga eden gerizekalı acemi askerlerin tutanağının tutlması için her gece uyandırılırsınız. tabii bu uyandırma sessiz sakin değil bağıra çağıra olur. birileri usta askerlerin kaldığı odaya girer ve yazıcı yazıcı diye bağırmaya başlar. sen de küfrede küfrede gider tutanağını tutarsın.

    bu acemi arkadaşlar o kadar maldır ki yüzünü ton balığı konservesinin yağıyla yakanı bile gördüm. nasıl becerdiği konusuna değinmeyeceğim bile.

    nöbet tutmak kadar dertli bir konu da nöbet yazmaktır. kimseyi asla memnun edemezsin. bunu okuyacak kısa dönem arkadaşlara uyarım şudur ki uzun dönemlere asla kibar davranmayın. ağzınıza geldiği gibi küfür edin. bana bir gün bile abi demeyen bir uzun döneme ana avrat sövüp üstüne yürüdükten sonra peşimden ayrılmaz oldu. sonuç olarak demem o ki uzun dönemlerden kurtulmanızın tek yolu onları sallamamaktır. tabii ki aralarında daha olgun olanlar var ama geneli beş para etmez.

    askerlik ve allah'ın belası bu lanet yer hakkında daha sayfalarca yazı yazabilirim ama boşu boşuna hatırlayıp canımın sıkılmasını istemiyorum.
  • usta birliği dağıtımını % 99 doğu ve güneydoğu anadolu'ya yapan türkiye'nin en zorlu acemi birliği. komutanların deyişiyle vicdanın izne çıktığı, merhametin öldüğü yer.
  • kıbrıs barış harekatı'nda teğmenken malulen emekliye ayrılmış bir taksi şöförünün yalancısıyım. doğruluğuna/yanlışlığına siz karar verin.

    bu alay, ısparta'dan önce erzurum'daymış ve oradayken alay sancağını askerin biri çalmayı başarmış. alay sancağını çaldıran 2 asker kurşuna dizilmiş, çalan elemana da tezkeresini vermişler. sancağına sahip çıkamayan bu alayı da ısparta'ya şutlamışlar.

    abimiz bana bunları söyledi. ne kadar doğrudur yanlıştır siz karar verin.
  • ülkemizde bitmek bilmeyecek 2 şey vardır. biri aziz yıldırım'ın fener başkanlığı, diğeri bu her alayda olan sancak çaldırma hikayeleri. ama aziz'in başkanlığından emin değilim.
  • adı terörle mücadele ve tatbikat merkezi komutanligi olarak değişen yer. artik doguya gonderilmek uzere komando yetiştiriyor.
  • 1999 a 4 tertip olarak acemiligimi 106 mm havancı olarak yaptığım alay.