şükela:  tümü | bugün
  • hayatı 45 numara ayakkabı giyen erkekten bir miktar daha zor olan erkektir. istediği modeli değil, bulabildiği modeli giymek zorunda kalan erkektir aynı zamanda.
  • gelecek nesillere bir an önce aktarılması gereken ibretlik hadiseler yumağının başaktörü.

    o halde aktaralım mevzuubahis ibretlik hadiseler yumağını. tüm 46 numero ayakkabı arayıp da ayakkabılarına kavuşamayan biçarelere gelsin: efendim; evvel zaman içinde-kalbur saman içinde, pireler pirekazi, develer messi iken, ben babaannemin beşiğini babyland'den almış, dayım taytay yürürken, yalnız ve güzel ülkemde bir er kişi yaşar idi. boyu enine, ciğeri dalağına, pipisi taşağına denk bu yazar kardeşimizin sahip olduğu endamı, vücut dengesini bozan tek uzvu kocaman ayaklarıydı. 46 numara olarak tabir edilen ve halk arasında "bebek mezarı" olarak da bilinen ayakkabılar ayacıklarına ancak kab olabiliyordu. o ayakkabıları da her yerde bulabilmesi mümkün değildi. zira bir çift ayakkabı üretebilmek için gereken deriyi elde edebilmek için ufak bir koyun sürüsünü gözden çıkarmak gerekiyordu.

    ayaklarına uyacak ayakkabı bulamayıp yalınayak gezmekten ayacıkları gergedan derisine dönen er kişimiz, çareyi yalnız ve güzel ülkesini terkedip uzak diyarlara yelken açmakta buldu. işittiği üzere 300 km kadar kuzeyde 12 dev adam olarak bilinen 12 abazan devin ikamet ettiği ıssız bir ada vardı. uzun uğraşlar neticesinde, iri ayaklarını palet gibi kullanıp mevzuubahis ıssız adaya ulaştı. kendisini devler törenle karşıladı. devlerin kaptanı "nihayet kaptan" -ki kendisine kısaca niho diye hitap ediliyordu- onu bağrına bastı "hoşgeldin oğul" deyiverdi. diğerleri "niho abi, oğul deyip kestirip atmasaydın, belki lazım olur" deyu çemkirseler de onları tersleyen nihayet kaptan -nam-ı diğer niho- yazarımıza sordu. "oğul, derdin nedir. söyle derman olayım, güzelim gözlerinle bir bak kurban olayım" dedi. er kişi "niho abi; ayaklarıma uygun ayakkabı bulamıyorum. dikenler bata bata kevgire çevirdi ayacıklarımı" dedi. niho kaptan bir müddet düşündü; ve ona reddedilmesi hiç de güç olmayan bir teklifte bulundu. seyrek sakallarını sıvazlayıp "ey er kişi; sana abidas marka cillop gibi bir 46 numero ayakkabı veririrm. yalnız biz devlere maddi manevi destek olmalısın" dedi. o maddi-manevi der demez devler coştu, cümbüş başladı. er kişi teklifi kabul etti, ayakkabılarına kavuştu, lakin bir daha yalnız ve güzel ülkesine kavuşamadı. devleri maddi-manevi destekleyip durdu (!)

    bu ibretlik öykü de kendisinden hatıra kaldı.
  • gözümde 41 numara ayakkabı giyen kızla aynı kefededir.
  • tanıdığım bir tanesi istiklal caddesi'ndeki halep pasajı'nda adım adlı bir ayakkabı mağazasında ayakkabılarını yaptırırdı.
  • (bkz: çocuk mezarı)

    (bkz: ben)
  • gayet normal bir insandır. benim gibi 53.5 (en az 50 işte) numara bile giyen insanlar oldukça bu arkadaşlar kendilerini büyük ayaklı sanmamalılar. şayet gözümde kız kadar ayakları vardır. tüm spor mağazalarına girip 46 numara ayakkabıyı 30 saniye içinde bulup, paranız varsa 15 saniye içinde ödeyerek yaklaşık 1 dakikada ayakkabı sahibi olabilirsiniz. daha ne lan?

    (bkz: #16734355)
  • valentino rossi olabilir o. *
  • malesef benimdir. uzun boylu erkeklerin genellikle sorunu büyük ayak. ayağı büyük olanın ayakkabısı da büyük olur. *
  • toplum icinde "hayvan adam 46 numara mi giyiyorsun" tepkileri yukselse de aslinda ayakkabi disinda ayaklar o kadar da buyuk durmuyor.

    kac kez basima gelmistir, vitrine konulan 42 numara ayakkabinin guzelligine aldanip magazaya girerim ve 46 numarayi denedigimde aslinda ayakkabinin o kadar da guzel durmadigini farkederim. bir caresizlik hissi kaplar bunyeyi, elden bir sey gelmez, tesekkur edip ayrilirsiniz.

    son bir nokta da ayakkabi numarasinin markadan markaya farkliliklar gostermesidir. mesela genelde 45.5 numara ayakkabilar rahat oluren, kimi zaman 46, kimi zaman da, utanarak soyluyorum, 46.5 giyebiliyorum (yanlari dar bir adidas modeliydi)