şükela:  tümü | bugün
  • herkesin harcı olmayan eylemdir.

    boru değil tam 400 sayfa. kapkalın bir kitap. sabırlı olmayan bünyeler için tam bir işkence. aksi durumdakiler içinse bir zevk alma aracı.

    kabiliyet işi bir bakıma. 400 sayfa ne demek. nereden baksan 4 cm genişliğinde. bir ay da öyle çok uzun bir zaman değil. yani okuma sevgisi olmayan birisi hayatta başaramaz bitirmeyi.

    zeka seviyesi yüksek ve algılaması kuvvetli insanlar için başarması çok kolay bir iş.
  • o dediğini bir gecede okurduk eskiden, heyhat..
  • vallahi okusun da isterse 2 ayda okusun dediğim hadise.
  • 623 sayfalık oblomov'u sabah 7'de başlayıp akşam 19:00'da bitirmiş biri olarak götümle güldüğüm hadise.

    edit: inanmayanlar olmuş. kesinlikle gerçektir. çok ciddiyim şaka yapmıyorum.
  • bir günde 552 sayfa okuyan 73 yaşındaki teyzemin dahil olamayacağı grup. 400 sayfa için üç gün yeterli bir süre daha fazlası konudan ve cümlelerden koparır.
  • ıngilizceden okuyorsanız kabul edilebilir ancak türkçeden okuyorsanız aylaklık ediyorsunuz demektir.
  • 8-9 punto
    14 punto

    felsefi derinlik
    macera

    iş güç arasında
    tatilde götü yayarak

    roman
    çizgi roman : n.b.: bu hafif olduğu için örneklenmedi

    dosto, kafka, goethe, hikmet
    bestseller polisiye, 10 adımda çükünü kaldır, egonu şöyle... piyasası

    versuslarını akla getiren 'durum tesbiti'.

    yetenek işi falan değil; zeka seviyesi ve algılama ile hiç ilgili değil.
    400 sayfa nedir üstelik?
    400/30 = ~ 13.5/gün
  • henüz yeni barıştım kitap okumakla 2 haftada 3 kitap okudum 700 sayfa, 600 sayfa ve 500 sayfa.
  • unutursun olum yapmayın öyle. yaprak dökümü izliyormuşsun gibi davranma kendine kitap okurken
  • genellikle okuduğum tür çok kafamı bulandıracak, sindirmek için duraksayacağım bir kitap değilse saatte 55 60 sayfa okuyorum.

    haftalık rutinim ile 6 8 gün arasında sürede bitireceğim kitap olur.

    iş yoğunluğu arttıkça her gün keyif için okumaya vakit ayırmak biraz zor. ha 3 günde okumuşsun ha 30 günde. oku.

    aklımda şöyle hayaller kuruyorum, yoldan rastgele birini durdurup en son okuduğu kitabın ismini soracaklar. cevap veremeze, okumuyorsa şaaaaaaaaaak bir tokat patlatcaklar.

    böyle böyle okumadığı için yüzü kızarmayan insanların yüzünü kızartcaklar. şaaaaaaaaaaaak şaaaaaaaaaaaaaak.

    inanın tokadı basan tokat atmak için sağa sola sorup koşturacak tokadı yiyen de tokat atmak için kitap okuyacaktır.

    dalga geçiyorum evet. ama maalesef kafa işleyişi böyle. okumak yerine instagramda senelerce çalışsak ulaşamayacağımız başkasına ait hayalle baka baka zihnimizi boğuyoruz. hayal kurmayı unuttuk. bir yaşam biçimini geçtim, yaşadığımız kentle ilgili hayaller dahi kuramıyoruz.

    sanki hep bu girdabın içindeydik de kötürüm fikirlerin sebebi buymuş gibi davranıyoruz. iyileşmeye, iyileştirmeye ihtiyacımız yokmuş gibi davranıyoruz.

    anca gıybet; anca başkasının ekmeğini nasıl kaparım; anca nasıl kendini başkasından üstün görürüm diyen tipler var artık çevremizde. kimse dinleyip anlamak istemiyor.

    30 günde oku kardeşim. 30 günde ayırdığın her dakika seni bu anlattığım lanetten uzaklaştırır. oku dediysek gidip doğru düzgün edebiyat, felsefe, biyografi oku. best seller okuyup beynini uyuşturma. aşk kahve sigara üçlüsünü hedef alan süpermarket kitaplarından uzak dur. çağdaş türk edebiyatı oku.