şükela:  tümü | bugün
  • 1998 yılında kabul edilen bu yasa , zihniyet yüzünden gereği gibi uygulanamamaktadır.
    kanun metni aşağıdadır.

    kanun no : 4320

    madde 1 - türk kanunu medenisinde öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin
    veya cumhuriyet başsavcılığının bildirmesi halinde, aile mahkemesi hakimi re’sen meselenin mahiyetini gözönünde bulundurarak aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da bir kaçına birlikte veya uygun göreceği
    benzeri başkaca tedbirlere de hükmedebilir:

    kusurlu eşin;

    a) diğer eşe veya çocuklara veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,

    b) müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer eşe ve varsa çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması,

    c) diğer eşin, çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,

    d) diğer eşi, çocukları veya aynı çatı altında yaşan aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi,

    e) varsa silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesi,

    f) alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak konutta bu maddeleri kullanmaması.

    yukarıdaki hükümlerin tatbiki maksadıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti cezaya hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar
    olunur.

    hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini gözönünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder.

    birinci fıkra hükmüne göre yapılan başvurular harca tabi değildir.

    madde 2 - koruma kararının bir örneği mahkemece cumhuriyet başsavcılığına tevdi olunur. cumhuriyet başsavcılığı koruma kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle izler.

    koruma kararına uyulmaması halinde zabıta, mağdurların şikayet dilekçesi vermesine gerek kalmadan re’sen soruşturma yaparak evrakı en kısa zamanda cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirir.

    cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş hakkında sulh ceza mahkemesinde kamu davası açar. bu davanın duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı meşhut suçların muhakeme usulü kanunu hükümlerine göre yapılır.

    fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.

    madde 3 - bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    madde 4 - bu kanun hükümlerini bakanlar kurulu yürütür.

    edit : yasada bazı değişiklikler yapılmış yönetmelik çıkarılmıştır.linkleri aşağıda.

    kanun: http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/888.html

    yönetmelik:
    http://www.turkhukuksitesi.com/…wthread.php?t=25114
  • eksikleri olmakla birlikte, aile içi şiddet mağdurlarına ilaç gibi yasa.

    nedense saatlerce beyin uyuşturan kadın programlarının pek ilgisini çekmez, tartışma programlarında bahsi geçmez hatta konuya bihaber yargıçlar ve avukatlar vardır.

    yasakoyucu şiddet mağduru için pek çok şeyi düşünmüştür. şiddet uygulayanın, evden, mağdurun işyerinden, çocuğun okulundan ve mağdurların bulunması muhtemel diğer adreslerden uzaklaşırılabileceği gibi olayın özelliğine göre mağdur başkaca tedbirler alınması da isteyebilir.

    başvurularda harç istenmemesi fiziksel/ekonomik/psikolojik şiddete maruz kalan kişinin hiçbir engelle karşılaşmadan mağduriyetinin önlenmesi için çok yerindedir. ayrıca hakim, ekonomik özgürlüğü olmayan kadının bu süreçte evini geçindirebilmesi için, tedbir nafakasına hükmedebileceği gibi evden uzaklaştırılana evin kirası, elektrik su vs faturasını ödemeye devam etmesini de hükmedebilir.

    hakimin duruşmaya, tanığa, ispata gerek duymadan dosya üzerinden bu tedbir kararını vermesi gerekliliği, suistimal ihtimalini akıllara getirmekle birlikte yasanın gerekçesi "şiddeti bıçak gibi kesmek", "yangına hemen su dökmek" olduğundan, suistimal riskinin gözardı edilmesi şahsi kanaatimce gayet mantıklıdır.

    yasanın eleştirilmesi gereken kısmı, sadece resmi nikahlı birliktelikleri kapsıyor olmasıdır. bu durum türkiye gerçekleri gözönüne alındığında düşündürücü ve yetersizdir.

    yasanın uygulanmasına dair daha detaylı bilgi için;

    "4320 sayılı yasa ve şiddet uygulayanı evden uzaklaştırmak

    aile içi şiddetten korunmanın yasal yolu
    4320 sayılı ailenin korunmasina dair yasa nedir?

    4320'den kimler yararlanır?
    aynı çatı altında yaşadığınız kocanız, kocanızın ana-babası, kardeşleri, size veya çocuklarınıza sözlü, fiziksel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet uyguluyorsa bu yasadan yararlanabilirsiniz.

    yasa ne sağlıyor?
    bu yasa ile eğer istiyorsanız şiddet uygulayan koca evden belli bir süre uzaklaştırılır, sizin evden ayrılmanız gerekmez.

    ayrıca mahkeme koca hakkında başka tedbir kararları da verebilir. örneğin:

    şiddete ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması
    evden uzaklaştırılarak eve ve iş yerine yaklaşmaması
    eşyalara zarar vermemesi
    telefonla rahatsız etmemesi
    silahı varsa polise teslim etmesi
    alkol veya uyuşturucu madde kullanıyorsa bunları kullanarak eve gelmemesi, bunları evde kullanmaması gibi.

    koca mahkeme kararına uymazsa ne olur?
    üç aydan altı aya kadar hapis ile cezalandırılır. kocanız hakkındaki tedbirler geçicidir en fazla 6 ay için uygulanabilir. gerekiyorsa tedbir kararı tekrar verilebilir.

    nafaka alabilir miyim?
    mahkeme tedbir kararı süresince tedbir nafakası bağlanmasına da karar verebilir.

    karar ne zaman uygulanır?
    bu tedbir kararı mahkeme tarafından derhal verilir ve bunun için harç veya başkaca bir masraf ödemeniz gerekmez. tanık veya doktor raporu göstermenize de gerek yoktur.

    şikayetimi nereye yapmalıyım? / yasayı nasıl uygulatabilirim?
    şikayetinizi sözlü olarak karakola, dilekçe ile savcılığa veya aile mahkemesine yapabilirsiniz. size ulaşmanızda kolay gelen, güvenlik açısından uygun bulduğunuz herhangi bir karakol, savcılık veya aile mahkemesine başvurabilirsiniz.

    şikayeti kim yapmalıdır?
    şikayetin mutlaka sizin tarafınızdan yapılması gerekmiyor. sizin yerinize komşunuz, arkadaşınız veya akrabanız da şikayette bulunabilir. siz de şiddete uğrayan komşunuz, arkadaşınız veya akrabanız için şikayette bulunabilirsiniz.

    4320 sayılı yasanın uygulanması için başvururken dikkat edeceğiniz hususlar
    uygulatma nasıl olacak?

    şikayetinizi bulunduğunuz yerdeki karakola, savcılığa, aile mahkemesine yapabilirsiniz. yasa size istediğiniz yere başvurma hakkını tanımıştır. ancak bazen karakol, savcılık ve mahkeme görevlileri, çeşitli nedenlerden ötürü, başvurunuzu almaya yetkili olmadığını söyleyebilirler. yasada belirtilen hakkınızı hatırlatın ve ısrar edin, başvurunuzu almak zorundalar.

    şikayetinizi mutlaka eve yakın karakola, savcılığa veya aile mahkemesine yapmanız gerekmez.

    karakola yaptığınız şikayetin tarih ve numarasını not edin veya tutanağın bir kopyasını isteyin.

    savcılık veya mahkemeye verdiğiniz dilekçenin bir kopyasını saklayın ve başvuru tarih ve numarasını not edin.

    mahkeme acele ve duruşma yapmadan karar vermelidir.
    başvurunuzu takip edin.

    ilgili kurumlara başvururken kimliğinizi (nüfus kağıdı, evlenme cüzdanı, pasaport, ehliyet) yanınızda bulundurun.

    4320 sayılı yasa ile size sağlanan haklar ve olanaklar geçicidir, tedbir niteliğindedir. kocanızın ya da diğer aile bireylerinden birinin size ve çocuklarınıza şiddet uygulaması nedeniyle ayrılmak veya boşanmak istiyorsanız, ayrıca cezalandırılmasını istiyorsanız başkaca davalar açmanız gerekmektedir.

    daha önce boşanma veya ceza davası açmış olmanız, bu yasadan yararlanmanıza engel değildir. diğer dava veya davalar devam ederken de bu yasadaki tedbirlerin uygulanması için başvuruda bulunabilirsiniz..

    şikayet ve davalarınızı kendiniz yapabilir ve takip edebilirsiniz. ya da bir avukat tutabilirsiniz. avukat tutacak maddi gücünüz yoksa bulunduğunuz ildeki baro'dan sizin için bir avukat görevlendirmesini isteyebilirsiniz."*

    *http://www.morcati.org.tr/sol_04.html
  • 26 nisan 2007'de 5636 sayılı kanunla değiştirilen, cumhuriyetin ilk 75 yılında benzerine rastlanamayan* kanun. değişiklik yapan kanun da dört maddeden oluşur. 5636 daha kapsamlıdır ancak sorunların çözümü ve daha çok mağdurun korunması açısından hala yetersizdir. mesela, evlilik dışı birlikteliklerde mağdur olan tarafın korunma durumu yasada açık değildir.

    cedaw'ı imzalamış bir ülke olarak hala üyeliğin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirebilmiş ya da tavsiyelere yeterince uyabilmiş değiliz.
  • turkiye'de var olan bir durumu cok net gozler onune serer bu kanun. memlekette enfes kanunlar vardir, oyle ki dogru duzgun uygulanabilse bu alandaki bircok soruna da cozum olacak nitelikte. bu kanun da bana sorarsaniz turkiye'ye bol geliyor. o kadar dogru duzgun, o kadar yerinde ki uygulanamayacagi apacik! ve bu da sirf denildigi gibi zihniyetten ve idarecilerin samimiyetsizliginden oturu. bu ulkede hic kimse kadinlarin neden bu kadar siginma evlerine ihtiyaci oldugunu sorgulamiyor. binalarin kapasiteleri yetmiyor. nufusu 50 binin uzerinde her belediye bir siginma evi acmakzorundayken hicbirinin sikinde degil bu. onun yerine o siginma evlerinin acaba gercekten gerekli olup olmadigini dusunuyorlar. en son su ab sureci sayesinde iyi kotu bisiler dank ediyor ama yeter mi? su guzelim kanunlar cikiyor da ne oluyor? ne halta yaradigi bilinmeyen o burokratlarin umurunda mi bir kadinin can tehlikesiyle yasamasi ? hic sanmiyorum. umurlarinda olsaydi su an turkiye'de bircok icraat yapilmis, bu konuda bir standardizasyona gidilmis olunurdu. hala bebek gibi emekliyoruz. onumuzde yemek var, elimize kasik bicak tutusturmuslar, hala karnimizi doyuramiyoruz.
  • ismi tartışmalara yol açan kanundur. şiddet gören bireyleri korumak, bunun için hızlı bir önlem almak için çıkarılmıştır ama adı ailenin korunmasına dair kanundur. kanunkoyucumuzun yaptığı işgüzarlıktır. zaten ortada şiddet vardır. mahkemeye kadar gelmiş, başka yollarla yani aile içinde konuşarak çözülememiş bir durumda hala aileyi koruma sevdasında olan bir devlete sahip olduğumuzu da gösterir. daha iyi bir isim için şiddet gören aile bireyinin korunmasına dair kanun düşünülebilir.
  • bildiğiniz üzere, birkaç aydır basında, bu kanuna dayalı koruma önlemlerinin resmi nikahlı olmayan eşler bakımından uygulanmadığı hususu ve bunun tehlikeleri vurgulanmakta.

    elbette yanlış bir uygulama, bir kişinin resmi nikahlı olsun olmasın eşinden şiddet görme ihtimali vardır. eğer amaç aile vasfında yaşayan tarafların korunmasını sağlamaksa, resmi nikah aramak anlamsız. kaldı ki, kanunun lafzından ve ruhundan da anlaşılacağı üzere, bu kanunun uygulanması için resmi nikah şartı getirilmemiş.

    bu konuya ilişkin bir mahkeme ilamı;

    --- alıntı ---

    taraflar arasındaki 4320 sayılı yasa uyarınca koruma kararı istemli dilekçe ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
    gereği düşünüldü:
    korunma isteyen f.k. dilekçesinde, resmi nikâhlı olmadan birlikte yaşadığı, o. g. uzun süredir kendisine şiddet eylemlerinde bulunduğunu, bu nedenle hayati yönden derin endişe duyduğunu ileri sürerek, 4320 sayılı ailenin korunmasına dair yasanın 1. maddesinde yazılı tedbirlerin uygulanmasını istemekle, dosya incelendi.
    dilekçe içeriğinden tarafların resmi nikâh olmaksızın birlikte yaşadığı görülmekle öncelikle, 4320 sayılı yasa’nın uygulanması olanağı tartışılmalıdır. yasada koruma kapsamının resmi evlilikle sınırlandırıldığına ilişkin bir anlatım bulunmamaktadır. buna karşın tarafların yakın yaşam arkadaşı olarak uzun süredir bir arada yaşadığı, sosyolojik anlamda bir aile kurulduğu ve kadının bu nedenle şiddete uğradığı anlaşılmaktadır.
    4320 sayılı yasa, nihai amaç olarak kadın ve erkek arasında eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan kadına yönelik şiddeti önlemek için çıkarılmıştır. öyleyse davacı kadının 4320 sayılı yasanın korumasından yararlandırılması, yasanın amacına uygun düşecektir. esasen çağdaş gelişmeler de bu yöndedir. başta kadına karşı ayrımcılığın önlenmesine ilişkin sözleşme (cedaw) olmak üzere, ülkemizin imzaladığı kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin tüm sözleşmeler yanında, avrupa insan hakları mahkemesinin yakın yaşam arkadaşlığını aile sayan kararlarının ulusal hukukumuz açısından da bağlayıcılığı gözetilerek, -mahkemeye göre evliliğin biçimsel koşulları değil, eylemsel olarak aile olup olmamak önemlidir. (bkz. dinç. 2006 s.22, dinç g.(2006), özel hayatın ve aile hayatının korunması, insan hakları konferansları (14 nisan 2006-26 mayıs 2006), ankara: ankara barosu insan hakları merkezi yayınları)- 4320 sayılı yasa’nın uygulanması, resmi evlilikle sınırlandırılmamalıdır.
    bu kapsamda, evrak içeriğine göre istek mahkememizce yerinde görüldüğünden, 5636 sayılı yasa ile değişik 4320 sayılı yasa uyarınca aleyhine tedbir istenen davalı o. g. istekte bulunan f. k.’ya şiddet uygulamamasına ilişkin uyarılması için aşağıdaki önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.

    --- alıntı ---

    benzer bir olayda, belirttiğim kararı ekleyerek, koruma kararı aldım.

    sağduyulu bir hakimin de, benzer durumlarda ret kararı vermeyeceğini tahmin ediyorum.
  • 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır.
    (bkz: 6284 sayılı kanun)